Cuprite türkçesi Cuprite nedir

  • Bakır cevheri (mineral).
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Mineral. (cu2o; yarı metalimsi parıltı, koyu kırmızımsı; çizgi kahverengi kırmızısı; sertlik 3.5-4, özgül ağırlık 5.8-6.14; kubusal.).
  • Kuprit.

Cuprite ingilizcede ne demek, Cuprite nerede nasıl kullanılır?

Cuprites : Kuprit.

Cupric : Bakır. Bakırlı. İki değerli bakıra ait. Kuprik. İki değerlikli bakırla ilgili. İki değerlikli bakırdan oluşmuş.

Cupriferous : Bakır ihtiva eden. Bakır içeren veya üreten.

Cupriuria : İdrarda bakır bulunması. Kupriüri.

Hypercupriuria : Hiperkupriüri. İdrarda aşırı bakır bulunması.

Cuprous sulphide : Bakır sülfür.

Cuprum : Kuprum. (kimya) bakır.

Cuprous : Kuproz. Bakır. Bakırlı.

Cupronickel : Nikel ve bakır içeren. Nikel ve bakır karışımı olan.

Cupro nickel : Nikel bakırı.

İngilizce Cuprite Türkçe anlamı, Cuprite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cuprite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absolute chronology : Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi. Salt çağbilimi. Mutlak kronoloji.

Acid fumarole : Ekşit (asit) tüten. Asit tüten. Asit fümarol. 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Acrozone : Uç kuşağı. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Menzil zonu.

 

Abrasive power : Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı güç. Aşındırıcı kuvvet.

After shock : Art sarsıntı. Artçı sarsıntı. Artçı şok. Artçı deprem (depremden sonra). İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı.

Copper : Bakırla kaplamak. Aynasız. Çamaşır kazanı. Bakır para. Düşük değerli bakır para. Polis. Bakırlamak. Bakır rengi. Sakçı. Bakır kap.

Aggregats : Topluluk. Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.

Algonkian : Alkongien. Algonkiyen. Bir prekambriyen sistemi. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi.

Agricultural geology : Tarım yerbilimi. Tarımsal jeoloji. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı.

Cuprite synonyms : atomic number 29, cuprites, adventive cone, cu, alkali rocks, alcalic fumarole, adjacent rock, abyss, advance of aglacier, absolute age, mineral, abysal environment.

Cuprite ingilizce tanımı, definition of Cuprite

Cuprite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Red copper. The red oxide of copper. An important ore of copper, occurring massive and in isometric crystals.