Rundle türkçesi Rundle nedir

Rundle ile ilgili cümleler

English: I used to sleep in a trundle bed when I would visit my aunt and uncle.
Turkish: Halam ve eniştemi ziyaret ettiğimde tekerlekli karyolada uyurdum.

Rundle ingilizcede ne demek, Rundle nerede nasıl kullanılır?

Trundle : Yuvarlayarak taşımak. Gelmek (tekerlekli taşıt). Güçlükle ilerlemek. Yuvarlanmak. Yuvarlama. Ufak tekerlek. Gitmek (tekerlekli taşıt). İtmek (tekerlekli taşıtı). Güçlükle sürmek. Yuvarlamak.

Trundle along : Yuvarlanmak.

Trundle bed : Tekerlekli yatak. Tekerlekli karyola.

Trundled : İterek sürmek (tekerlekli şey). Yuvarlamak. İtmek (tekerlekli taşıtı). Çekmek (tekerlekli taşıtı). Yuvarlanmak. Gelmek (tekerlekli taşıt). Ufak tekerlek. Tekerlekli birşeyi iterek sürmek. Yuvarlayarak taşımak. Yuvarlama.

Trundler : Yuvarlayarak taşıyan kimse. Yuvarlayan kimse. Taşıyan. İten. Döndüren. Sürükleyen. Yuvarlanan şey. Yuvarlayan. Bir başka nesnenin yuvarlanmasına sebep olan kimse veya şey. Yuvarlanan.

Trundles : İterek sürmek (tekerlekli şey). Yuvarlayarak taşımak. İtmek (tekerlekli taşıtı). Yuvarlamak. Tekerlekli birşeyi iterek sürmek. Çekmek (tekerlekli taşıtı). Ufak tekerlek. Yuvarlama. Yuvarlanmak. Gelmek (tekerlekli taşıt).

Rundowns : İndirim. Boyutunda veya faaliyetinde azalma. Kısa özet. Azaltma. Birşeyin özellikle işin miktarında. Yıkık. Harap. Sağlıksız. Köhne. Özet.

 

Brundtland report : Brundtland raporu. 1987 yılında birleşmiş milletler dünya çevre ve kalkınma komisyonu’nca hazırlanan ve yoksulluğun kaldırılması, doğal kaynaklardan elde edilen yararın eşit dağılımı, nüfus kontrolü ve çevre dostu teknolojilerin geliştirilmesi gibi sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda çözüm arayan rapor. krş. sürdürülebilir kalkınma.

Trundling : Yuvarlama. Yuvarlamak. Yuvarlanmak. Yuvarlayarak taşımak. İterek sürmek (tekerlekli şey).

Brundi : Brundi.

İngilizce Rundle Türkçe anlamı, Rundle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rundle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stair : Kat. Basamak (merdivene ait). Kademe. Basamak. Merdiven. Merdiven ayağı.

Treading : Ayakla basma.

Ladder : Eskitmek. Kaçmak. Çorabı kaçmak. Bir yere çıkmaya veya bir yerden inmeye yarayan basamaklar dizisi. Basamak. Çorap kaçmak. Merdiven. Kaçmak (çorap). (çorap) kaçmak. Kaçırmak.

Rung : Çalmak. İskemlenin basamak değneği. Sandalye ayak desteği. Kademe. El merdiveni basamağı. Ayak. Demir merdiven basamağı. Basamak. Portatif merdiven basamağı.

Spoke : Fren düzeni. Jant teli. Tekerleğe çomak sokmak. Parmak (teker). Tekerlek parmağı. Parmak (tekerlek). Portatif merdiven basamağı. Seyyar merdiven ayağı. Dümen dolabı kavelatası. At arabası tekerine dönmemesi için sokulan çomak.

Rundle synonyms : crosspiece.

Rundle ingilizce tanımı, definition of Rundle

Rundle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A step of a ladder. A round. A rung.