Sailboat türkçesi Sailboat nedir
- [#yelkenli Yelkenli gemi].
- Yelkenli kayık.
- Yelkenli tekne.
- Yelkenli.
- Sailing boat.
Sailboat ile ilgili cümleler
English: I have a sailboat.
Turkish: Bir yelkenlim var.
English: No sailboat is faster than this one.
Turkish: Hiçbir yelkenli bundan daha hızlı değildir.
English: Ali likes to skipper small sailboats.
Turkish: Ali küçük yelkenlilere kaptanlık yapmaktan hoşlanır.
English: He crossed the Pacific Ocean in a sailboat.
Turkish: Bir yelkenliyle Pasifik Okyanusu'nu geçti.
English: He came across the Atlantic in a small sailboat.
Turkish: Küçük bir teknede Atlantik'i geçti.
Sailboat ingilizcede ne demek, Sailboat nerede nasıl kullanılır?
Where can i rent a sailboat : Nereden bir yelkenli kiralayabilirim.
Sailboats : Yelkenli tekne. Sailing boat. Yelkenli gemi. Yelkenli.
Sailboard : Rüzgar sörfünde kullanılan direk ve yelkenli küçük tekne. Rüzgar sörfü. Bir yelkene tutturulmuş uzun sörf tahtası (rüzgar sörfünde kullanılan).
Sailboarder : Bir yelkene tutturulmuş uzun sörf tahtası üzerinde rüzgar sörfü yapan kimse. Rüzgar sörfçüsü. Bir yelkene tutturulmuş uzun sörf tahtası üzerinde sörf yapan rüzgar sörfçüsü.
Sailboarding : Rüzgar sörfünde kullanılan direk ve yelkenli küçük tekne. Rüzgar sörfü. Yelkenle donatılmış küçük bir sörf tahtası üzerinde suda sörf sporu.
Sail in : Söze karışmak. Dalmak. (tekneyle) girmek. Girmek. Lafa karışmak.
Sail around : (tekne ile) gezmek.
Sail past : Geçmişe hareket etmek. İle seyahat etmek (bir gemi veya tekne hakkında). Hızlıca hareket etmek. Ötesine gitmek. Yumuşak ve hızlıca geçecek şekilde hareket etmek. Geçmişe yelken açmak.
Sail fin molly : Kara molinezya. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, lebistesgiller (poecilidae) familyasından, 2-3 cm kadar uzunlukta, amerika'ya özgü bir tür süs balığı.
Sail cloth : Yelken bezi.
İngilizce Sailboat Türkçe anlamı, Sailboat eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sailboat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Barque : Barko. Kabuk. En az üç direkli yelkenli gemi. Barka.
Windjammer : Çenesi düşük kimse. Geveze. Yelkenli ticaret gemisi. Yelkenli bir gemi.
Centerboard : İşler omurga (gemi). Salma omurga (gemi). Salma. Kontra omurga.
Sail : Yelkenliyle gitmek. Denize açılmak. Uçurmak. Gemi ile yola çıkmak. Üzerinde seyretmek. Uçmak. Süzülmek. Yelkenli ile gitmek. Yüzdürmek.
Catamaran : Cadaloz. Katamaran. Kavgacı kadın. Hırçın kadın. İki paralel kütükten yapılmış sal veya çift tekneli kayık. Çift kızaklı yelkenli. Kütüklerden yapılmış sal.
Centreboard : İşler omurga (gemi). Salma omurga. Salma. Salma omurga (gemi). Kontra omurga. İşler omurga.
Windjammers : Yelkenli bir gemi. Geveze. Yelkenli ticaret gemisi. Çenesi düşük kimse.
Barques : Barka. Barko. En az üç direkli yelkenli gemi.
Sailboat synonyms : sliding keel, drop keel, clipper ship, sailers, sailboats, sailing boat, sailing vessel, yawl, trimaran, sailer, catboat, jiggers, jigger, sailing ship, sharpie.
Sailboat ingilizce tanımı, definition of Sailboat
Sailboat kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A boat propelled by a sail or sails.

Bu kısımda Sailboat kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sailboat ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sailboat anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sailboat ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.