River erosion türkçesi River erosion nedir

  • Akarsu erozyonu.
  • Akarsuların yataklarını, su gücü ve taşıdığı katı öğeler yardımıyla kıyıdan ve dipten kemirmesi olayı.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Akarsu aşındırması.

River erosion ingilizcede ne demek, River erosion nerede nasıl kullanılır?

River : Nehir. Akış. Çoğunlukla denize dökülen, özellikle genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından en büyük akarsu, nehir. Irmak. Okyanus. Akarsu. Deniz veya göle akan büyük ölçekli akarsu.

Erosion : Biyoloji, coğrafya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Toprak aşınımı. Aşınma. Sarsma. Belli bir yüzey üzerindeki epitelin kaybı, deri veya mukoza üzerinde sınırlı bir bölgenin epitelden mahrum oluşuyla belirgin durum, erozyon. ekolojik faktörler nedeniyle toprağın verimli tabakasının bulunduğu yerden, su, rüzgar, dalga ve buz gibi etkenlerle taşınması. Kemirme. Belli bir yüzey üzerindeki epitelin kaybı, deri veya mukoza üzerinde sınırlı bir bölgenin epitelden yoksun oluşuyla belirgin durum. dişte mine tabakasının aşınması. Yerkabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere, çeşitli dışetmenlerle yıpratılıp, yerinden koparılmaları ya da eritilmeleri. Aşınım. Erozyon.

River basin : Irmak bölgesi. Bir anaırmağın tüm kollarıyla yayıldığı ve komşu akarsu teknesinden «su bölümü çizgisi»yle ayrıldığı alan. Nehir havzası. Havza. Akarsu teknesi. Irmak havzası.

 

River bed : Akak. Irmak yatağı. Akımlık. Talveg. Bir nehrin altı veya dibi. Nehir yatağı.

River blindness : Onkoserkozis. Nehir körlüğü. İnsandan insana kara sineklerle taşınan onchocerca volvulus’un neden olduğu göz enfeksiyonu. Oküler onkoserkozis.

River capture : Geriye aşındırma ile bir akarsuyun komşu bir derenin sularını alması. Bir nehrin yatak aşındırması vasıtasıyla başka bir nehri kendine katması. Kapma.

İngilizce River erosion Türkçe anlamı, River erosion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak River erosion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ageing of the population : Nüfus yaşlanması. Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması.

Alluvial deposit : Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Alüvyon. Lığ.

Aluvial coast : Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü. Lığ yığıntılı kıyı.

Stream erosion : Sel suları, dere ve nehirlerin yaptığı aşındırma.

Agricultural co operative : Tarım kooperatifi. Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık.

Abrasion platform : Dalga aşındırma düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırması düzlüğü.

 

Afforestation : Ağaçlandırma. Orman yetiştirme. Bir bölgenin ağaçlandırılması. Ormanlaştırma. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma.

Agricultural production : Tarım üretimi. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi. Taze meyve. Tarımsal üretim. Zirai üretim. Sebze.

Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.

Adventife cone : Yan koni. Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler.

River erosion synonyms : air route, aluvial terrace, agricultural specialisation, age pyramid, fluvial erosion, aboriginal population, agrarian geography, altimetric profile.