Heated türkçesi Heated nedir

Heated ile ilgili cümleler

English: After a heated discussion, a compromise was adopted. Smokers will be allowed to smoke in the smoking corner.
Turkish: Hararetli bir tartışmadan sonra,uzlaşma sağlandı.Sigara içme köşesinde sigara içenlerin sigara içmesine izin verilecek.

English: Ali hasn't heated up his car yet.
Turkish: Ali arabasını henüz ısıtmadı.

English: Electric irons are heated by electricity.
Turkish: Elektrikli ütüler elektrikle ısıtılır.

English: Ali heated up some leftovers for dinner.
Turkish: Ali akşam yemeği için bazı artan yemekleri ısıttı.

English: Ali heated the milk.
Turkish: Ali sütü ısıttı.

Heated ingilizcede ne demek, Heated nerede nasıl kullanılır?

Heated argument : Hararetli tartışma. Ateşli tartışma. Öfkeli tartışma.

Heated discussion : Ateşli münakaşa. Hararetli bir münakaşa. Fırtınalı tartışma. Öfkeli münakaşa.

Heated windscreen : Isıtmalı ön cam. Rezistanslı ön cam.

Directly heated cathode : Direkt ısılı katod.

Electrically heated boiler : Elektrikle ısıtmalı kazan.

Cheated on him : Onu oyuna getiren. Onu kandıran. Onu dolandıran.

Cheated : Aldatılan. Hileyle elinden almak. Kazıklanmış. Dolandırmak. Aldatılmış. Keklemek. Aldatmak. Razı etmek. Hile yapmak. Kandırılmış.

 

Soluble when heated : Isıtılınca çözünür.

Get heated : Hararet yapmak. Isınmak.

Heatedly : Heyecanla. Öfke ile. Hararetle. Hararetli bir şekilde.

İngilizce Heated Türkçe anlamı, Heated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Heated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coasted : Deniz kıyısı. Yokuş aşağı kaymak veya inmek (kayak veya bisikletle). Beleşten ilerlemek. Kızakla yokuştan kaymak. Sahil boyunca gitmek. Kıyı. Yokuş aşağı salıvermek. Yanaşmak. Deniz kenarı.

Blacker : Kasvetli. Koyu. Pis. Kötü. Zenci. Karalayıcı. Morarmış. Kara. Uğursuz.

Steamed up : Buğulu. Küplere binmiş. Zil zurna sarhoş.

Dyspeptics : Dispeptik. Hazımsızlıkla ilgili. Hazımsızlık çeken. Hazımsızlık çeken kimse. Sindirim güçlüğü ile ilgili.

Beach : Karaya çekmek. Kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde yatay olarak en az 100 m genişliğindeki alan. Kumsal. Kumsala çekmek. Plaj. Kıyı şeridi. Az çok kalın bir kum katmanıyla örtülü ya da kum ve yassı çakılların birbirine karıştığı yalı şeridi. Sahile çekmek.

Breathtaking : Müthiş. Soluk kesici. Heyecanlandırıcı. Nefes kesici. Çok heyecan verici. Olağanüstü. Nefes kesen. Harika.

Aboil : Kaynayan.

Armed : Silahlandırılmış. Kilitli. Kollu. Zırhlı. Atışa veya ateşlenmeye hazır. Silahlı.

Angrier : İltihaplı. Fırtınalı. Sinirli. Kızarmış. Kızmış. Daha sinirli. Hiddetli. Hırslı.

Action packed : Çok fazla aksiyon içeren. Heyecanlı durumlarla dolu olan.

 

Heated synonyms : heated up, het, bristly, on one, aroused, fervent, in a glow, black, agitated, banks, het up, astir, corybantic, pissed off, agog, adrenalized, seaboard, angry, sea coast, fuming, glowing, crazed, exasperated, hot, burning, dyspeptic, excited, bananas, fevered, boiling, coasts, frantic, furious.

Heated zıt anlamlı kelimeler, Heated kelime anlamı

Cold : Soğuk hava. Soğuk algınlığı. Soğukluk. Kaçınılmaz. Donuk. Üşümüş. Nevazil. Sakin. Kesin olarak. Bürudet.