Copper türkçesi Copper nedir

  • Bakırla kaplamak.
  • Sakçı.
  • Bakırlamak.
  • Bakır kap.
  • Bakır para.
  • Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Çamaşır kazanı.
  • Aynasız.
  • Bakır rengi.
  • Bakır.
  • Birçok enzimin yapısında, kan yapımında ve bağ doku metabolizmasında rol oynayan, eksikliğinde kansızlık, ödem ve kemik yapısında bozukluklara yol açan, kırmızımtırak parlak, atom numarası 29, atom ağırlığı 6 54, sembolü cu olan tuzları zehirli bir metal. bakır, beslenmede esansiyel bir element olup seruloplazmin, lizil oksidaz, sitokrom oksidaz ve tirozinaz gibi çeşitli proteinlerin yapısına katılır.
  • Polis.
  • Bakır kaplamak.
  • Düşük değerli bakır para.
  • Ufak para.

Copper ile ilgili cümleler

English: They sell us copper.
Turkish: Onlar bize bakır satmaktadır.

English: Electricity cables are made of copper.
Turkish: Elektrik kabloları bakırdan yapılmıştır.

English: Copper and silver are both metals.
Turkish: Bakır ve gümüş her ikisi de metaldir.

English: Brass is an alloy of copper and zinc.
Turkish: Pirinç, bakır ve çinkodan oluşan bir alaşımdır.

English: My grandmother pulled out a handful of green beans, poured them into an ancient pan, toasted them patiently, ground them in a wooden hand mill with a copper handle, carefully squeezed the result into an old-fashioned Hungarian espresso maker, put it on a tray, and two hours later, it was coffee.
Turkish: Anneannem bir avuç yeşil fasulyeyi çıkardı. Onları eski bir tavanın içine döktü. Sabırla onları kızarttı, bakır kulplu bir ahşap el değirmeninde öğüttü, sonucu eski moda bir Macar espresso makinesi içine sıktı, onu bir tepsiye koydu ve iki saat sonra, o kahveydi.

 

Copper ingilizcede ne demek, Copper nerede nasıl kullanılır?

Copper acetate : Bakır asetat.

Copper alloy : Bakır alaşımı.

Copper aluminium alloy : Bakır alüminyum alaşımı.

Copper analysis : Yem ve dışkı örneğindeki organik kısmın, kuru yakma yöntemiyle kül fırınında veya yaş yakma yönteminde asit yardımıyla tamamen yakılarak geriye kalan inorganik kısımda oto analizatör veya atomik absorpsiyon fotometri cihazı yardımıyla bakır mineralinin aranması için yapılan analiz. Bakır tayini.

Copper beech : Kızılkayın ağacı. Kızıl gürgen.

Copper color : Bakır rengi.

Copper carbonate : Bakır karbonat.

Copper containing oxidases : Prostetik grup olarak bakır içeren oksidazlar. Bakırlı oksidazlar.

Copper bottomed : Sapasağlam. Risksiz. Karinası bakır kaplı. Taş gibi.

Copper chloride : Bakır klorür.

İngilizce Copper Türkçe anlamı, Copper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Copper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bobby : Erkek ismi. Polis memuru.

Bull : Spekülasyon yapmak. Çamyarması. Zırva. Hisselerin değerini yükseltmek. Erkek fil. Saçma. Boğa. Vurguncu.

Constable : Polis memuru. Yüksek memur. Polis memuru (ingiliz ingilizcesi). Taşra polisi. Sakçı memuru. Polis memuru (brit). New york eyaletinde yerleşim yeri. Emniyet mensubu.

 

Conductor : Bir filmin müziklendirilmesinde ya da bir televizyon dinletisinde orkestrayı yöneten kimse. Koro şefi. Biletçi. Orkestra şefi. Kılavuz. Yol gösteren. İleten, nakleden, bağlayan. Kondüktör. Orkestra yöneticisi. Müdür.

Washpot : Erimiş kalay kabı.

Copper pyrites : Bakır piriti. Bakır demir sülfür. Bakır priti.

Small change : Bozuk para. Ufaklık. Küçük değişiklik. Önemsiz sözler. Bozukluk. Önemsiz kimse.

Dibs : Beştaş. Hak. Parça.

Cuprite : Mineral. (cu2o; yarı metalimsi parıltı, koyu kırmızımsı; çizgi kahverengi kırmızısı; sertlik 3.5-4, özgül ağırlık 5.8-6.14; kubusal.). Bakır cevheri (mineral). Kuprit.

Copper synonyms : metallic element, peacock ore, blister copper, atomic number 29, wash boiler, flatfoots, bluebottles, coppered, brass, copper red, metal, cops, law, officer, divisional coins, chalcopyrite, fuzz, flatfeet, deputy, malachite, pig, bads, bornite, copper glance, bobbies, cop, coppers, enforcement officer, feds, bulled, flic, token money, copped.

Copper zıt anlamlı kelimeler, Copper kelime anlamı

Insulator : Elektrik akımını, ısıyı iletmeyen ya da çok az ileten özdek. Yalıtım işçisi. Fincan. Yalıtkan. Yalıtıcı. Bir cismi yalıtkan yapan veya yalıtan herhangi bir madde. İzolatör. Yalıtkan madde. Kalorifer.

Bottomless : Çok derin. Sonsuz. Esrarengiz. Sınırsız. Altsız. Anlaşılmaz. Dipsiz.

Copper ingilizce tanımı, definition of Copper

Copper kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A common metal of a reddish color, both ductile and malleable, and very tenacious. It is one of the best conductors of heat and electricity. Symbol Cu. Atomic weight It is one of the most useful metals in itself, and also in its alloys, brass and bronze. To cover or coat with copper. As, to copper a ship. To sheathe with sheets of copper.