Beaches türkçesi Beaches nedir

Beaches ile ilgili cümleler

English: There are no beaches in this area.
Turkish: Bu alanda hiç plaj yok.

English: Are there any beaches in Germany?
Turkish: Almanya'da hiç plaj var mı?

English: There are many nudist beaches in East Germany.
Turkish: Doğu Almanya'da birçok nüdist plajı vardır.

English: Let's keep our beaches clean.
Turkish: Plajlarımızı temiz tutalım.

English: Italy's beaches are crowded in the summer.
Turkish: İtalya'nın sahilleri yazın kalabalıktır.

Beaches ingilizcede ne demek, Beaches nerede nasıl kullanılır?

Seabeaches : Deniz boyunca sahil. Deniz sahili.

Beached : Kumsala çekilmiş. Sahile çekmek. Karaya çekmek. Sahile vurmuş.

Beach bag : Plaj çantası.

Beach ball : Plaj topu.

Beach buggy : Kum arabası. Plaj arabası. Çimerlik arabası. Kumsal arabası.

Beach umbrella : Şemsiye.

Beach bum : Plaj serserisi.

Beach towel : Plaj havlusu. Sahil örtüsü olarak kullanılan büyük havlu. Sahil havlusu. Kumsa havlusu.

Beach volley : Plaj voleybolu.

Beach hut : Sahil kulübesi.

İngilizce Beaches Türkçe anlamı, Beaches eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Beaches ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bathing beach : Çimerlik.

Littorals : Kıyı. Sahilde ya da sahil yakınında bulunan. Kıyıya yakın. Kıyıya ait. Kıyısal. Sahile yakın. Kıyı bölgesiyle ilgili. Sahil boyu. Sahille ilgili.

 

Bank : Banko. Yokuş. Sıra. Yığın. Para sürmek. Önlemek. Basamak. İşlevlerine göre merkez bankası, kalkınma ve yatırım bankası ve ticari banka; sermaye yapısına göre ise kamu bankası, özel banka ve yabancı banka biçiminde sınıflandırılan ve yasa veya izinle kurulabilen finansal aracı kurum. Kümelenmek. Set çekmek.

Teacher student relation : Öğrenci öğretmen ilişkisi.

Catechist : Dini öğretici kitabı okutan kimse.

Riding master : Ahırcıbaşı. Hayvanların bakımından sorumlu baş kişi.

Heated : Isınmış. Kızgın. Isıtılmış. Hararetli. Kızışmış. Ateşli. Hararetli (tartışma). Öfkeli. Heyecanlı.

Sandier : Utah eyaletinde şehir. İngiltere'de yerleşim yeri. Kum rengi. Kumlu. İskoçyalı. Sarımsı kızıl. Saman sarısı (saç). Kum gibi. Kumluk.

Mathematics teacher : Matematik öğretmeni. Matematikçi.

Plages : Güneşin aşırı parlak bölgesi.

Beaches synonyms : private instructor, reading teacher, english professor, section man, music teacher, sea coast, educator, preceptor, science teacher, math teacher, tutor, sandy seashore, tongue of land, school teacher, watering place, governess, coasted, instructor, seaboard, teaching fellow, don, sand, beachhead, coach, sea front, demonstrator, coastline, beach, art teacher, dancing master, sandy beach, plage, missionary.

Beaches zıt anlamlı kelimeler, Beaches kelime anlamı

Colorful : Hareketli. Renkli. Ala. Rengarenk. Parlak. Renk renk. Canlı.

Nonworker : İşsiz olan kimse. Çalışmayan. İşsiz güçsüz. Çalışmayan kimse.