Trundled türkçesi Trundled nedir
- İterek sürmek (tekerlekli şey).
- Yuvarlayarak taşımak.
- Çekmek (tekerlekli taşıtı).
- Ufak tekerlek.
- Yuvarlanmak.
- [#yuvarlama Yuvarlamak].
- Gelmek (tekerlekli taşıt).
- Tekerlekli birşeyi iterek sürmek.
- Gitmek (tekerlekli taşıt).
- İtmek (tekerlekli taşıtı).
- Yuvarlama.
Trundled ingilizcede ne demek, Trundled nerede nasıl kullanılır?
Trundle along : Yuvarlanmak.
Trundle bed : Tekerlekli karyola. Tekerlekli yatak.
Trundle : Tekerlekli birşeyi iterek sürmek. Gelmek (tekerlekli taşıt). Yuvarlamak. Yuvarlanmak. İtmek (tekerlekli taşıtı). İterek sürmek (tekerlekli şey). Güçlükle sürmek. Güçlükle ilerlemek. Yuvarlayarak taşımak. Ufak tekerlek.
Trundler : Bir başka nesnenin yuvarlanmasına sebep olan kimse veya şey. İten. Sürükleyen. Yuvarlanan şey. Yuvarlayan. Yuvarlayarak taşıyan kimse. Döndüren. Taşıyan. Yuvarlayan kimse. Yuvarlanan.
Trundlers : Yuvarlanan. İten. Yuvarlayarak taşıyan kimse. Döndüren. Yuvarlanan şey. Yuvarlayan kimse. Taşıyan. Bir başka nesnenin yuvarlanmasına sebep olan kimse veya şey. Sürükleyen. Yuvarlayan.
Truncated : Arkası veya sonu bir planya ile kesilip koparılan geometrik bir şekle ilişkin. Budanan. Kesilmiş. Tepesi kesili. Kesik. Kesilen. Koparılan. Organı alınan. Tepesi kesik. Devrilen.
Truncated cone : Kesik koni. Üst kısmı olmayan koni.
Trundles : İterek sürmek (tekerlekli şey). Çekmek (tekerlekli taşıtı). Gitmek (tekerlekli taşıt). Yuvarlamak. Yuvarlanmak. Yuvarlayarak taşımak. Tekerlekli birşeyi iterek sürmek. İtmek (tekerlekli taşıtı). Ufak tekerlek. Yuvarlama.
Truncate font height : Yazıtipi yüksekliğini kırp.
Truncates : Ucunu kesmek. Tepesini. Tepesini kesmek. Kırpmak. Tepesi kesik. Budamak. Kesmek. Kesmek (bilgisayar). Parçasını kesmek.
İngilizce Trundled Türkçe anlamı, Trundled eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Trundled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Belt down : İçmek. İçki yuvarlamak. İçki içmek. Kadeh yuvarlamak.
Bowl : Şaşırtmak. Bovling oynamak. Dokuz kuka oyunu. Kase. Çanak. Bowling oynamak. Kriket top atmak. Lambanın altına yerleştirilen, kupa biçimindeki yayıcı, kırıcı ya da yansıtıcı.
Revolve : Döndürmek. Devir yapmak. Düşünmek. Düşünüp taşınmak. Çevirmek. Etrafında dönmek. Etrafında dönüp dolaşmak. Dönmek. Devretmek.
Revolved : Düşünüp taşınmak. Düşünmek. Devir yapmak. Çevirmek. Devretmek. Dönmek. Döndürmek. Etrafında dönmek. Etrafında dönüp dolaşmak.
Rounding : Kavislendirme. Ünlü yuvarlaklaşması. Yuvarlaklaştırma. Kavrama kolaylığı sağlamak amacıyla ondalık sayıların ondalıklarını en yakın tam sayıya indirgeme. Düz bir ünlünün, yanındaki dudak ünsüzünün veya söz içindeki yuvarlak bir ünlünün etkisiyle yuvarlak sıradan ünlüye dönüşmesi: bedük > böyük > büyük; biber > büber, savıl- > savul-, nevbet > növbet > nöbet, yabız > yavuz vb. yağmur, avuç, savur- (<sagur-), kavur- (<kagur-), kavuk (<kaguk (?) vb. sözlerdeki dudak benzeşmesine aykırı durum, bu sözlerin yanlarındaki dudak ünsüzlerinin etkisi ile eski türkçedeki yuvarlak biçimlerini korumuş olmaları ile ilgilidir. || dudak ünsüzlerinin yanlarında bulunmadıkları halde, düz ünlüsü yuvarlaklaşmış sözler serpintiler biçiminde anadolu ağızlarında vardır. çez-> çöz-, alış- > olış-, çeşme > çöşme, ek- > ök-, çekirge > çökürge, ertesi > örtesi, cep > cöp vb. bk. ünlü yuvarlaklaşması. Yuvarlatma. Yuvarlaklaşma.
Patterned : Numune olarak yapılmış. Örnek almak. Desenli. Örneğe göre yapmak.
Get rolling : İşe koyulmak. Başlamak.
Roll : Şakımak. Salınmak. Haddeden geçirmek. Makaraya değil, göbekli ya da göbeksiz olarak kendi çevresinde sarılmış çeşitli çaptaki film tomarı. Dürmek. Vurgulayarak telaffuz etmek. Yaprak haline getirmek (metalurji terimi). Çevirmek. Sallanmak. Sallamak.
Go : Yok olmak. Enerji. Canlılık. Ölmek. İlerlemek. Koyulmak. Bahse girmek. Kaybolmak. İşlemek. İş görmek.
Trundled synonyms : locomote, brinded, trundles, rolling, brindle, eliding, trundle along, elide, drink down, tumble, elides, convolve, elided, move, rounding off, trundle, round off, trindle, half adjust, roll up, travel, topple over, roll over, bowled, tabby, convolved, rollings, birl, turning about, toss off, trundling.
Trundled zıt anlamlı kelimeler, Trundled kelime anlamı
Stay in place : Yerinde kalmak.
Plain : (sürekli) şikayet etmek. Açıklık. Yalın bir dille. Ova. Sadelik. Sade bir biçimde. Sade. Düzlük. Süssüz.

Bu kısımda Trundled kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Trundled ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Trundled anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Trundled ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.