Off shore banking türkçesi Off shore banking nedir

  • Genellikle serbest bölgelerde etkinlik gösteren, ülke dışından sağlanan fonların yine ülke dışında kullandırılmasını amaçlayan ve bankacılık kesimi için düzenlenmiş her türlü yasa ve yönetmeliklerin dışında kalan bir tür serbest bankacılık. krş. denizaşırı bankacılığı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Ulusal yetki makamı kısıtlamaları ve denetimi altında olmayan bankacılık.
  • Kıyı bankacılığı.

Off shore banking ingilizcede ne demek, Off shore banking nerede nasıl kullanılır?

Off : Azalmak. Yanılmak. Baş. Çıkarmak. İndirmek. Kapalı. Başlangıç. Dışında. Soğutmak.

Shore : Payanda. Dayanak. Yaka. Kıyı. Kara. Sahil. Kenar. Destek. Payanda vurmak. Kanıtlamak.

Banking : Bankaya yatırmak. Banka işlemleri. Bankaya yatırma. Dönerken yan yatma (uçak). Banka. Bankalar ve bankerlerce yapılan işlemler. Yatış. Bankacılık. İşlem.

Off shore : Açıkta. Sahilden biraz uzakta. Kıyıdan uzak. Açığında. Karadan esen. Denize açılmış. Sahilden açılmış.

Off shore wind : Deniz yönünden esen rüzgar.

Claw off shore : Volta yaparak karadan kurtulmak.

Nato infrastructure and off shore expenditures : Nato altyapı ve kıyıötesi harcamaları. Nato tarafından ortak güvenlik planları çerçevesinde türkiye'deki çeşitli savunma tesisleri için döviz karşılığı yapılmış olan harcamaları gösteren, ödemeler bilançosunun cari işlemler kısmına kaydedilen kalem.

 

İngilizce Off shore banking Türkçe anlamı, Off shore banking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Off shore banking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

 

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Off shore banking synonyms : ability to pay principle, a pass through certificate, ability rent, abnormal budget, abolition of forced labour convention, a change in individual demand.