Shore türkçesi Shore nedir

Shore ile ilgili cümleler

English: Millions of dollars have been spent trying to shore up the company.
Turkish: Şirketi desteklemeye çalışırken milyonlarca dolar harcandı.

English: Ali walked along the shore alone.
Turkish: Ali tek başına sahil boyunca yürüdü.

English: He was carried by the waves away from the shore and out to sea.
Turkish: Dalgalar tarafından kıyıdan denize doğru sürüklendi.

English: We walked along the shore of the lake.
Turkish: Göl kıyısı boyunca yürüdük.

English: I had my photo taken on the shore of the lake.
Turkish: Fotoğrafımı gölün kıyısında çektirdim.

Shore ingilizcede ne demek, Shore nerede nasıl kullanılır?

Shore based : Kıyıda konuşlanmış.

Shore based radar : Kıyı radarı.

Shore battery : Sahil bataryası.

Shore bird : Sahil kuşu.

Shore capital : Paylara bölünmüş anamal. Pay belgitleriyle sınırlanan anamal.

Nato infrastructure and off shore expenditures : Nato tarafından ortak güvenlik planları çerçevesinde türkiye'deki çeşitli savunma tesisleri için döviz karşılığı yapılmış olan harcamaları gösteren, ödemeler bilançosunun cari işlemler kısmına kaydedilen kalem. Nato altyapı ve kıyıötesi harcamaları.

 

Off shore banking : Kıyı bankacılığı. Ulusal yetki makamı kısıtlamaları ve denetimi altında olmayan bankacılık. Genellikle serbest bölgelerde etkinlik gösteren, ülke dışından sağlanan fonların yine ülke dışında kullandırılmasını amaçlayan ve bankacılık kesimi için düzenlenmiş her türlü yasa ve yönetmeliklerin dışında kalan bir tür serbest bankacılık. krş. denizaşırı bankacılığı.

Shore patrol : Kıyı güvenliği. Plajlardaki korumalar. Kıyı devriyesi. Sahil devriyesi. Kıyı koruma.

Shore leave : Karaya çıkma izni.

Shore up : Bir tarafına destek koymak (bir şeyin çökmesini önlemek için). Payanda ile desteklemek. Destek vurmak. Desteklemek. Desteklemek (fiyatları). Payanda vurmak.

İngilizce Shore Türkçe anlamı, Shore eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shore ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gusset : Ek. Peş eklemek. Peş (kumaş). Guse. Köşebent. Conta. Peş kumaş. Parça.

Rivage : Sahil veya sahil şeridi.

Furthered : Daha ileri. Yardım etmek. Daha öte. İlerlemesine yardım etmek. İlerletmek. Ötedeki. İlerlemesini sağlamak. Kolaylaştırmak.

Certifies : Tasdik etmek. Belgelendirmek. Vesika vermek. Deli raporu vermek. Tevsik etmek. İlan etmek. Doğrulamak. Onaylamak. Tasdiklemek.

Neck : (giyside) yaka. Yiyişmek. Dil. Gitar, jimnastik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Sarılmak. Koklaşmak. Sarmaş dolaş olmak (amerikan ingilizcesi). Gerdan. Berzah.

Piers : Pencereler arasındaki duvar. Mendirek. Rıhtım. Kapılar arasındaki duvar. Dalgakıran. İskele.

Beaches : Kumsal. Plaj.

 

Bleak : Rüzgarlı. İnci balığı. Rüzgar alan. Tatlı su sardalyesi. Umutsuz. Rüzgara maruz. Üzgün. Sevimsiz.

Attesting : Şahadet. Yemin ettirmek. Onaylamak. Doğrulamak. Beyan etmek. İddia etmek. Tasdik etme. Onaylama. İspat etmek.

Underpins : Zemin teşkil etmek. Payandalamak. Temelini oluşturmak. Alttan desteklemek. Dayanak oluşturmak. Destek koymak. Altına destek koymak.

Shore synonyms : come, set ashore, backups, blackest, attests, crowfoots, boundary, edge, aver, accessoriness, assists, shoreline, pier, backstop, shored, arm, dickeys, edgings, demonstrates, earths, afforcement, flying buttress, buttress, afforce, coast, bases, blacked, baselines, bearer, demonstrate, coasts, avers, bolster.

Shore zıt anlamlı kelimeler, Shore kelime anlamı

Leave : Çıkmak. İzin. Terk etmek. Kalkmak. Vazgeçmek. Müsaade. Ayrılmak (sevgileden vb). Bakımına bırakmak. Veda. Ayrılmak.

Shore ingilizce tanımı, definition of Shore

Shore kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To support by a shore or shores. A sewer. Usually with up. The coast or land adjacent to a large body of water, as an ocean, lake, or large river. As, to shore up a building. To set on shore. A prop placed beneath anything, as a beam, to prevent it from sinking or sagging. To prop. A prop, as a timber, placed as a brace or support against the side of a building or other structure.