Sıralı nedir, Sıralı ne demek
Sıralı; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
"Sıralı" ile ilgili cümle
- "Sıralı konuşma."
- "İki yanda uzun boylu narin andızlar sıralıydı." - C. Uçuk
İngilizce'de Sıralı ne demek? Sıralı ingilizcesi nedir?:
sequential
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Samsun şehrinde, Kavak ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzincan şehri, Cengerli nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Sıralı kısaca anlamı, tanımı:
Sıralı cümle : Anlam yakınlığıyla bağlanmış cümlelerin oluşturduğu cümle, sıralı tümce.
Sıralı ikili : A ve b gibi iki elemanı öncelik sırasına göre a, b biçiminde yazarak elde edilen a, b ikilisi.
Sıralı oluş : Birbirini takip etme, epigenez.
Sıralı sırasız : Yer veya zaman uygunluğu gözetmeksizin.
Sıralı tümce : Sıralı cümle.
Sıralı üçlü bahis : At yarışlarında üzerine bahis konulan bir koşuda ilk üç atı sırasıyla tahmin etme biçiminde oynanan bir oyun.
Bağımlı sıralı cümle : Anlam bakımından birbirine bağlı olan ve özneleri, tümleçleri veya yüklemleri ortak olan cümle.
Bağımsız sıralı cümle : Anlam bakımından birbirine bağlı olduğu hâlde özneleri, tümleçleri, yüklemleri ayrı olan cümle.
Düzen : Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Dolap, hile. Bez dokuma tezgâhı. Alet edevat takımı. Yerleştirme, tertip. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri.
Dizili : Dizilmiş olan, sıralanmış, mürettep.
Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Dönem, devir. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Çağ, mevsim. Belirlenmiş olan an. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.
Yöntem : Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot. Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika.
Uygun : Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Elverişli, yarar, müsait, muvafık. Orantılı, oranlı.
Sıralı birleşik cümle : Tek başına yargı bildiren ve bir anlam bütünlüğü içinde yan yana sıralanan, iki veya daha fazla cümlenin oluşturduğu cümleler topluluğu. Bu cümleler arasındaki anlam ilişkisi ortak kip, ortak şahıs ve öteki ortak cümle ögeleri ile sağlanır birbirlerine virgül noktalı virgül ve bağlaçlarla bağlanır: || Sevdiklerin göçüp gidiyor birer birer, || Ay geçmiyor ki almıyayım gamlı bir haber (Y. K. Beyatlı, Kendi Gök Kubbemiz, s. 102). || İnsanlara istersen en büyük hizmeti görür; onlara fazileti, sevmeyi, hakikati öğretirsin (Ö. Seyfettin, İlk Düşen Ak, s. 61). || Ben bu işin her yönünü ölçüp biçtim, nerden girip nerden çıkacağımı hesaba vurdum (K. Tahir, Devlet Ana, s. 185). || Gökyüzü hâlâ sarışındı, batıda portakal rengi bulutlar belirmişti, ovadaki aydınlığa ise gitgide lacivert ve gri renkler sürüyordu (T. Buğra, Küçük Ağa, s. 201). || Ben buraya siper kazmağa geldim; gücüm kuvvetim yerinde çok şükür (S. Çokum, Ağustos Başağı, s. 177). || Sabahleyin kalkar, kahvaltımı yaparım. Ahmet geldi ve yerine oturdu. Ay dün akşamki yerinde; kavak ağaçlarına sırmalarını giydirmiş,sakin ve aynı gülümseyen yüzle bakıyordu (A. H. Tanpınar, Abdullah Efendinin Rüyaları, s. 139). Dadım Musulda kalmayı tercih etmiş, Ahmet Ağa İzmit civarındaki köyüne, kardeşinin yanına çekilmişti. (A.H. Tanpınar. göst. e. s.186). İçindeki bir ikinci kişilik, ona karşı daima avutucu, uysal sınırsız şekilde hoşgörülü davranıyor; Muradın gerçekleri görmezlikten gelmesine, hattâ inkâr etmesine yardımcı oluyordu. (T. Buğra, Yalnızlar, s. 138). bk. bağımlı sıralı birleşik cümle, bağımsız sıralı birleşik cümle.
Sıralı cisim :
Sıralı dağlama : [Bakınız: ayrımlı dağlama]
Sıralı değerleme ölçeği : Bir ölçüm boyutuna ya da konusuna ilişkin çeşitli seçenekleri art arda sunan ve yanıtlayıcıdan bunların yeğlenme ya da öncelik sırasına göre dizillemesini isteyerek seçenekleri sıra düzenine sokmaya yarayan ölçek.
Sıralı dizi : Bir değişken değerleri kümesinde öğeler en küçük değerden en büyük değere doğru sıralandığında elde edilen dizi.
Sıralı doğrusal uzay : [Bakınız: tikel sıralı doğrusal uzay]
Sıralı dolam : Üzerinde her ( )koşullarını gerçekleyen bir ( ) tikel sıralama bağıntısı tanımlanan R değişmeli dolamı.
Sıralı küme : Bir tikel sıralama bağıntısıyla donatılmış küme.
Sıralı nicel değişken : Sençenekleri bir sayı dizgesinin birimleriyle dile getirilmeyen, ancak bir sıra düzenine göre "en iyi..., en kötü" gibi birbirinden ayrılabilen nicel değişken.
Sıralı öbek : ( )
Diğer dillerde Sıralı anlamı nedir?
İngilizce'de Sıralı ne demek? : adj. in order, serial, serried, sequent, in line, in train
Fransızca'da Sıralı : en rang, coordonné/e
Almanca'da Sıralı : adj. parataktisch
Rusça'da Sıralı : adj. налаженный, своевременный


Bu kısımda Sıralı nedir? Sıralı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sıralı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sıralı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.