Bakır nedir, Bakır ne demek

Bakır; bir kimya terimidir.

  • Atom numarası 29, yoğunluğu 8,95 olan, 1084 °C'ye doğru eriyen, doğada serbest veya birleşik olarak bulunan, ısı ve elektriği iyi ileten, kolay dövülür ve işlenir olduğundan eski çağlardan beri türlü işlerde kullanılan, kızıl renkli element (simgesi Cu)
  • Bu elementten yapılmış.

"Bakır" ile ilgili cümleler

  • "Ertesi gün çadırların önünde Haldun Nedret'in Kadıköy'den getirdiği bakır lamba yanıyordu." - A. Ş. Hisar

Yerel Türkçe anlamı:

Kova.

Tencere.

Bakraç, kova, helke

Kimya'daki anlamı:

Simgesi Cu, atom numarası 29, atom kütlesi 63,546 g olan, periyodik çizelgede 1B grubunda bulunan ve metal özellikleri gösteren,iki kararlı izotopa sahip, bir ve iki değerlikte olabilen, nitrik asit ve sıcak sülfürik asitte çözünen, atmosferik korozyona karşı demirden daha fazla direnç gösteren, bazlar tarafından kolay etkilenen, elektriği çok iyi ileten ve insan, tarih öncesinden beri bilinen ve bitki metabolizmasında önemli bir element. Doğada metal, oksit (küprit), sülfür (glans, kalhopirit) ve karbonat (malahit) halinde bulunan bir element.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

54, sembolü Cu olan tuzları zehirli bir metal. Bakır, beslenmede esansiyel bir element olup seruloplazmin, lizil oksidaz, sitokrom oksidaz ve tirozinaz gibi çeşitli proteinlerin yapısına katılır.

 

Birçok enzimin yapısında, kan yapımında ve bağ doku metabolizmasında rol oynayan, eksikliğinde kansızlık, ödem ve kemik yapısında bozukluklara yol açan, kırmızımtırak parlak, atom numarası 29, atom ağırlığı 6

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Bakır kova. (Küçükkabaca *Uluborlu -Isparta)

Tencere. (Yenikent -Isparta)

Bakır isminin anlamı, Bakır ne demek:

Erkek ismi olarak; Doğada serbest ve birleşik olarak bulunan kızıl renkli, kolay işlenir bir maden.

Bilimsel terim anlamı:

Kırmızımsı renkli, dövülgen, sünek, ısı ve elektrik iletkenliği yüksek bir metal. A. A. 53.54, A. S. 29, Ö. A. 8.95, E. S. 1084°C.

İngilizce'de Bakır ne demek? Bakır ingilizcesi nedir?:

copper

Osmanlıca Bakır ne demek? Bakır Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

nuhâs

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Manisa ilinde, Kırkağaç ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Bakır hakkında bilgiler

Bakır (Ingilizce copper, Almanca Kupfer, Fransızca cuivre, Latince cuprum), 1B geçiş grubu elementi. Kıbrıs'ta kaynakları bolca rastlandığından tüm dillerdeki isimlerinin Cyprium kelimesinden türediği tahmin edilmektedir. Simyacılar tarafından Venüs aynası ile gösterilmiştir.

 

Bakır ile ilgili Cümleler

  • Onlar bize bakır satmaktadır.
  • Anneannem bir avuç yeşil fasulyeyi çıkardı. Onları eski bir tavanın içine döktü. Sabırla onları kızarttı, bakır kulplu bir ahşap el değirmeninde öğüttü, sonucu eski moda bir Macar espresso makinesi içine sıktı, onu bir tepsiye koydu ve iki saat sonra, o kahveydi.
  • Elektrik kabloları bakırdan yapılmıştır.
  • Bakır ve gümüş her ikisi de metaldir.
  • Bakır elektriği iyi iletir.
  • Pirinç, bakır ve çinkodan oluşan bir alaşımdır.

Bakır anlamı, tanımı:

Element : Kimyasal yöntemlerle ayrıştırılamayan veya bileşim yoluyla elde edilemeyen madde.

Bakır çalmak : Bakır kapta oluşan bakır tuzları nedeniyle yemek zehirli duruma gelmek.

Bakır alaşımı : % 1'in üzerinde çözünmüş elementlerin oluşturduğu bakır alaşımlarının genel adı.

Bakır çalığı : Yeşile çalan mavi renk. Bu renkte olan. Bakır tuzları ile zehirli duruma gelmiş.

Bakır kaplama : Demir vb. madenlerin yüzeyinde bakır katman oluşturma işlemi.

Bakır oksit : Kimyasal formülü CuO veya Cu2O olan bakırın oksit biçimi.

Bakır pası : Bakır üzerinde nemli havalarda oluşan bakır hidrokarbonat.

Bakır rengi : Kızıla yakın kahverengi. Bu renkte olan.

Bakır sülfat : Göz taşı.

Bakır taşı : Malakit.

Bakır tuzu : Göz taşı.

Dişi bakır : Kolay işlenebilen bakır.

Erkek bakır : Kolay ısınıp geç soğuyan, sert bir bakır türü.

Bakırcı : Bakır işleyen veya bakır kap kacak satan kimse.

Bakırımsı : Bakırsı.

Bakırköy : İstanbul iline bağlı ilçelerden biri.

Bakırlaşmak : Bakır rengini almak, rengi bakırın rengine benzemek.

Bakırlı : Bakır içeren (maddeler).

Altın adını bakır etmek : Kötü işler yaparak temiz ve parlak ününü karartmak.

Kalaylı bakır küflenmez : "temizliğini herkesin bildiği kişi ve iş lekelenemez" anlamında kullanılan bir söz.

Tamtakır kuru bakır : Boş, bomboş.

Yer bakır gök demir kesilmek : Tamamen tükenmek, bitmek, yoksul duruma düşmek.

Yer demir gök bakır : Hiçbir yardım ve umut olmadığında kullanılan bir söz. şartların zor, imkânların kısıtlı olduğu durumlarda söylenen bir söz. çorak ve sıcak bir yeri niteler.

Atom : Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.

Numara : Benzer şeyleri ayırt etmek için her birinin üzerine işaret olarak yazılan sayı. Bir şeyin bir dizi içindeki yerini gösteren sayı, rakam. Ölçü. Öğrenciye verilen not. Okullarda öğrencileri birbirinden ayırt etmek için her birine verilen sayı. Hile, düzen, dalavere, yalan. Eğlendirici oyunlardan her biri.

Yoğun : Kaba, kalın, iri (elek, iğne). Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Koyu, kalın. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Şişman, iri, tombul.

Birleşik : Bir araya gelmiş, birleşmiş olan, müttehit.

Kola : Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata). Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek. Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. Kolalama.

Çağlar : Çağlayan.

Beri : Konuşanın önündeki iki uzaklıktan kendisine daha yakın olanı. -den bu yana. Bu uzaklıkta bulunan.

Almanca : Hint-Avrupa dillerinin Cermence kolundan, Almanya, Avusturya ile İsviçre'nin bir bölümünde kullanılan dil. Bu dille yazılmış olan.

Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.

Bakır ağacı : Omuzda bakraçla su taşımak için kullanılan ağaç.

Bakır asetat : Formülü Cu(C2H3O2)2H2O olan , yeşil-mavi renkte, suda, alkolde ve eterde çözünen ince toz bir madde.

Bakır bağcığı : Dere kenarlarında yetişen bir çeşit sarmaşık.

Bakır boru : Bakırdan yapılmış boru.

Bakır çakır : Kapkacak: Beş on bakır çakır var şunları kalaylatacağım. Madensel kaplar, kap kaçak.

Bakır çeliği : Bileşiminde, en az % 0.20 bakır bulunan düşük karbonlu (% 0.05-0.1 çelik.

Bakır çömlek : Tandırda yemek pişirmek için kullanılan çömleğe benziyen bakır kap. (*Aksaray -Niğde)

Bakır eksikliği : Bakır yetersizliği.

Bakır gibi : Çok kurumuş anlamında sıfat.

Bakır giydirili çelik : Elektrik yoluyla bakır kaplanmış ve sıcak haddelenmiş çelik.

Diğer dillerde Bakır anlamı nedir?

İngilizce'de Bakır ne demek? : adj. cupric, cuprous, coppery, containing copper

n. copper, metallic chemical element (Cu)

Fransızca'da Bakır : cuivre [le]

Almanca'da Bakır : n. Kupfer

Rusça'da Bakır : n. медь (F), медный: медная посуда (F)

adj. медный