Sümsüm nedir, Sümsüm ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Aptal, mıymıntı, sünepe.

Açgözlü, gördüğünü isteyen, utanmaz.

Sinsi.

[Bakınız: sümdük].

Sümsüm kısaca anlamı, tanımı

Sümsü : Tütün çubuğu ucundaki, tütünün konulduğu yer

Sümsüme : Yapışkan kişi.

Mıymıntı : İnsanın sabrını tüketecek derecede yavaş ve mızmızca iş gören (kimse).

Açgözlü : Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.

Utanmaz : Utanması olmayan, sıkılmaz, yüzsüz, arsız.

Utanma : Utanmak durumu, arlanma, teeddüp.

Sümdük : Arsız, açgözlü, başkasının yediğinden isteyen. Açgözlü, gördüğünü isteyen, utanmaz. Orda burda gezen, pis, kılıksız kimse. Aç gözlü, pisboğaz, tufeyli.

Sünepe : Kılıksız ve uyuşuk, sümsük (kimse).

Sinsi : Gizli ve kurnazca kötülük yapan. Gizlice başlayan, yavaş gelişen ve ağır sonuçlar doğurabilen (hastalık vb.). Gizlilik ve kurnazlık belirten.

Aptal : Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık, ahmak, alık salık. Küçümseme ve azarlama bildiren bir seslenme sözü.

Açgöz : Açgözlü.

Süne : Yarım kanatlılardan, yumurtalarını ekin yapraklarına bırakan, esmer renkli, zararlı bir böcek (Eurigaster integriceps).

Diğer dillerde Sümsük kuşugiller anlamı nedir?

İngilizce'de Sümsük kuşugiller ne demek ? : gannets and boobies