Schoolgirl türkçesi Schoolgirl nedir

Schoolgirl ile ilgili cümleler

English: Ali is as giddy as a schoolgirl.
Turkish: Ali bir okul kızı kadar uçarıdır.

English: Ali giggled like a schoolgirl.
Turkish: Ali bir kız öğrenci gibi kıkırdadı.

Schoolgirl ingilizcede ne demek, Schoolgirl nerede nasıl kullanılır?

Schoolgirlish : Kız öğrenci gibi.

Schoolgirls : Öğrenci (kız). Öğrenci. Kız öğrenci.

School administration : Okul yönetimi. Öğretim çalışmalarının düzenlenmesi ve değerlendirilmesi, bütçenin hazırlanması, verilen ödeneğin harcanması, okul binasının bakımı vb. işlerin tümüne verilen ad. Okul idaresi.

School age : Okul yaşı. Zihin ve beden gelişmesi bakımından durumları uygun bütün çocukların okula devam etmelerinin gerektiği ve yasayla saptanmış olan çağa rastlayan herhangi bir yaş. Okul çağı.

School architect : Okul mimarı. Okul binalarının yapımı ve geliştirilmesi konularında uzman olan mimar.

School books : Okullarda, belirli derslerin öğretiminde temel ya da yardımcı olarak kullanılan kitap. Okul kitabı. Ders kitabı.

School book : Ders kitabı.

School boy : Erkek öğrenci.

School assignment : Ev ödevi.

School bag : Okul çantası.

İngilizce Schoolgirl Türkçe anlamı, Schoolgirl eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Schoolgirl ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pupilar : Gözbebeği.

Female child : Kız. Kız çocuk. Kız çocuğu.

Disciple : Mürit. Öndere bağlı olan kimse. Taraftar. Çömez. Şakirt. Talebe. Havari.

Girl : Sevgili. Kız. Kadın işçi. Kız çocuğu. Kadın. Hizmetçi kız. Kokain. Kız arkadaş.

Learner : Öğrenici. Öğrenim görmek amacıyla herhangi bir öğretim kurumunda okuyan kimse. bir öğretmenin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konu üzerinde çalışan kimse. Bir işi çalışarak öğrenen kimse. Bir şeyi öğrenmekte olan kimse. Öğrenen kimse. Acemi.

Discipless : Mürit. Havari. Talebe. Şakirt. Taraftar. Çömez.

Disciples : Taraftar. Mürit. Öndere bağlı olan kimse. Talebe. Havari. Çömez. Şakirt.

Schoolers : Okullda okuyan. Eğitim gören. Stajyer (kombinasyon veya birleşik olarak kullanılan). Okuldaki öğrenci.

Pupil : İriste, içinden görüntüyü doğuran ışınımların geçtiği, değişken açıklık. Gözbebeği. Biyoloji, eğitim alanlarında kullanılır. Omurgalı gözünde irisin ortasında bulunan ve ışınların geçerek ağ tabakaya ulaştığı, irisin çevresindeki silli yapının kasılması ile genişliği değişen, aydınlıkta daralan, karanlıkta genişleyen küçük açıklık. Öğrenim görmek amacıyla herhangi bir öğretim kurumunda okuyan kimse. bir öğretmenin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konu üzerinde çalışan kimse. Göz bebeği.

Schoolgirl synonyms : little girl, schoolgirls, schoolboy, pupils, scholars, schoolboys, school girl, pupillary, scholar, classman.

Schoolgirl zıt anlamlı kelimeler, Schoolgirl kelime anlamı

 

Boy : Erkek (genç). Uşak. Delikanlı. Oğul. Vay canına!. Oğlan çocuğu. Oğlan. Erkek genç. Onsekiz yaşına kadar erkek çocuk. Ufaklık.

Male child : Erkek çocuk.

Schoolgirl ingilizce tanımı, definition of Schoolgirl

Schoolgirl kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A girl belonging to, or attending, a school.