Sıklı nedir, Sıklı ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Kilitli.
Sıklı ile ilgili Cümleler
- Sıklıkla çiğ balık yeriz.
- Ne sıklıkla diş dokturuna görünmen gerek?
- Sıklıkla ve çeşitli vesilelerle sözlerini tekrar ederdi,ki sözleri sahabenin aklina yerlessin.
- Ölüm sıklıkla uyku ile karşılaştırılır.
- Ne sıklıkta burada çalışıyorsun?
- Ali hava güzelse pazar günleri sıklıkla balık tutmaya gider.
- Paralı yolları ne kadar sıklıkla kullanıyorsun?
- Ne sıklıkta ödünç para alırsın?
- Son zamanlarda depremlerin sıklığı endişe verici.
- Tom'la ne sıklıkta takılırsın?
- Sıklıkla sigaranın sağlığa zararlı olduğu gösterilir.
- Ne sıklıkta odanı temizlersin?
- Ali ne sıklıkta eve gelir?
Sıklı tanımı, anlamı
Alçak sıklık : 30-300 KHz sıklık aralığında bulunan, genellikle akımmıknatıssal titreşimlerin ve dalgaların sıklığı
Aşın yüksek sıklık : Telsizle iletişimde yararlanılan 300'den 3000 MHz'e dek varan sıklıktaki akımmıknatıssal dalgalar.
Beklenen sıklık : Ki-kare ölçerinde, iki değişkenin birlikte değişimini veren bir çapraz çizelgede adı geçen değişkenler arasında bir bağıntının bulunmaması durumunda her gözede gözleneceği varsayılan ve ilgili gözenin içinde yer aldığı sırayla dikecin gözlem toplamları çarpımının toplam gözlem sayısına oranı olarak bulunan sıklık, bk. gözlenen sıklık.
Birikimli sıklık eğrisi : Dağılım işlevinin, yatay eksende değişken değerleri, düşey eksende birikimli sıklıklar alınarak çizilen eğrisi.
Birleşik sıklık dağılımı : Ayrı ayrı dağılımların bir araya getirilmesi ile oluşturulan sıklık dağılımı.
Bölümsel sıklık : Bir çoklu çizelgede yatay ve düşey bölüm çizgilerinin ya da sıra ve dikeçlerin kesişmesinden oluşmuş gözelerde beliren alt sıklık, bk. genel sıklık.
Dalga sıklığı : Bir dalganın bir noktasında saniyedeki salınım sayısı; bu sayı dalga döneminin tersine eşittir.
Doğal sıklık : Salınabilen bir cismin ya da bir dizgenin bir saniye içinde yaptığı erkin salınım sayısı. Sıklık, dönemin tersine eşittir.
Düzgen sıklık eğrisi : Bir düzgen dağılımın tanımında kullanılan dağılım işlevinin oluşturduğu eğri. a. bk. düzgen dağılım.
Eklemeli sıklık : Sınıflara ayrılmış bir tesadüfi değişkenin her sınıfa düşen sıklık miktarı belirlendikten sonra, her sınıfa düşen sıklığın sınıflar ilerledikçe toplanarak belirtilmesi, kümülatif sıklık.
Eklemeli sıklık eğrisi : Birikimli sıklıkları belirlenmiş tesadüfi bir değişkenin koordinat sistemi üzerindeki grafiği.
Geçiş sıklığı : Bilişimsel dilbilimde ve bilgi erişimde, bir sözcük, bir anahtar-sözcük ya da herhangi bir damga dizgisinin bir örüdeki geçiş sayısının, örüyü oluşturan benzer birimlerin toplam geçiş sayısına oranı.
Genel sıklık : Bir çoklu çizelgede yatay ve düşey toplam keseklerinde ya da toplam sıralar ve toplam dikeçlerinde beliren sıklık.
Göreli sıklık : Bir bölüm sıklığının, toplam sıklığa oranı. anlamdaş oransal sıklık. Olasılık kuramında bir olayın belli sayıdaki gözlemde gerçekleşme oranını dile getiren ve gözlem sayısı arttıkça giderek olasılığa dönüşen sıklık.
Göze sıklığı : Bir sıklık dağılımı nitel bölümlere ayrıldığında her gözede elde edilen sıklık. Bir dağılım çizelgesinde her gözeye düşen gözlemlerin sayısı.
Gözlenen sıklık : Ki-kare ölçerinde iki değişkenin gösterdiği birlikte değişmeyi veren bir çapraz dağılımda her gözeye düşen sıklık, bk. beklenen sıklık.
İşitsel sıklık : İşitme ile ya da sesle ilgili titreşim sıklığı.
Kesilim sıklığı : Bir dalgalı akım çevriminde akımın kesilmesine yol açan sıklık.
Kuramsal sıklıklar : Bir ömeklemde gözlenen sıklıklardan ayrı olarak kuramsal bir dağılım, kullanılarak bulunan sıklıklar.
Kümelenmemiş sıklık dağılımı : Gözlem sıklıklarını kümeler içinde değil, tek tek değerler biçiminde veren sıklık dağılımı.
Kümelenmiş sıklık dağılımı : Gözlemleri, kümeler ya da değer aralıkları içinde veren sıklık dağılımı, bk. aralıksız dizi.
Kümülatif sıklık : Eklemeli sıklık.
Nispi sıklık : Bir gözlem topluluğunda, ayrı ayrı mutlak sıklıkların esas topluluğun birim sayısına oranları.
Oluk sıklığı : Bir iletişim dizgesinde tek bilgi birimini taşıyan sıklık kuşağı.
Oransal sıklık : [Bakınız: göreli sıklık].
Öğeciksel sıklık : Bir öğeciğin salınım sıklığı.
Özdevimli sıklık denetimi : Bazı alıcılarda, bir salıngaçın ayarlanmış sıklığını kendiliğinden belli bir aralıkta tutma.
Sağım sıklığı : Günlük sağım sayısı.
Salt sıklık : Bir raslantı deneyinin n kez yinelenmesi sonucunda bir olayın ortaya çıkma sayısı.
Sesüstü sıklığı : İnsan kulağının işitme sınırı ötesinde bulunan seslerin titreşim sıklıkları.
Sıklık çizelgesi : Bir özelliğin ya da bir olayın, belirtilen bölüm aralıklarına göre, sıklıklarını gösteren çizelge. [Bakınız: sıklık dağılımı].
Sıklık çokgeni : Bir sıklık dağılımının çizgesel gösteriminde, noktaların eğri yerine düz çizgilerle birleştirilmesiyle elde edilen çokgen. Bir diklemli çizgede dağılımı çizgesel olarak diie getirmek üzere başvurulan ve her diklemin üst kesek orta noktasını birleştiren kırık çizgi. bk. kesek.
Sıklık dağılımı : Bir sıraya göre düzenlenen gözlem değerlerinin dağılımı. Bir dizi içinde yer alan gözlem ya da puanların değer basamaklarına göre dağılımı ve yineleniş sayısı. Puanların, her puana eşdüşen ya da her bir sınıf genişliğine rastlayan gözlem ya da deneklerin sayısını gösterecek biçimde yukarıdan aşağı ya da aşağıdan yukarı sıralanışı. Bir değerler kümesi üzerinde bir değişkenin alabileceği değerlerin göreceli sıklığını ya da sıklık olasılığını ölçen işlev. Anlamdaş. sıklık çizelgesi. İncelenen bir değişkenin verileri belli ölçütlere göre sınıflandırıldıktan sonra, her sınıfa düşen sıklıkların belirlenerek dağılımın düzenlenmesi. Gözlem sonuçlarını ya da verileri, incelenen değişkene ilişkin değerlere, seçeneklere ya da küme aralıklarına göre gösterdiği sıklıklarla bir dizi içinde düzenleyen ve genel doğrultusuyla özetleyen döküm.
Sıklık değiştirici : Aldığı titreşimlerin sıklığını değiştirerek veren aygıt.
Sıklık derecesi : Bir sıklık veya olasılık dağılımının eşit parçalara veya sıralanmış alt gruplara bölümü.
Sıklık dizisi : Gözlem değerlerinin sıklığını gösterecek biçimde düzenlenmiş dizi.
Sıklık eğrisi : Sürekli ibir sıklık dağılımının düşey eksende sıklıklar, yatay eksende değişken değerleri olmak üzere yapılan çizgesel gösterimi. Sıklık dağılımını gösteren çizge. Bir sıklık dağılımını çizgesel olarak simgeleyen biçim.
Sıklık işlevi : [Bakınız: olasılık yoğunluk işlevi]. [Bakınız: yoğunluk işlevi].
Sıklık karşılaştırması : Çeşitli sıklık dağılımlarında değişik toplamlara göre verilen saltık değerlerin ölçünlü duruma getirilmesi ya da oranlama, yüzdeleme gibi işlemlerle göreli ölçümlerinin yapılması.
Sıklık kiplenimi : Taşıyıcı dalganın sıklığının başka bir dalga sıklığıyla ve bu sıklığa uygun olarak değişimlere uğratılması.
Sıklık koşulu : Bir öğeciğin ya da özdeciğin belli bir sıklıkta ışınım salabilmesi koşulu.
Sıklık vermek : Islık çalmak.
Sıklık yüzeyi : İki değişkenli sıklık eğrisi ile oluşan yüzey.
Sıklıkolçer : Bir elektriksel salıngaçın ya da bir dalgalı akımın sıklığını ölçen aygıt.
Telsiz sıklıkları yükselteci : Radyo sıklığındaki elektriksel titreşimleri güçlendiren aygıt.
Temel sıklık : Çok sıklıklı dalgalı akımlardan oluşan bir karışımın en düşük sıklıkta olanı. Ses üreten bir titreşkenin verebildiği en alçak sıklıktaki ses.
Yerleşim sıklığı : Hayvan sayısıyla bulundukları alan arasındaki ilişki.
Yinelenme sıklığı : Bireylerin bir davranışı ne sıklıkla yinelediğini gösteren ve davranış sorularını ölçeklemeye elveren ölçüm boyutu.
Kelime sıklığı : Dilde bir sözün kullanılma oranı.
Sıklık : Sık olma durumu. Ses, dalga vb.nin birim zamandaki titreşim sayısı, frekans. Sıkça geçme, kullanımı sık olma.
Diğer dillerde Sıkıştırmaçlı çevirim anlamı nedir?
İngilizce'de Sıkıştırmaçlı çevirim ne demek ? : anamorphic photography

Bu kısımda Sıklı nedir? Sıklı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sıklı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sıklı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.