Rock breaking türkçesi Rock breaking nedir
- Kaya kırma.
- Günlük sıcaklık ayrımlarının güçlü olduğu karasal iklimlerde, özellikle çöl ve dağlarda, yerli kayaçların, ısınıp soğuma, donma, çözülme olaylarının birbirini izlemeleri sonunda çatlayıp ufalanmaları.
- Coğrafya alanında kullanılır.
- Mekanik parçalanma.
Rock breaking ingilizcede ne demek, Rock breaking nerede nasıl kullanılır?
Rock : Şok etmek. Sallanmak. Kaya. Şok olmak. Sallayarak uyutmak. Şaşırtmak. Sallamak. Kayalık. Sarsılmak. Sarsmak.
Breaking : Parçalama. Ünlü daralması. Meskene tecavüz. Kopma. Bozma. Yanlarında geniş ünlüleri daraltma etkisi yapan bazı ünsüzlerin etkisi altında geniş ünlülerin a > ı, o > u, e > i, ö > ü biçimindeki daralma olayı. bu olay yazı dilindeki bazı örnekler dışında anadolu ağızlarında yaygındır. çağır- > çığır-, az > ız, yeni > yini, varınca > varıncı, oraya > orıya, beyit > biyit, böyük > büyük, ova > uva, sovan > suvan, telefon > telefun, başla-yor > başlıyor, oyna-yor > oynuyor, sürükle-yor > sürüklüyor vb. Ufalanma. (kuyruk veya sıra) kaynak yapma. Kırma.
Rock and roll : Hadi başlayalım. Rakınrol. Rock and roll tarzı müzik. Rock. Rock'n'roll.
Rock asphalt : Kaya asfaltı.
Rock basin : Bir buzul koyağı tabanında, aşırı oyulma sonunda oluşan ve koyağı genişleten çanak biçimli çukur. Buzul çanağı.
Rock bed : Kaya taban. Kaya tabanı.
İngilizce Rock breaking Türkçe anlamı, Rock breaking eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rock breaking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Agricultural specialisation : Tarımsal özelleştirme. Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi.
Adventife cone : Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler. Yan koni.
Aluvial coast : Lığ yığıntılı kıyı. Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü.
Altimetric profile : Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş. Kesit.
Afforestation : Ağaçlandırma. Bir bölgenin ağaçlandırılması. Orman yetiştirme. Ormanlaştırma. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma.
Age pyramid : Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge. Yaş piramidi.
Agricultural co operative : Tarım kooperatifi. Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık.
Abandoned meander : Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm. Akmaz.
Ageing of the population : Nüfus yaşlanması. Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması.
Aboriginal population : Yerli nüfus. Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus.
Rock breaking synonyms : agrarian geography, abrasion platform, air route, alluvial deposit, agricultural production, aluvial terrace.

Bu kısımda Rock breaking kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rock breaking ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rock breaking anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rock breaking ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.