Perdeli pilav nedir, Perdeli pilav ne demek

  • Tavuk eti, badem içi, pirinç, kuş üzümü, un ve yumurta kullanarak hazırlanan bir pilav türü

Perdeli pilav hakkında bilgiler

Perde pilavı, fes şeklindeki bakır tencerelerde pişirilir ve Siirt’in en meşhur misafir yemeğidir. Yumurta, süt ve yağ ile yoğurularak hazırlanan hamur, özel tencereye yufka şeklinde sıvanır. Bu hamur üzerine badem içi ile şekiller verilir. Önceden kızartılan keklik veya tavuk eti et suyu ile hafifçe pişen pirinçle beraber çeşitli baharat, badem içi, çam fıstığı ile birlikte hamurla sıvalı tencereye yerleştirilir. Tencerenin ağız tarafı da hamurla sıvanarak kapağı örtülür. Önceleri kor ateş üzerinde döndürülerek pişirilen Perde Pilavı, şimdi fırınlarda pişirilmektedir. Pişen pilav, genişçe bir tepsi içine, tencerenin ters yüz edilmesiyle kolay şeklinde boşaltılır. Sıvanmış hamur, börek gibi kızarmıştır. Bu kabuk yarılarak servis yapılır.

Perdeli pilav tanımı, anlamı:

Tavuk : Sülüngillerden, eti ve yumurtası için üretilen kümes hayvanı (Gallus).

Badem : Badem ağacı. Bu ağacın yaş veya kuru yenilen yemişi.

Pirinç : Bakıra çinko katılarak elde edilen sarı renkte bir alaşım. Bu bitkinin besin olarak kullanılan taneleri. Buğdaygillerden, kökleri bol su içinde yetişen bir bitki (Oryza sativa). Bu alaşımdan yapılmış.

 

Yumurta : Tavuk yumurtası. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi. Er bezi. Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp.

Pilav : Pirinçten, bulgurdan veya kuskustan yapılmış olan bir yemek.

Perdeli : Perdesi olan veya perde ile örtülü bulunan. Duvaklı. Perde sağlamak için parmaklarla basılacak yerleri olan (çalgı).

Perde : Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey. İki yeri birbirinden ayıran bölme. Katarakt. Seste pes perde. Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü. Kaz, ördek, martı gibi hayvanların parmaklarını birbirine bitiştiren zar. Bu ses derecelerini sağlamak için çalgılarda bulunup parmaklarla basılan yer. Doğruyu görmeye engel olan şey. Bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi. Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri.

Üzüm : Asmanın taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan meyvesi.

Bakır : Atom numarası 29, yoğunluğu 8,95 olan, 1084 °C'ye doğru eriyen, doğada serbest veya birleşik olarak bulunan, ısı ve elektriği iyi ileten, kolay dövülür ve işlenir olduğundan eski çağlardan beri türlü işlerde kullanılan, kızıl renkli element (simgesi Cu). Bu elementten yapılmış.

Tencere : İçinde yemek pişirilen, kapaklı, genellikle metal kap.

Siirt : Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Meşhur : Ünlü, tanınmış, herkesçe bilinen, angın (kimse).

Misafir : Gözün saydam tabakasında herhangi bir sebeple oluşan beyaz leke. Konuk.

Hamur : Unun su veya başka sıvılarla yoğrulmuş durumu. Kâğıtta tür, nitelik. İyi pişmemiş (ekmek ve hamur işleri). Ağrı iline bağlı ilçelerden biri. Öz, asıl, maya.