Other türkçesi Other nedir
- Sonraki.
- Geçen.
- Başka türlü.
- Bundan başka.
- Gayri.
- Başka.
- Özge.
- Sair.
- Diğeri.
- Başkası.
- Öteki.
- Öbür.
- Öbürü.
- Başka biçimde.
- Diğer.
- Özgesi.
Other ile ilgili cümleler
English: "Is Tom on our team?" "No, he's on the other team."
Turkish: "Tom bizim takımda mı?" "Yok, o öteki takımda."
English: "Do you have a cigarette?" "No, I only smoke other people's."
Turkish: "Sigaran var mı?" "Hayır, sadece başkalarınınkileri içerim."
English: "That shan't happen again," Fortunatus said to himself, and they started to ride at each other again. This time, Fortunatus's spear met his foe so powerfully that he flew from his horse like a ball and lay dead on the earth.
Turkish: " O tekrar olmayacak. "Fortunatus kendi kendine söyledi, ve tekrar birbirlerine at sürmeye başladılar. Bu defa Fortunatus'un mızrağı düşmanına o kadar güçlü rastladı ki o atından bir top gibi uçtu ve yerde ölü yatıyordu.
English: "Soon it will get colder," said Mother Bat. "We will fly south where it is warmer and stay there all winter. This is what it means to migrate. We will travel to a cave where we will meet other bats. This is a wonderful time for us."
Turkish: "Yakında soğuk olacak." dedi anne yarasa. "Daha ılık bir yere uçacağız ve bütün kış orada kalacağız. Göçün anlamı budur. Diğer yarasalarla buluşacağımız mağaraya yolculuk edeceğiz. Bu bizim için harika bir zaman."
English: "Do you like sports?" "Yes, I like baseball, among other things."
Turkish: " Sporları sever misiniz?" "Evet, diğer şeyler arasında, beyzboldan hoşlanırım."
Other ingilizcede ne demek, Other nerede nasıl kullanılır?
Other assets : Dengelemlerde tek türde toplanan değerleri az küçük varlıklar. Diğer aktif kıymetler. Öbür varlıklar. Diğer aktifler.
Other authorities : Diğer kaynaklar.
Other color : Diğer renk.
Other controls : Diğer denetimler.
Other custom paper : Diğer özel sayfa.
Other directory : Farklı dizin.
Other liabilities : Diğer çeşitli yabancı kaynaklar. Diğer borçlar. Diğer çeşitli borçlar. Dengelemde bir ad altında belirtilmeyip (diğer edilginler) deyimi altında toplanan çeşitli küçük borçlar. Öbür edilginler. Ödenecek diğer yükümlülükler. Sair pasifler. Diğer pasifler. Diğer yükümlülükler.
Other files : Diğer dosyalar.
Other detected devices : Diğer algılanan aygıtlar.
Other devices : Diğer aygıtlar.
İngilizce Other Türkçe anlamı, Other eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Other ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Thats : O. -en. Bu kadar. -diği. -an. O kadar. Şu. Ki. -dığı.
Altered : Değişmiş. Değiştirilmiş. Bozulmuş.
Permeates : Sinmek. Geçmek. İçine işlemek. Süzüntü. Sızmak. Nüfuz etmek. Süzmek. Yayılmak.
Opposite : Aksi. Karşısındaki. Aleyhinde. Karşıda olan. Karşılıklı. Karşı. Zıt. -in karşısında. Ters.
By the same token : Aynen. Aynı sebeple. İlaveten. Bir de. Aynı şekilde. Aynı sebeple bundan başka.
Post : Posta ile göndermek. Posta. İlan yapıştırmak. Bilgi vermek. Direk. Afişe etmek. Sonrası. Sonra. Makam.
Later : Bilahare. Sonra. Sonradan. Daha sonra.
Alternate : Almaşık. Bir o. Değişerek oluşan. Değişimli. Sıra ile yapmak. Değişimli olarak yapmak. Birbirini takip etmek. Münavebeli. Bir öteki.
At that : Bile artık. Haliyle hatta. Artık. Onun üzerine. Aynı zamanda. Bu durumda. Hem de. Mademki. Bile.
Passing : Göçme. Geçici. Kısa süren. İlerleyen. Geçiş. Geçme. Geçit. Geçirme. İntikal.
Other synonyms : some other, any more, latter, transitional, the farther, new, past, others, permeant, after, remaining, elses, but, different, transitive, misc, farther, atypical, secondaries, distinctness, ensuing, former, barring, secondary, someone else, beside, elapsed, separate, again, moreover, otherness, not, the other.
Other zıt anlamlı kelimeler, Other kelime anlamı
Joint : Birleşme yeri. Müşterek. Bilgisayar, jeoloji alanlarında kullanılır. Birleşmiş. Birleşik. Ortaklaşa. İki borunun birbirine birleştirildiği yer. Ek veya oynak yeri yapmak. Birlikte. Ortak.
Same : Özdeş. Sürüm. Eşit. Aynı şey. Tıpkı. Farksız. Sataktaki istem ve eğilime uygun bir düzeyde malın değişim ve akışımını sağlama. Benzer. Farketmez.
Future : İleri. İstikbal. Gelecekte olacak şey. Müstakbel. Filin anlattığı işin şimdiki zamandan sonraki bir zamana ait olduğunu gösteren kip. türkçede bir oluş ve kılışın gelecekte kesin olarak gerçekleşeceğini gösteren ek, -acak ekidir: dik-ecek, anlat-acak, sar-acak gibi. bu ek şahıs ekleri ile genişletilerek çekimli fiil olur. insanlara yalnız onlardan aldığımı vereceğim (t. buğra, yalnızlar, s. 102). yarın ben de onu bana gönderen makamın huzuruna çıkarak neşredilme imkanları aramakta olan dört kitabımdan söz açacağım bakalım, beni nereye gönderecek (a. n. asya, ayın aynası, s. 71). meçhul yerlere doğru gideceğim, oradan kendimi en meçhule atacağım (peyami safa, bir tereddüdün romanı, s. 184). biraz sonra o, belki hepiniz bana nasihat vermeğe kalkacaksınız (a. h. tanpınar, huzur, s. 255). fakat, evvela cibalıya kadar yürüyeceğiz orada bir arkadaşa haber vereceğim (p. safa, mahşer, s. 292). vb. karşıtı geçmiş zamandır. bk. bildirme kipleri. İlerideki. Gelecek zaman. İleriki. İlerki. Gelecek zaman kipi.
Other antonyms : present.
Other ingilizce tanımı, definition of Other
Other kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Second of two. Otherwise. Additional. Not the same. Different from that which, or the one who, has been specified. Not identical. Used with other or or for its correlative (as either . or are now used). Either.

Bu kısımda Other kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Other ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Other anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Other ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.