Plage türkçesi Plage nedir
- Güneşin aşırı parlak bölgesi.
- Veba mikrobundan ileri gelen ve pirelerle bulaşan çok korkunç salgın hastalık; yumurcak.
- Veba.
- Kumsal.
- Plaj.
Plage ingilizcede ne demek, Plage nerede nasıl kullanılır?
Plages : Kumsal. Plaj. Güneşin aşırı parlak bölgesi.
Cervical plag : Servikal tıpa. Gebelik sırasında serviks uterideki goblet hücreleri tarafından salgılanan ve servikal kanal lümeninin tıkaç benzeri bir tarzda kapatılmasını sağlayan mukoid karakterli sarımtırak bir salgı.
Plagiaries : Çalıntı yapma. Eser hırsızlığı. Aşırma. İzinsiz alıntı yapma. Aşırmacılık. Başka kimseye ait fikir eserini çalma.
Plagiarise : Kaynak göstermeden bir kitabın belirli bir kısmını kullanmak. Çalıntı eseri kendininmiş gibi yayımlamak. Eser hırsızlığı yapmak. İntihal etmek. Aşırmak (başkasının sözlerini veya fikrini). İntihal yapmak. İzinsiz alıntı yapmak. Çalıntı yapmak.
Plagiarised : Aşırılmış (fikir eseri). Aşırma. Çalınmış (fikir eseri).
Plagiarized : Çalıntı yapmak. Çalınmış (fikir eseri). Eser hırsızlığı yapmak. İzinsiz alıntı yapmak (eser). Aşırılmış (fikir eseri). Aşırma.
Plagiaristic : Aşırılmış (fikir eseri). Çalınmış (fikir eseri).
Plagiarist : Aşırmacı. Çalıntı yapan kişi. Eser hırsızı. İntihal yapan.
Plagiarists : İntihal yapan. Çalıntı yapan kişi. Aşırmacı. Eser hırsızı.
Plagiarisms : Aşırma. Telif hakkı ihlali. Aşırmacılık. Bilgi hırsızlığı. İntihal. Fikir eseri çalma. Başka kimseye ait fikir eserini çalma. Eser hırsızlığı.
İngilizce Plage Türkçe anlamı, Plage eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Plage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pestilence : Taun. Bulaşıcı ve öldürücü hastalık. Kıran. Salgın ve öldürücü hastalık. Zararlı öğreti. Pestilans. Öldürücü salgın hastalık.
Sandy beach : Kumlu plaj.
Sandiest : Kum gibi. Kum rengi. Utah eyaletinde şehir. Saman sarısı (saç). Sarımsı kızıl. İngiltere'de yerleşim yeri. Kumlu. Kumluk. İskoçyalı.
Plaguing : Bela olmak. Bezdirmek. Bulaşmak. Cezalandırmak. Rahatsız etmek. Uğraşmak. Sıkmak. Belasını vermek. Başının etini yemek.
Sandier : Kum gibi. Kumluk. İskoçyalı. Utah eyaletinde şehir. Kumlu. Saman sarısı (saç). Kum rengi. Sarımsı kızıl. İngiltere'de yerleşim yeri.
Pest : Bitki mazarratlısı. Canlı veya cansız maddeler üzerinde yaşayan ve besin maddelerinin üretimi, hazırlanması, depolanması veya tüketilmesi sırasında onların besin değeri ve kalitelerini azaltarak veya bozulmalarına sebep olarak etkisini gösteren her türlü böcek, kemirici, yabani ot, mantar, parazit vb. canlılara verilen ortak ad. Zararlı mantar. Başbelası. Zararlı böcek. Hayvan. İnsanın başına bela olan şey. Pest.
Plagues : Felaket. Bela. Dert.
Sandy : Kumlu. Utah eyaletinde şehir. Saman sarısı (saç). Kum rengi. Kum gibi. İskoçyalı. Sarımsı kızıl. Kumluk. İngiltere'de yerleşim yeri.
Beaches : Sahil.
Sand : Kum katmak. Kumla kaplamak. Ç.kum saatiyle ölçülen zaman. Ç.kumsal. Çapları 20 mikronla 2 mm arasında değişen, taneleri birbirine bağlanmamış, oluşum ye bileşimleriyle ayrımlı tortul yığın. Zımpara ile düzeltmek. Kum serpmek. Kumlamak.
Plage synonyms : plague, beachheads, sandbank, seaside place, beach, plaques, watering place, sandbanks, bathing beach, lues, beachhead, tongue of land, pestilences, pests, sands, sandy seashore, plages.
Plage ingilizce tanımı, definition of Plage
Plage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Country. A region.

Bu kısımda Plage kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Plage ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Plage anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Plage ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.