Rubbish türkçesi Rubbish nedir

Rubbish ile ilgili cümleler

English: Put all the rubbish in the barrel.
Turkish: Tüm çöpleri bu varile koyun.

English: Burn this rubbish on the fire.
Turkish: Bu çöpü ateşte yak.

English: Don't talk rubbish.
Turkish: Saçma sapan konuşma.

English: His essay is rubbish.
Turkish: Onun denemesi saçmalık.

English: Please take your rubbish with you and dispose of it thoughtfully.
Turkish: Lütfen çöpünü yanına al ve onu özenli bir şekilde at.

Rubbish ingilizcede ne demek, Rubbish nerede nasıl kullanılır?

Rubbish bin : Çöp kutusu. Çöp tenekesi.

Rubbish clearance : Çöp toplama. Bir kentin ya da kasabanın, o yerleşim yerinin işlevlerinin görülmesi sırasında ortaya çıkan yararsız ve dokuncalı artıklarının kent yönetimince toplanıp yok edilmesi, ya da yararlanılmak üzere işlenmesi.

Talk rubbish : Saçma sapan konuşmak.

Rubbishes : Ivır zıvır. Boş laf. Saçmalık. Zırva. Çerçöp. Çöp. Anlamsız söz. Püsür. İşe yaramaz şey. Palavra.

Rubbishing : Çerçöp. Palavra. Çöp. Boş laf. Zırva. Saçmalık. Ivır zıvır. İşe yaramaz şey. Anlamsız söz. Püsür.

 

Rubbing alcohol : Tuvalet ispiritosu. Tuvalet ispirtosu.

Grubbiest : Pis. Eski kafalı. Kurtlanmış. Kurtlu. Buruk zeytin lezzeti. Kirli.

Rubbings : Sürtünme. Frotman. Delk. Merdane ile bastırma. Ovalama. Ovma. Silme. Taşla silme. Sürtme.

Rubbishy : Aptalca. Adi. Saçma. Tapon. Değersiz.

Rubbing block : Perdah taşı.

İngilizce Rubbish Türkçe anlamı, Rubbish eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rubbish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Farrago : Karışım. Karışık şey. Karmakarışık şey. Döküntüler. Ufak tefek şeyler.

Junk : Çöpe atmak. Uyuşturucu. Iskartaya ayırmak. Pılı pırtı. Çin yelkenlisi. Atmak. Değersiz şey. Eskici.

Down at heel : (britanya ingilizcesi) parasızlık yüzünden kötü giyinmiş. Hırpani. Harap görünüşlü. Köhne. Pejmürde. Harap. Parasızlık yüzünden eski püskü giyecekler giyinmiş. Perişan görünüşlü. Bakımsız.

Crapping : Ivır zıvır döküntü. Sıçmak. Bok. Değersiz eşya. Pislik.

Brushing : Fırçalama. Fırçalayış. Fırça ile boyama.

Dizzies : Başı dönen. Hoppa. Başını döndürmek. Kuş beyinli. Sersemletici. Sersem. Fırıl fırıl dönen. Sersemletmek.

Round : Ara alkışı. Dönmek. Doldurmak. Konusunda. Çevresinde. Etrafında. Dolaşmak. Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır. Hakkında. Toplamak.

Offscourings : Bozuntu. Çer çöp. Pislik. Yüz karası.

Bumph : Kağıt parçaları. Yazılı kağıt. Tuvalet kağıdı (argo terim). İşlem görmüş kağıt.

Asinine : Eşek gibi. Ahmakça. Aptal. İnatçı. Eşek (argo terim). Eşekçe (argo terim). Eşek. Eşekçe.

Rubbish synonyms : bosh, airy fairy, doohickey, bunking, ruins, dizzied, inanity, chip, crass, baloneys, blah, wreck, drecks, rubble, bathetic, boasting, absurdism, daftly, salvages, blether, balderdash, dust, wreckage, applesauce, bafflegab, duffs, bullshit, trash, dud, swine, garbages, litter, absurdities.

 

Rubbish ingilizce tanımı, definition of Rubbish

Rubbish kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Waste or rejected matter. Anything worthless. Especially, fragments of building materials or fallen buildings. Trashy. Valueless stuff. Of or pertaining to rubbish. Of the quality of rubbish. Débris. Trash. Ruins.