Sandy beach türkçesi Sandy beach nedir
Sandy beach ile ilgili cümleler
English: Several children are playing on the sandy beach.
Turkish: Birkaç çocuk kumsalda oynuyor.
English: Ali sat down next to Mary on the sandy beach.
Turkish: Ali kumlu plajda Mary'nin yanına oturdu.
Sandy beach ingilizcede ne demek, Sandy beach nerede nasıl kullanılır?
Sandy : Kum gibi. Saman sarısı (saç). İskoçyalı. Kumluk. İngiltere'de yerleşim yeri. Sarımsı kızıl. Kumlu. Kum rengi. Utah eyaletinde şehir. Kumsal.
Beach : Plaj. Sahile çekmek. Çimerlik. Kumsal. Kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde yatay olarak en az 100 m genişliğindeki alan. Sahil şeridi. Karaya çekmek. Kıyıya sürmek. Kumsala çekmek.
Sandy bar : İsrailli popüler manken ve ekran yıldızı.
Sandy desert : Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Çöl yerbetiminde, bitkisel örtüden tümüyle yoksun, çıplak, çok kez kumullarla örtülü geniş alanlara verilen ad. Kum çölü. Kurak bölgelerde kumların toplandığı geniş alanlar.
Sandy marl : Kumlu marn.
Sandy seashore : Kumsal.
İngilizce Sandy beach Türkçe anlamı, Sandy beach eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sandy beach ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Sandy : Kumlu. Kumluk. Saman sarısı (saç). Utah eyaletinde şehir. Sarımsı kızıl. İngiltere'de yerleşim yeri. Kum gibi. İskoçyalı. Kum rengi.
Plage : Veba. Veba mikrobundan ileri gelen ve pirelerle bulaşan çok korkunç salgın hastalık; yumurcak. Güneşin aşırı parlak bölgesi. Plaj.
Beachhead : Köprübaşı. Çıkarma sahili. Emniyetli yer. Kıyı başı. Düşman kıyıları üzerinde ele geçirilen çıkarma yeri. Güvenli yer. Kıyıdaki mevzii. Çıkarma yapılan sahil.
Sand : Zımparalamak. Kumla örtmek. Çapları 20 mikronla 2 mm arasında değişen, taneleri birbirine bağlanmamış, oluşum ye bileşimleriyle ayrımlı tortul yığın. Kumla kaplamak. Ç.kumsal. Parçacıklarının 0.02-2 mm büyüklüğünde olduğu toprak tipi. Kum serpmek. Biyoloji, coğrafya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Zımpara ile düzeltmek.
Beachheads : Düşman kıyıları üzerinde ele geçirilen çıkarma yeri. Kıyıdaki mevzii. Emniyetli yer. Çıkarma sahili. Kıyı başı. Köprübaşı. Güvenli yer.
Plages : Plaj. Güneşin aşırı parlak bölgesi.
Tongue of land : Karanın dili. Sığlık. Resif. Okyanustaki kara şeridi.
Beach : Sahile çekmek. Kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde yatay olarak en az 100 m genişliğindeki alan. Karaya oturtmak. Sahil şeridi. Kıyı şeridi. Kıyı. Karaya çekmek. Yalı. Kıyıya sürmek.
Sandbank : Kumsal sığlık. Kumla. Deniz veya akarsu içinde sığlık oluşturan kum yığını. Sığlık.
Sandier : Kumlu. Saman sarısı (saç). Kum gibi. Kum rengi. Kumluk. Utah eyaletinde şehir. İngiltere'de yerleşim yeri. Sarımsı kızıl. İskoçyalı.
Sandy beach synonyms : sands, beaches, sandbanks, sandy seashore, sandiest.

Bu kısımda Sandy beach kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sandy beach ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sandy beach anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sandy beach ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.