Göreli sıklık nedir, Göreli sıklık ne demek

Göreli sıklık; İstatistik, Yöntem Bilimi alanlarında kullanılan bir terimdir.

İstatistiksel anlamı:

Bir bölüm sıklığının, toplam sıklığa oranı. anlamdaş oransal sıklık.

Teknik terim anlamı:

Olasılık kuramında bir olayın belli sayıdaki gözlemde gerçekleşme oranını dile getiren ve gözlem sayısı arttıkça giderek olasılığa dönüşen sıklık.

Göreli sıklık kısaca anlamı, tanımı

Görel : Hindi

Sıklı : Kilitli.

Göre : Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.

Göreli : Göreceli.

Sıklık : Sık olma durumu. Ses, dalga vb.nin birim zamandaki titreşim sayısı, frekans. Sıkça geçme, kullanımı sık olma.

Olasılık kuramı : (olasılık kuramı) Rasgeleliğin etkisinde olan olayları matematiksel örnekbiçimler oluşturarak açıklayan, belitlere dayalı kuram. Büyük sayıdaki rastlantısal olayların, eşdeyişle belli durumlarda yinelenen olayların incelenmesine ve rastlantının rastlama olasılığının hesaplanmasına. ilişkin bir kuram. Çıkarımcı sayımbilimin temelini oluşturan ve sınırlı sayıda gözlemle elde edilmiş ölçümlere dayanarak sınırsız sayıdaki bir evrenin ayrıtlarına ilişkin kestirimlerde bulunmaya olanak veren kuram.

 

Oransal sıklık : [Bakınız: göreli sıklık].

Gerçekleşme : Gerçekleşmek işi, tahakkuk.

Olasılık : Bir şeyin olabilmesi durumu, olabilirlik, ihtimal. O zamana kadar yapılmış olan deneylerle bir olayın ortaya çıkmasının beklenilmesi ancak yine de tam bir kesinliğin bulunmaması durumu.

Anlamdaş : Eş anlamlı.

Olasılı : Olasılığa dayanan, belkili, ihtimalli, muhtemel. Belkili.

Giderek : Yavaş yavaş, derece derece, gittikçe, tedricî olarak, tedricen.

Dönüşe : Gelin ve damadın anne ve babası, dünür.

Toplam : Toplama işleminin sonucu, mecmu, yekûn.

Olasıl : İhtimâli.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Gözlem : Bir nesnenin, olayın veya bir gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi, müşahede. İnceleme sonucu elde edilen değer, müşahede. Bir gök cismini, bir gök olayını çıplak gözle veya bir araç yardımıyla izleyerek görülen değerleri tespit etme işlemi, rasat. Çeşitli araç ve gereçlerin yardımıyla olayların sebeplerini bilmek için uygulanan bilimsel yöntem. Bir yazı veya eseri yazmaya başlamadan önce konusuyla ilgili gerekli bilgi, deney, inceleme ve araştırma yapma işi.

Bölüm : Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.

 

Belli : Beli olan. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Belirli, muayyen. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr.

Diğer dillerde Göreli sıklık anlamı nedir?

İngilizce'de Göreli sıklık ne demek ? : relative frequeticy, relative frequency