Sant nedir, Sant ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Çiftte zincir yerine kullanılan taze meşe ağacından bükülerek yapılan bir araç.
Sant ile ilgili Cümleler
- Halının büyüklüğü 120'ye 160 santimetredir.
- Santa Ana merhamet için yalvardı.
- Ali kapıyı birkaç santim açtı.
- Bel ölçün kaç, 82 santim mi?
- Santigrat dereceyi bulmak için, fahrenhayt ısıdan 32 çıkar, sonra 5/9 ile çarp.
- Santrancı gerçekten iyi oynayabilmenin hayalini kurardım.
- Öğretmenimiz bize suyun 100 santigrat derecede kaynadığını söyledi.
- Kız kardeşim benden 10 santim daha uzun.
- Santa Claus satılık değil.
- Güneş yüzeyinin çoğu 5400 santigrat derecelik bir ısıya sahiptir ama büyük güneş lekesinde sıcaklık yaklaşık 4000 santigrat derece düşebilir.
- Sınıftaki kızların ortalama boyu 155 santimetreden fazladır.
- Su sıfır santigrat derecede donar, değil mi?
- Santa Ana Küba'da sürgünde yaşıyordu.
Sant ile ilgili Atasözü veya Deyim
santim kaçırmamak : çok dikkatli ve hesaplı olmak.
santra yapmak : santra noktasından oyunu başlatmak.
Sant kısaca anlamı, tanımı
Bakteriyel santrifüjleme : Yüksek hızda santrifüjle bakterilerin giderilmesi işlemi, bakteriyel santrifügasyon, baktofügasyon
Diferansiyel santrifüj : Hücrelerin mekanik olarak bir homojenizer içinde ezilip parçalandığı, meydana gelen homojenizat içinde çeşitli maddelerin bulunduğu, biyokimyada çok yaygın olarak kullanılan bir metot. Eğer homojenizat donma derecesine yakın bir sıcaklıkta ve yoğun sükroz çözeltisi içinde çok hızlı santrifüj edilirse organeller ve inklüzyonlar özel yoğunluklarına göre sıra sıra çöktürülür ve gittikçe artan hızla tekrarlanan santrifüjler sonunda hepsini birbirinden ayrı elde etmek mümkün olur.
Diferensiyel santrifügasyon : Hücrelerin bir homojenizatör içinde parçalandığı ve elde edilen homojenatın farklı hız ve sürelerde santrifüj edilerek organellerin sıra sıra çöktürüldüğü ve birbirinden ayrı elde edildiği bir teknik.
Hematokrit santrifüj aleti : Alınan kan örneğinde eritrositleri plazmadan ayırmak suretiyle eritrosit hacminin plazma hacmine oranını hesaplamakta kullanılan santrifüj ve ölçüm cetvelinden oluşan alet.
Rölatif santrifugal güç : Santrifüjün dönüş hızını belirleyen birim, RCF-G.
Santa gertrudis sığırı : ABD den köken alan, sıcak iklimde iyi verim gücü gösteren etçi sığır oluşturmak amacıyla Shorthon x Brahman melezlemesiyle geliştirilmiş, 5/8 Shorthorn, 3/8 Brahman genotipi taşıyan, vücudu derin, geniş ve bol etli, rengi başta kiraz kırmızısı olmak üzere kırmızı tonlarında, derisi gevrek ve boynunda kıvrımlar yapan, sıcağa dayanıklı ve sıcak bölgelerde her yönüyle başarıyla yetiştirilen etçi sığır ırkı.
Santır : Sersem, aptal. Bir çeşit çalgı, kanun. Ahmak, aptal. Sazla birlikte söylenen söz, dize. İri bir bıçak türü, satır. [Bakınız: satır].
Santır çalmak : Titremek.
Santır çivisi : Dinç ve sağlıklı (yaşlı adam, ihtiyar için).
Santıraç : Binek hayvanlarının tırnaklarını yontmakta kullanılan bir çeşit bıçak.
Santıral : Fransızca kökenli central téléphonique: telefon santrali.
Santıranç : Nalbantların tırnak kesmekte kullandıkları aygıt.
Santıraş : Nalbant aleti, keski. Büyükbaş hayvanların tırnaklarını kesmekte kullanılan keski. [Bakınız: satır].
Santigrat sıcaklık derecesi : Bir atmosfer basınç altında suyun kaynama ve donma noktası arasındaki 0-100 arasında 100'e ayrılmış skala. Celcius sıcaklık derecesi.
Santilitrelik : Belli bir santilitre hacminde olan.
Santimetrekare : Kenarı 1 santimetre olan bir karenin alanına eşit yüzey ölçüsü birimi.
Santimetreküp : Kenarı 1 santimetre olan bir küpün hacmine eşit hacim ölçüsü birimi.
Santonin : Ak pelin çiçeklerinden çıkarılan ve solucan düşürücü olarak kullanılan, renksiz, kokusuz, parlak, acı ufantı.
Santral dogma : DNAdaki genetik bilginin RNA aracılığıyla proteinlere aktarılması.
Santralcilik : Santralcinin yaptığı iş.
Santrama : 1.Taras. 2.Sofa.
Santraş : Satranç.
Santrifuj : Genellikle hızları 5000 devir/dakika olan yüksek hızda dönme ile katıyı sıvıdan, veya sıvıyı diğer sıvılardan ayırma işlemlerinde kullanılan bir cihaz. Ultra santrifujlerinin ise hızları ortalama 6000 devir/dakikanın üzerindedir.
Santrifuj kuvveti : Hızla döndürülen maddeleri dönme merkezi etrafındaki bir çepere harekete zorlayan kuvvet.
Santrifujleme : Çok hızlı döndürmeyle, katıları sıvılardan veya yoğunluk farkından yararlanarak sıvıları birbirinden ayırma tekniği.
Santrifüj tüpü : Santrifüje edilecek materyalin konulduğu, tazyike dayanıklı cam veya plastikten yapılmış, konik veya silindirik tüp.
Santrifüjle ayırma : Bir maddeyi diğerinden santrifüj yoluyla ayırma.
Santurculuk : Santurcunun yaptığı iş.
Yüksek devirli santrifüj : [Bakınız: ültrasantrifüj]. Düşük moleküler ağırlığa sahip yapıların çöktürülmesinde kullanılan, yüksek dönme hızına sahip santrifüj, ultrasantrifüj. Çözelti içindeki protein, nükleik asit gibi makromoleküllerin ayrılmasında, hatta plazmit DNA, mitokondriyel DNA veya kromozomal DNA olarak ayrılmasında da kullanılır.
Akarsu santrali : Bir gölü veya barajı olmayan, enerji dönüşümü yapılmış olan hidroelektrik santrali.
Atom santrali : Atomdan yararlanarak enerji elde eden fabrika.
Barajlı santral : Türbinleri için gerekli suyu baraj gölünden verilerek jeneratörlerle elektriğe dönüştüren hidroelektrik santral türü.
Beton santrali : Yıldız biçiminde bölümlenmiş, içinde çeşitli irilikte kum ve çakıl bulunan gereçleri, tamburda su ve çimento ile karıştırarak hazır beton üreten yapım yeri.
Elektrik santrali : Daha az donanımlı küçük elektrik fabrikası.
Hidroelektrik santral : Su gücüyle çalışan makinelerle elektrik üreten merkez.
Nükleer santral : Nükleer reaktör yardımıyla elde edilen enerjiyi dağıtan merkez.
Santiar : Bir arın yüzde biri, bir metrekare (ca).
Santigram : Bir gramın yüzde biri, bir desigramın onda biri (cgr).
Santigrat : Suyun buz olma noktasını 0, buharlaşma noktasını 100 sayarak arasını derece olarak adlandıran, yüz eşit kısma bölme yoluyla bulunan ısı ölçeği (°C).
Santilitre : Bir litrenin yüzde biri (cl).
Santim : Bazı ülkelerde kullanılan para biriminin yüzde birine eşit olan küçük para birimi. Santimetre.
Santimantal : Duygulu, içli, hassas.
Santimantalite : Hassaslık, duygululuk, içtenlik.
Santimantalizm : Aşırı duygululuk, davranışlarına duygularıyla yön veren kimsenin durumu.
Santimetre : Bir metrenin yüzde biri uzunluğunda bir ölçü birimi, santim (cm).
Santimetrelik : Belli bir santimetre uzunluğunda olan. Dalga boyu bir ile on santimetre arasında değişen radyo dalgaları gölgesi.
Santra : Orta yuvarlak. Hücum oyuncularının ortasında oynayan futbolcu. Başlama vuruşu.
Santra çizgisi : Futbolda santra yuvarlağını ortadan ikiye bölen, üzerinde santra noktası bulunan çizgi.
Santra noktası : Futbol sahasının ortasında bulunan, oyunun başlatıldığı nokta, santra.
Santra yuvarlağı : Orta yuvarlak.
Santral : Doğadaki başka enerji türlerini elektrik enerjisine çeviren fabrika. Telefonların bağlı olduğu merkez. Santralci.
Santralci : Telefon santralinde çalışan görevli.
Santrfor : Orta uç oyuncusu.
Santrhaf : Futbolda orta alanın ortasında yer alan oyuncu.
Santrifüj : Merkezkaç. Merkezkaç kuvvetten yararlanarak bir karışımın taşıdığı çökebilir ögeleri ayırıp çöktürmekte kullanılan laboratuvar aleti, santrifüjör.
Santrifüjör : Santrifüj.
Santur : Kanuna benzeyen, tokmaklarla çalınan bir tür telli çalgı.
Santurcu : Santur çalan kimse, santuri.
Santuri : Santurcu.
Telefon santrali : Aynı merkeze bağlı ve iletişim akışı için giriş ve çıkışın otomatik olarak yapılmasını sağlayan sistem. Bu sistemin kurulu bulunduğu yer.
Termik santral : Yakıtla oluşan ısıdan elektrik üreten santral.
Diğer dillerde Sanrısal imge anlamı nedir?
İngilizce'de Sanrısal imge ne demek ? : hallucinatory image

Bu kısımda Sant nedir? Sant ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sant tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sant hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.