Saids türkçesi Saids nedir

Saids ingilizcede ne demek, Saids nerede nasıl kullanılır?

Said kaddish : Söylenmiş dua. Ölmüş atası hatırası için dua söylenmiş.

Said kaddish after : Kaybını unutmayı ve affetmeyi seçmiş. -den ayrılmış. Kaybolmuş. Kayıp.

Said no to him : Ona olumsuz cevap vermiş. Ona hayır diye cevap vermiş. Ona hayır demiş.

Said nothing : Aldırış etmemiş. Hiçbirşey söylememiş. Hiçbirşey söylenmemiş. İşleri bırakmış. Oluruna bırakmış. Öbür yanağını dönmüş.

Said person : Adı geçen şahıs. Adı geçen kişi.

Bediuzzaman said nursi : Risale-i nur olarak bilinen ve 6 bin sayfadan oluşan bir kur'an yorumu yazmış olan türk doğumlu islami bir düşünür (sıra dışı aklından dolayı bediuzzaman wonder of the age {zamanının en iyisi} olarak bilinir). Said nursi (1873-1960).

He said to him : Ona söyledi. Onunla konuştu ve ona söyledi.

No one said a word : Hiç kimse ağzını açıp da bir laf söylemedi. Hiç kimse bir şey söylemedi.

Said to himself : Onunla konuşulmuş. Ona ifade edilmiş. Onunla konuşmuş. Ona söylemiş. Ona söylenmiş.

Said the last word : Son hükmü vermiş. Son sözü söylemiş. Karara varmış. Karar vermiş. Son sözünü söylemiş.

 

İngilizce Saids Türkçe anlamı, Saids eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Saids ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mentioned : Bahsedilmiş olan. Bahsedilmiş. Bahsi geçen. Zikredilen. Sözü geçen.

Codified : Kodlamak. Sistemleştirmek. Şifrelemek.

Aforementioned : Önceden anılan. Mezkur. Yukarıda geçen. Sözü edilen. Daha önce belirtilen. Bahsi geçen. Sözü geçen. Evvelden bahsedilen.

Typists : Sekreter. Daktiloda yazan kimse. Daktilo. Daktilograf. Daktiloda yazı yazan kimse. Daktilo (kişi). Daktilocu. Katip. Daktilo yazan. Daktilo kullanan kimse.

Told : Bildirmek. Haber vermek. Demek. Emretmek. Söylemek. Anlatmak. Ayırt etmek. Açığa çıkarmak.

The point in question : Sözkonusu.

Enounced : Bildirilmiş. Beyan edilmiş. Resmen ilan edilmiş. Öne sürmek. Açıkça belirtmek. Telaffuz edilmiş. İfade etmek.

Written examination : Yazılı imtihan. Bir öğrencinin ya da bir öğrenci kümesinin anıklık, bilgi ve yetenek derecesini anlamak için kalem ve kağıt kullanmayı gerektiren testlerden yararlanılarak yapılan, sonuçları genellikle bir kurulca değerlendirilen yoklama. Yazılı yoklama. Yazılı sınav.

Affectionately known as : Adıyla tanınan.

Dit : Mors alfabesi'nde kullanılan nokta veya kısa işaret. Kararlanmış.

Saids synonyms : lebanese republic, sayda, aforesaid, question, forementioned, scripturally, alluded to, termed, written exam, written, forenamed, above named, named, the aforementioned, inscribed, fated, in question, called, lebanon, the aforesaid, repining, yclept, same, ib, said, inscriptive, querulous, sidon, worded, topics, quoth, topic, registered.

Saids zıt anlamlı kelimeler, Saids kelime anlamı

Other : Sonraki. Özgesi. Diğeri. Gayri. Diğer. Başka türlü. Özge. Başkası. Öbürü. Bundan başka.

Immunocompetence : İmmunokompetans.