Rice türkçesi Rice nedir
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Riz.
- Pirinç.
- Çeltik.
- Minnesota eyaletinde şehir.
- Buğdaygiller (gramineae, poaceae) familyasından, sulak ve bataklıklarda tohumları için kültürü yapılan bir yıllık otsu bitki.
- Pilav.
Rice ile ilgili cümleler
English: A bento is a small meal made of boiled rice and seaweed, that is sold in cheap wooden boxes.
Turkish: Bir bento haşlanmış pirinç ve deniz yosunundan yapılan küçük bir yemektir, bu ucuz ahşap kutularda satılmaktadır.
English: Ali eats at least three bowls of rice every day.
Turkish: Ali her gün en az üç kase pirinç pilavı yer.
English: "Pad See Ew" is a Thai dish made with flat, broad rice noodles.
Turkish: "Pad See Ew", Tayland mutfağına özgü, düz ve geniş kesimli bir pirinç makarnasıdır.
English: A bowl of rice is about 180 grams.
Turkish: Bir kase pirinç yaklaşık 180 gramdır.
English: Ali ate some of my rice while I was away from the table.
Turkish: Ali ben masadan uzaktayken pilavımın birazını yedi.
Rice ingilizcede ne demek, Rice nerede nasıl kullanılır?
Rice body : Higromda eklemlerin sıvısında ve tendolarında biçimlenen pirinç tanesine benzeyen küçük cisimcikler, pirinçsi cisimcik. Pirinç cisimciği.
Rice bran : Parlatma kalıntısı. Kavuzundan ayrılmış olan pirincin, sofralık beyaz pirinç elde etmek amacıyla bir biri arkası uygulanarak özel fırçalarla zarının alınması sırasında kahverengi kabuğun ayrılması sonucu elde edilen, at, süt ve besi sığırlarının konsantre yemlerinde kullanılan ince yan ürün ve benzerleri, parlatma kalıntısı. Pirinç kepeği.
Rice bran with embryo : Embriyolu pirinç kepeği. Embriyolu pirinç tanesinin perikarp ve embriyosuyla pirinç kabuğu parçacıkları ve pirinç kırıntıları içeren, ham selüloz muhtevası en çok % 13 olan bir ürün.
Rice by products : Pirinç yan ürünleri. Eleme ve aspirasyonla elde edilen ve % 5 den daha az ham protein, % 1.5 den daha az ham yağ ve % 25 den fazla ham selüloz içermeyen bir pirinç yan ürünü.
Rice crack : Yemeklik pirinç elde edilirken büyük pirinç tanelerinden ayrılarak ele geçen parlatılmış pirinç taneleri parçacıkları. Pirinç kırığı.
Rice polishing : Pirinç parlatmaları. Pirinç parlatma kalıntısı.
Rice paper : Çeltik sapından yapılan ince kağıt. Pirinç kağıdı. İncecik kağıt. İnce kağıt.
Rice flour : Pirinç unu.
Rice polishing waste : Pirinç parlatma kalıntısı. Yemeklik pirinç elde edilirken pirinç tanelerinin parlatılması için uygulanan fırçalama işleminden elde edilen bir yan ürün, pirinç parlatmaları.
Rice pudding : Sütlaç. Lapa.
İngilizce Rice Türkçe anlamı, Rice eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Alberta : Kanada'da bir vilayet. Virginia eyaletinde yerleşim yeri. Bir kadın adı. Alabama eyaletinde şehir.
Babbitting : Babit metal ile kaplamak. Babit metali hattı.
Yellow metal : Sarı metal. Sarı maden.
Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Yer domuzugiller.
Brass : Küstahlık. Tıngır. Bando. Yüksek rütbeli subaylar. Pirinçle kaplamak. Cüret. Pirinçten yapılmış eşya. Para. Yüzsüzlük.
Rice synonyms : brown rice, food grain, rice beer, oryza sativa, cultivated rice, polished rice, genus oryza, oryza, cereal grass, pilau, rice plant, argyle, bell metal, alpha, arco, white rice, brazen, brazens, abiotic environment, sake, brazening, saki, a chromosome, pilaff, abacus bodies, barry, aardvark, barrett, babbitt, avon, brassing, pilaffs, alphas.
Rice ingilizce tanımı, definition of Rice
Rice kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A well-known cereal grass (Oryza sativa) and its seed. This plant is extensively cultivated in warm climates, and the grain forms a large portion of the food of the inhabitants. In America it grows chiefly on low, moist land, which can be overflowed.

Bu kısımda Rice kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rice ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rice anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rice ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.