Boy nedir, Boy ne demek

Boy; bir toplum bilimi terimidir.

  • Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık.
  • "Özlü, güzel sözler söyledi" anlamında kullanılan boy boyladı, soy soyladı özlü sözünde geçen bir söz.
  • Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan.
  • Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı.
  • Kumaş için ölçü
  • Uzunluk.

"Boy" ile ilgili cümleler

  • "Boyu uzundu, yalnız biraz fazla semizdi." - Ö. Seyfettin
  • "Türk boyları birbirlerini kardeş tanıyorlar." - O. S. Orhon
  • "Kitabın boyu. Tablonun boyu."
  • "Yılanın boyu."
  • "Bu elbiseye iki boy yeter."

Yerel Türkçe anlamı:

Aman, usandım anlamına gelir.

Şaşma, korku, pişmanlık, beğenmeme, öfke, acıma bildirir ünlem.

Yem olarak kullanılan, çemen yapılmış olan burçağa benzer bir tahıl çeşidi.

İri ve zehirli örümcek

Parça, kere, miktar: Biboy geldim bulamadım.

Bu defa

Yemlik bir bitki

Endam, boy // boy bos: boy pos

Çökeleğe katılan kokulu bir ot.

Kere, defa

Bilişim alanındaki terim anlamı:

Herhangi bir veri öğesinin ya da veri yapısının uzunluğu, örn. tutanak boyu; uzunluk.

Bilgisayar Terimi olarak kelime anlamı:

[Bakınız: yükseklik]

Güreş terimi olarak anlamı:

 

Yağlı güreşte ve karakucakta güreşçinin ağırlığına, gücüne, tekniğine ve yaşına göre güreşmesi gereken bölüm.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Bir televizyon almacının, görüntülüğünün köşegen uzunluğuyla belirtilen büyüklüğü. (Bugüne değin ölçün bir televizyon boyu belirlenmemiştir. Çeşitli ülkelerde, genellikle en küçükten en büyüğe doğru sıralanan başlıca boylar (köşegen uzunlukları) şöyledir: 7,5 cm, 13 cm, 28 cm, 32 cm, 36 cm, 41 cm, 43 cm, 44 cm, 48 cm, 51 cm, 59 cm, 61 cm, 63 cm, 65 cm. Bu boylar, genellikle, cep televizyonu, el televizyonu, taşınabilir televizyon, salon televizyonu olarak kümelendirilir. En çok kullanılan boylar 44 cm, 51 cm, 59 cm, 61 cm'dir).

Herhangi bir filmin, iki kenarı arasında kalan uzunlukla yani eniyle belirtilen büyüklüğü. (Belli başlı film boyları şunlardır: 8 mm, büyük 8, 9,5 mm, 16 mm, 35 mm, 70 mm. Film alıcı ve göstericileri de bu boylara göre belirlenir).

Sosyoloji'deki anlamı:

Aynı dili konuşan ve başka ekin öğelerini de paylaşan birkaç oymaktan, obadan, soptan kurulu ilkel toplum.

Diğer sözlük anlamları:

Tohumu pastırma çemeninin yapılmasında kullanılan bir bitki.

Bir aşiretin kollarından her biri.

Derece, mertebe, ayar.

Beden, vücut.

Boy isminin anlamı, Boy ne demek:

Erkek ismi olarak; Bir aşiretin kollarından her biri. Uzunluk.

Bilimsel terim anlamı:

Bağlı oldukları atasoyla birlikte aynı düşsel atadan türediklerine inanmanın bir sonucu olarak birbirlerini kansal akraba sayan, bu nedenle aralarında evlenmeyip dışevlilik yapan, tüm toplumsal ve ekonomik ilişkilerini tekyanlı akrabalık adı verilen babayanlı ya da anayanlı yöntemlerden birine uygulamak zorunluğunda bulunan bireylerin oluşturduğu geleneksel toplum, bk. atasoy, içevlilik, dışevlilik, tekyanlı akrabalık, babayanlı akrabalık, zıt anlamlısı ikiyanlı akrabalık.

 

Bir halk öyküsünün değişik söylenişlerinden her biri. Köroğlu öyküsünün 24 boyu vardır.

Dede Korkut'ta öykülerden her biri ("Boy boyladı, soy sovladı. Bu boy senin olsun dedi" biçimlerinde geçer).

İngilizce'de Boy ne demek? Boy ingilizcesi nedir?:

size, clan, sip, gens, lineage, gauge, width, film size (gauge, format, dimension), raw stock dimension, screen size, size of the picture screen, tribe

Fransızca'da Boy ne demek?:

stature, taille

Osmanlıca Boy ne demek? Boy Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

sath-ı mail

Boy anlamı, tanımı:

Boy almak : Boyu uzamak, boylanmak.

Boy atmak : Boyu uzamak, boylanmak, gelişmek.

Boy göstermek : Görünmek. gösteriş yapmak.

Boy ölçüşmek : Yarışmak.

Boy vermek : Suya dalarak boyu ile suyun derinliğini ölçmek. büyümek. su insan boyunu aşacak kadar derin olmak.

Boya çekmek : Boyca uzamak.

Boyu bacadan mı aştı : "daha evlenecek yaşta değil" anlamında kullanılan bir söz.

Boyu beraber : Kendi boyu kadar.

Boyu devrilsin : "ölsün" anlamında kullanılan bir ilenme sözü.

Boyun bir karış uzadı : "gereği olmayan o işi yapmakla sanki yükseldin" anlamında kullanılan bir söz.

Boyunu aşmak : Kişinin gücünün, yeteneğinin, yetkisinin üstünde olmak.

Boyunun ölçüsünü almak : Kendi yetersizliğini, beceriksizliğini anlamak. beklediği yakınlığı görememek.

Boy abdesti : İslam dininin gerekli gördüğü durumlarda ve belirlenen biçimde yıkanıp abdest alma, gusül.

Boy aynası : İnsanı bütünüyle gösteren büyük ayna.

Boy bos : Vücudun yapısı bakımından biçimi, eğin, kesim. Geçerlilik, değer.

Boy boy : Çeşitli büyüklük ve nitelikte.

Boy menteşe : Düz yaprak menteşe benzeri 1,75-3,50 santimetre uzunluğunda menteşe, piyano menteşe.

Boy otu : Baklagillerden, çiçekleri mavi, sarı veya beyaz renkli, kurutulan tohumları çemen yapımında kullanılan bir bitki (Trigonella faenum-graecum).

Boydan boya : Bir uçtan öbür uca kadar.

Battal boy : Normalden daha büyük ölçüde olan.

Bir boy : Bir kez. Aynı boy. Bir insan boyu uzunluğunda olan.

Büyük boy : Normal ölçülerden daha büyük.

Küçük boy : Normal ölçülerden daha küçük.

Orta boy : Orta büyüklükte olan.

Yarım boy : Resimde belden yukarısı. At yarışlarında bir atın bedeninin yarısı kadar olan mesafe.

Adam boyu : Yaklaşık bir adam boyunda olan.

Dalga boyu : Yan yana iki dalga sırtı arasında kalan ve uzunluğu yerine göre birkaç metreden birkaç yüz metreye kadar ulaşabilen yatay uzaklık, dalga uzunluğu. Devirli hareketlerde bir devir içindeki hareketin yayıldığı uzaklık, dalga uzunluğu.

Deniz boyu : Kıyı, sahil. Kıyıda, sahilde.

Diz boyu : Çok miktarda. Dize kadar olan.

Gün boyu : Bütün gün.

Hayat boyu : Ömür boyu.

Hudut boyu : Sınır boyu.

Kordon boyu : Denize kıyısı olan şehirlerde kıyı boyunca uzanan imarlı yol.

Minare boyu : Aşağı yukarı 10-20 metre arasında olan yükseklik.

Ömür boyu : Sağ kalındığı, yaşandığı sürece, ömür boyunca, yaşam boyu, yaşam boyunca, hayat boyu.

Palamar boyu : Deniz milinin onda biri,120 kulaç.

Sahil boyu : Deniz kıyısı.

Sınır boyu : Ülke sınırları, hudut boyu.

Yalı boyu : Su kıyısı.

Yaşam boyu : Ömür boyu.

Yol boyu : Yolculuk süresi. Kara yolunda kenar.

Enine boyuna : Çok ince ayrıntıları ile, eksiksizce, enikonu. Gösterişli, iri yarı.

Boy beyi : Boyun en saygın ve lider kimliğine sahip kişisi.

Uzunluk : İki nokta arasındaki yer aralığının ölçümü, tul. Bir şeyin bir uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı. Bir yüzeyin iki temel boyutundan en büyük olanı, boy, en karşıtı. Süre yönünden uzun olma durumu. Yazının, sözün kapsam yönünden genişliği.

Kumaş : Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme. Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma.

İçin : Karşılığında, karşılık olarak. Uğruna, yoluna. Neden ve sonuç belirten bir söz. Ant deyimleri yapan bir söz. Süre belirten bir söz. -den dolayı, -den ötürü. Özgü, ayrılmış. Oranla, göz önünde tutulursa. Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Hakkında.

Ölçü : Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Ölçme sonucu bulunan rakam. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Belirlenmiş boyut. Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Değer, itibar. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Ölçüt.

Boy abdesti almak : İslam dininin gerekli bulduğu durumlarda ve biçimde yıkanıp abdest almak.

Boy almak : boyu uzamak, boylanmak.

Boy başı : Kabile reisi.

Boy beği : Aşiret boyunun başkam.

Boy bos yerinde : uzun ve biçimli. İlgili cümle: "Boyu bosu yerinde, yakışıklı adam"

Boy bosun : Boy bos, endam.

Boy boylamak : Bir kimsenin, soyunu sopunu sayarak öğmek.

Boy bürüğü : Çarşaf yerine kullanılan çift etek.

Boy çekimi, boç : Bir insanı boylu boyunca çerçeveleyen büyüklükte çekim.

Boy çekmek : Boy atmak, uzamak. Ayrı baş çekmek, bağımsızca iş görmek.

Boy ile ilgili Cümleler

  • Cesur askerler şehri yeniden kazanmak için düşman ile boy ölçüştü.
  • Boy ve ağırlığın nedir?
  • Uzun boy, basketbolda bariz bir avantajdır.
  • Ali boy olarak küçüktü.
  • Bu lastik izleri orta boy bir araç tarafından yapıldı.

Diğer dillerde Boy anlamı nedir?

İngilizce'de Boy ne demek? : interj. gosh! (cry of surprise, disappointment, or excitement)

n. male child; son; young male; male servant (offensive)

n. boy

Fransızca'da Boy : longueur [la], taille [la]; (insan) stature [la]; tribu [la]

Almanca'da Boy : n. Gestalt, Größe, Länge, Wuchs

Rusça'da Boy : n. длина (F), метраж (M), долгота (F), протяжение (N), обочина (F), высота (F), вышина (F), стан (M), рост (M)