Beached türkçesi Beached nedir

  • Karaya çekmek.
  • Kumsala çekilmiş.
  • Sahile çekmek.
  • Sahile vurmuş.

Beached ingilizcede ne demek, Beached nerede nasıl kullanılır?

Beaches : Plaj. Sahil. Kumsal.

Seabeaches : Deniz sahili. Deniz boyunca sahil.

Beach bag : Plaj çantası.

Beach ball : Plaj topu.

Beach buggy : Çimerlik arabası. Kum arabası. Kumsal arabası. Plaj arabası.

Beach bum : Plaj serserisi.

Beach towel : Kumsa havlusu. Plaj havlusu. Sahil örtüsü olarak kullanılan büyük havlu. Sahil havlusu.

Beach erosion : Sahil erozyonu. Kıyı erozyonu. Kumsal erozyonu.

Beach umbrella : Şemsiye.

Beach sand : Sahilde bulunan kum. Sahil şeridinde bulunan yumuşak tanecikli kum. Kumsal kumu. Sahil kumu. Plaj kumu. Deniz kıyısındaki kum. Kıyı kumu.

İngilizce Beached Türkçe anlamı, Beached eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Beached ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Instructor : Öğretim elemanı. Asistan. Üniversitelerde öğretim üyesi bulunmayan dersler için geçici olarak görevlendirilen kimse. Okutman. Öğretim üyesi. Arıcılık eğitimcisi. Öğretmen. Eğitici. Öğretim görevlisi.

Sand : Çimentolanmamış, çapı en çok 1 mm. olan taş parçacıkları ya da mineral taneleri. Ç.kum saatiyle ölçülen zaman. Biyoloji, coğrafya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Plaj. Kum serpmek. Kumsal. Kumlamak. Çapları 20 mikronla 2 mm arasında değişen, taneleri birbirine bağlanmamış, oluşum ye bileşimleriyle ayrımlı tortul yığın. Kumla örtmek. Zımparayla düzeltmek.

 

Docent : Yardımcı doçent. Müze rehberi. Müzede rehberlik yapan kimse. Okutman (üniv.). Okutman.

Teacher student relation : Öğrenci öğretmen ilişkisi.

Shore : Dayanak. Destek. Kıyı. Sahil. Destek olmak. Desteklemek. Kenar. Kara. Yaka. Payanda.

Teaching fellow : Öğretim üyesi.

Pedagog : Eğitimbilimci. Eğitimci. Terbiyeci. Dar görüşlü öğretmen.

Demonstrator : Gösteren kimse. Gösterici. Asistan. İspat eden. İspat eden şey. Nümayişçi. Sergilenen şey. Uygulama öğretmeni. Göstererek tanıtan kimse.

Formation : Oluş. Formasyon. Biçimlenim. Oluşturma. Oluşuk. Biçimlenme. Belli bir varlık kazanma, oluşma süreci. herhangi bir varlığın zamanla belli bir biçime ve yapı özelliğine kavuşması. kişinin belli bir eğitim sürecinde kazandığı niteliklerin tümüne verilen ad. Gökcisimlerinin, canlıların doğup, biçimlenme süreci. Bir bileşiğin öğelerinden yapılması. Düzen.

Science teacher : Fenci. Fen öğretmeni. Fen bilgisi öğretmeni.

Beached synonyms : reading teacher, music teacher, english professor, section man, private instructor, beaching, bahai, governess, art teacher, preceptor, pedagogue, coach, beach, math teacher, french teacher, dance master, educator, dancing master, riding master, catechist, stranded, geological formation, plage, mathematics teacher, school teacher, instructress, tutor, english teacher, schoolteacher, don, missionary.

Beached zıt anlamlı kelimeler, Beached kelime anlamı

Shaven : Tıraş edilmiş. Kazınmış. Başının tepesi traşlı. Tıraşlı.

Concerned : İlişkili. Kaygılı. İlgili. Alakadar. Meşgul. İlgilenen. Alakalı. Endişeli.

Beached ingilizce tanımı, definition of Beached

Beached kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Bordered by a beach.