Sandstorm türkçesi Sandstorm nedir

  • Çöllerde, rüzgarın kum ve tozları yerinden kaldırarak, çok kez yoğun bir bulut görünüşünde havada uçurup sürüklenmesiyle oluşan bir fırtına türü.
  • Kum fırtınası.
  • Coğrafya alanında kullanılır.

Sandstorm ingilizcede ne demek, Sandstorm nerede nasıl kullanılır?

Sandstone : Gre. Kum tanelerinin doğal bir çimento ile birleşmesinden oluşan geçirim li tortul kayaç. Coğrafya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Kefeki taşı. Kumtaşı. Çimentolanmış kumlardan bileşik tortul kayaç. Minnesota eyaletinde şehir. Kum taşı.

Sandstones : Kumtaşı.

Argillaceous sandstone : Killi kumlası. Killi kumtaşı.

Calcareous sandstone : Kalkerli kumtaşı. Kireçli kumtaşı.

Chalky sandstone : Kireçli kumtaşı.

Analysands : Analizand. (psikiyatri) psikanaliz geçiren kimse (psikolojik tedavi çeşidi). Analiz edilen.

Shifting sands : Değişken koşullar. Koşulların değişmekte olması. Bataklık kumu. Yer değiştiren kum. Yürüyen kum.

Ampersands : İşareti '&'. &' işareti. Ve imi. Ve işareti. Ampersan.

Sands : Zaman. Kum taneleri. Dakikalar. Çimerlik. Ömrün dakikaları. Kumluk. Kumsal. Plaj.

Sandsack : Sahnede dekor parçalarına ağırlık vermek için kullanılan kumla dolu torba. Kum torbası.

İngilizce Sandstorm Türkçe anlamı, Sandstorm eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Sandstorm ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agricultural production : Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi. Sebze. Tarımsal üretim. Taze meyve. Tarım üretimi. Zirai üretim.

Sirocco : Akdenizden esen sıcak rüzgar. Siroko.

Ageing of the population : Nüfus yaşlanması. Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması.

Aluvial coast : Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü. Lığ yığıntılı kıyı.

Air route : Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı. Havayolu. Uçuş rotası.

Windstorm : Şiddetli rüzgar özelliğinde fırtına. Kasırga. Fırtına.

Dust storm : Tozkoparan fırtına. Toz fırtınası.

Duster : Tozlayıcı. Silgi. Tahta silgisi. Silgi (kara tahta). Pardösü. Toz alan. Trençkot. Toz bezi. Toz önlüğü. Toz püskürtücü.

Aluvial terrace : Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme. Akarsu sekisi.

Abandoned meander : Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm. Akmaz.

Sandstorm synonyms : agrarian geography, agricultural specialisation, adventife cone, sand storm, aboriginal population, age pyramid, alluvial deposit, agricultural co operative, altimetric profile, afforestation, abrasion platform.