Pilav nedir, Pilav ne demek

Pilav; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Pirinçten, bulgurdan veya kuskustan yapılmış olan bir yemek

"Pilav" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Servis tabağını pilavla doldurdu, tepesine de kale burcu gibi etleri dikti." - M. İzgü

Pilav hakkında bilgiler

Pilav, pirinç, bulgur gibi taneli bitkilerin veya şehriye, kuskus gibi makarna türlerinin suda pişirilmesiyle yapılmış olan bir yemektir.

Birçok çeşidi vardır; İtalyan usulü pilava risotto, İran pilavına çilav denir. Özellikle Japonya ve Çin'de pirinç pilavı çok tüketilir.

15. yüzyılda sarayda pilav yeniyor ve Fatih Sultan Mehmet'in sofralarında sade pilavın dışında sebzelisi, etlisi ve tavuklusunun yer aldığı kayıtlardan anlaşılıyor. Ancak pirinç nadir bir malzeme olduğu için çok uzun bir dönem pilav sadece zengin Osmanlı sofralarını süslüyor ve buralarda da sofranın en önemli yemeği konumuna yükseliyor.

16. yüzyılda pilav pişirme yöntemleri gelişmiş, aynı öğünde birkaç çeşit pilav yenmeye başlanmış. Şölenlerde ikramların zenginliği, etin yanı sıra pirinç pilavlarının bolluğuyla da ölçülür hale gelmiş. 17. yüzyılda Evliya Çelebi, Bitlis Beyi'nin kent meydanında verdiği ziyafette 13 çeşit pirinç pilavı bulunduğunu yazıyor. Bu da pilavların sadece Osmanlı sarayına özgü olmadığını gösteriyor. Ancak yine de nadide bir yemek olan pilavı sıradan halk yüzyıllar boyu ancak zenginlerin şölenlerinde tadabilmiş. Özellikle İstanbul'da bu yüzyıldan sonra pirinç buğday kadar tüketilir oluyor. Kültür tarihçisi Marianna Yerasimos, Osmanlı Mutfağı adlı eserinde 18. yüzyıl yemek tarifleri arasında çok değişik pilavların bulunduğunu, hatta benmari usulü pişirilen "susuz pilav" ve balıklı pilava bile rastlandığını yazıyor.

 

Pilav ile ilgili Cümleler

  • Pilavımız dört yuandır.
  • Bir dahaki sefere Çinli aşçılara söyle böceği bulgur pilavının tam ortasının ortasına koysun o zaman artık kime denk gelirse olur, canım.
  • Pilav nefis.
  • Pilavı pişirme şeklimiz budur.
  • Ali pilav yemek için bir kaşık kullanır ancak Mary yemek çubukları kullanmayı tercih ediyor.
  • Garson, pilav az pişmiş ve tuzu yok.
  • Yarınki kahvaltı ekmek ya da pilav mı olacak?
  • Pilav yapmayı bilir misiniz?
  • Ali neredeyse her gün pilav yer.
  • Pilav kilo aldırır, fazla yeme ondan!
  • Ali ben masadan uzaktayken pilavımın birazını yedi.
  • "Yarın kahvaltı için ne istiyorsun? Ekmek? pilav?" "Herhangi biri güzel."
  • Pilavı tattın mı?

Pilav anlamı, tanımı:

Pirinç : Buğdaygillerden, kökleri bol su içinde yetişen bir bitki (Oryza sativa). Bakıra çinko katılarak elde edilen sarı renkte bir alaşım. Bu bitkinin besin olarak kullanılan taneleri. Bu alaşımdan yapılmış.

 

Bulgur : Kaynatılıp kurutulduktan ve kabuğu çıkarıldıktan sonra kırılan buğday. Sert ve ufak taneler durumunda yağan kar, ebebulguru.

Kuskus : Un, süt, yumurta, bulgur ile yapılmış olan ufak ve yuvarlak taneler biçiminde kurutulmuş hamur.

Yemek : Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Isırmak. Başkasının parasını harcamak. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yemek yeme, karın doyurma işi. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Yasal yoldan cezalandırılmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Kandırmak. Ağızda çiğneyerek yutmak. Birine alacağını vermemek, ödememek. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek.

Pilav gibi : Dağınık (ev, dolap, masa).

Pilav yiyen kaşığını yanında taşır : "bir şeyden yararlanmak isteyen kişi, bunun için gereken aracı eli altında bulundurmalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın : "yararlı bir şeyi elde etmek için sonuna kadar uğraşılmalı, direnilmelidir" anlamında kullanılan bir söz.

Hamsili pilav : Hazırlanan iç pilavın üzerine ayıklanıp temizlenmiş hamsilerin konulması ve fırında pişirilmesiyle yapılmış olan bir pilav türü.

İç pilav : Tavla zarı büyüklüğünde doğranmış kuzu ciğeri, fıstık, pirinç, kuş üzümü, yağ ve baharat kullanılarak pişirilen bir pilav türü.

Örgülü pilav : Tavuk eti veya tavuk ciğerinin kısık ateşte pişirilmesinden sonra pirinç, tereyağı, fıstık, un ve yumurta karışımıyla hazırlanan bir pilav türü.

Perdeli pilav : Tavuk eti, badem içi, pirinç, kuş üzümü, un ve yumurta kullanarak hazırlanan bir pilav türü.

Acem pilavı : İçine safran ve zencefil eklenerek yapılan, İran usulü bir pilav türü.

Bulgur pilavı : Bulgurla pişirilen pilav.

Büryan pilavı : Kemiksiz koyun eti, pirinç, soğan, domates, baharat ve yağ karışımıyla fırında pişirilen bir pilav türü.

Düğün pilavı : Düğünlerde özel olarak pişirilen pilav.

Kuskus pilavı : Kuskus kullanılarak yapılmış olan pilav.

Mercimek pilavı : Yeşil mercimek, kıyma, ince bulgur ve tereyağıyla yapılmış olan bir pilav türü.

Mevlevi pilavı : Kemiksiz koyun etinin hafifçe pişirilmesinden sonra nohut, kestane, havuç, soğan, yağ, fıstık ve pirinçle karıştırılıp kısık ateşte hazırlanan bir pilav türü.

Meyhane pilavı : Meyhane havasına özgü ve mezelik niteliğinde olan pilav. Kıyma, soğan, biber ve domates kullanılarak bulgurdan yapılmış olan bir pilav türü.

Özbek pilavı : Havuç, et, üzüm karıştırılarak yapılmış olan pirinç pilavı.

Pirinç pilavı : Pirinç ile yapılmış olan pilav.

Şehriye pilavı : Şehriye ile yapılmış olan pilav.

Temcit pilavı : İftardan kalan ve sahurda ısıtılan pilav. Bıktırırcasına tekrar edilen söz.

Pilavlık : Pilav yapmaya elverişli.

Ata arpa yiğide pilav : "canlıların güçleri, gelişmelerine yarayan şeylerle artar" anlamında kullanılan bir söz.

Düğün pilavıyla dost ağırlamak : Başkasının kesesinden veya elinden ikramda bulunmak.

Papaz her gün pilav yemez : İnsan zaman zaman değişiklik ister. "bir insanı hep aynı hileyle kandıramazsın" anlamında kullanılan bir söz. her zaman aynı fırsat ele geçmez.

Temcit pilavı gibi : Bir şeyi birçok kez tekrarlamak.

Taneli : Tanelerden oluşmuş. Çeşitli boylarda tanesi olan.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Şehriye : Çorba ve pilavda kullanılan, türlü biçimlerde kesilerek kurutulmuş buğday unu hamuru.

Makarna : İtalyan lireti. İrmik veya una yumurta karıştırılarak hazırlanmış türlü biçimlerdeki kuru hamur. Bu hamurdan yapılmış olan yemek.

Pişirilme : Pişirilmek işi.

İtalyan : İtalya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

Pilavı karmak : Zengin olmak. Hasta olmak. Belaya çatmak.

Pilavtepe : Elâzığ şehri, Çan bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Diğer dillerde Pilav anlamı nedir?

İngilizce'de Pilav ne demek? : [Pilaf] n. pilau, pilaw

n. rice, pilaff, pilaw

Fransızca'da Pilav : pilaf [le]

Almanca'da Pilav : n. Reis

Rusça'da Pilav : n. плов (M)