Öğrenci nedir, Öğrenci ne demek
- Öğrenim görmek amacıyla ders alan kimse, okul çocuğu, talebe, şakirt.
- Bir bilim veya sanat yetkilisinin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konuda çalışan kimse.
- Özel ders alan kimse

"Öğrenci" ile ilgili cümleler
- "Kant'ın öğrencisi."
Eğitim alanındaki sözlük anlamı:
Bir öğretmenin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konu üzerinde çalışan kimse.
Öğrenim görmek amacıyla herhangi bir öğretim kurumunda okuyan kimse.
İngilizce'de Öğrenci ne demek? Öğrenci ingilizcesi nedir?:
student, pupil, learner
Öğrenci hakkında bilgiler
Öğrenci, bir okul veya kurstaki derslere katılarak eğitim-öğretim alan kişi. Dünya ülkelerinin pek çoğunda temel eğitim zorunludur. Dolayısıyla insanların büyük bir kısmı yasal olarak hayatlarının bir kısmını örgün eğitim sisteminde öğrenci olarak geçirirler.
17 Kasım günü Dünya Öğrenci Günü olarak kutlanır.
Öğrenci ile ilgili Cümleler
- Burak Tuğba'yı bir öğrenci partisine davet etti.
- Biletler genel giriş için 30 dolar ve öğrencilerle yaşlılar için 20 dolardır.
- Bütün öğrenciler yemek odasındaydı.
- Öğrenci "daha önce bir yerde karşılaştık mı" diye sordu.
- Ben sadece önceki öğrencilerimden biriyle karşılaştım.
- Öğrenci ana branş olarak felsefe okuyor.
- Öğrenci bir soru sormak için elini kaldırdı.
- Ali okula sınıfındaki diğer öğrencilerden daha erken gelir genellikle.
- Öğrenci değilim.
- Öğrenci birliği yeni kurallara karşı çıkıyor.
- Öğrenci bir şey söylemeden gitti.
- Öğrenci bana yolu gösterecek kadar kibardı.
- Tom, Harvard'da birinci sınıf öğrencisidir.
- Sınıfın arkasındaki birkaç öğrenci sessizce güldüler.
Öğrenci anlamı, tanımı:
Ders : Öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi. Bir olayın bellekte bıraktığı öğretici iz, öğüt, ibret. Öğrencinin öğrenmek zorunda olduğu bilgi. Bu bilgi aktarımı için ayrılan süre.
Okul : Ekol. Her türlü eğitim ve öğretimin toplu olarak yapıldığı yer, mektep. Bir okuldaki öğrenci ve görevlilerin bütünü.
Öğrenci belgesi : Herhangi bir kuruma verilmek üzere hazırlanan, kişinin öğrenci olduğunu gösteren yazılı belge.
Öğrenci bileti : Öğrencilerin indirimli fiyatla aldığı bilet.
Öğrenci kimliği : Öğrencinin kimlik ve öğrenim bilgilerini içeren belge.
Öğrenci yurdu : Öğrencilerin barınmalarını, beslenmelerini ve çalışmalarını kolayca karşılayabilmeleri için özel olarak yapılmış yer veya bina.
Ekstern öğrenci : Devam zorunluluğu olmayan yükseköğretim kurumlarında okuyan öğrenci.
Öğrencilik : Öğrenci olma durumu, talebelik.
Öğrenim : Herhangi bir meslek, sanat veya iş için gerekli bilgi, beceri ve alışkanlıkların elde edilmesi amacıyla yapılmış olan çalışma, tahsil.
Görmek : Çok değer vermek. Vermek. Sahne olmak, geçirmek. Takım arkadaşlarından en uygun olanına pas atmak. Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak. Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek. Yanına gidip konuşmak. Saymak, herhangi bir şey gibi görmek. Bir işleme uğramak. Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek. Anlamak, kavramak, sezmek. Karşılaşmak, rastlaşmak. Bir şeye erişmek. Almak. Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak. Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak. Yapmak, etmek. Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak. Gezmek. Ziyaret etmek.
Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.
Talebe : Öğrenci.
Şakirt : Öğrenci, çırak.
Bilim : Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci. Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi.
Sanat : Zanaat. Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım. Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü. Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık. Bir şey yapmada gösterilen ustalık.
Kurs : Ağırşak. Resmî ve özel kuruluşlarca ilgililere belirli bir konuda bilgi, beceri ve davranış kazandırmak amacıyla düzenlenen derslere dayanan ve belli bir süresi olan eğitim etkinliği. Bir gök cisminin teker biçimde görülen yüzü, çörek.
Özel : Dikkate değer. Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı. Her zaman görülenden, olağandan farklı. Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan, spesiyal. Ayırt edici bir niteliği olan. Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal. Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî.
Alan : Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Bir çalışma çevresi. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası. Yüz ölçümü. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran.
Öğrenci derneği : Bir üniversite, akademi ya da yüksek okulda okuyan gençlerce ortak sorunlarını tartışmak bunlara çözüm yolu bulmak ve toplumsal dayanışma için gerekli önlemleri almak üzere özel yasalara uygun olarak kurulan dernek.
Öğrenci dinlenme yeri : Genellikle üniversite ve yüksek okullarda öğrencilerin dinlenmeleri, toplumsal gereksinmelerini gidermeleri ve boş zamanlarını değerlendirmeleri için ayrılan yer ya da bu amaçla yapılmış olan bina.
Öğrenci dökülüşü : Bir eğitim kurumunda okuyan öğrencilerden bir bölümünün başarısızlık, disiplin cezası, ekonomik güçlük gibi değişik nedenlerle öğrenimi bırakmaları durumu.
Öğrenci evi : Öğrencilerin okurken para ödeyerek kaldıkları yer. bk. öğrenci yurdu.
Öğrenci izleyici : Bir televizyon izlencesini öğrenci olarak izleyen izleyici.
Öğrenci kütüğü : Öğrenciler okula yazıldıkları zaman tutulmaya başlanan ve her öğrencinin kimliği ile ev adresinin, velisinin, sınıfının, sınıf geçme durumunun, diploma ya da geçiş belgesine ilişkin bilgilerin işlendiği defter.
Öğrenci özlük işleri : Bir öğretim kurumunda öğrencilerin bireysel, akademik ve toplumsal yaşayışı ile ilgili olan kılavuzluk etkinliklerine verilen ad.
Öğrencimelig : İlk yapılan iş, deneme, temrin.
Diğer dillerde Öğrenci anlamı nedir?
İngilizce'de Öğrenci ne demek? : adj. learner, student, pupilary, pupillary
n. student, scholar, pupil, disciple
Fransızca'da Öğrenci : élève [le], écolier/ière [le][la], (üniversitede) étudiant/e [le][la]
Almanca'da Öğrenci : n. Eleve, Schüler, Schulkind, Student, Studiker
Rusça'da Öğrenci : n. ученик (M), учащийся (M), школьник (M), студент (M), курсант (M), слушатель (M)

Bu kısımda Öğrenci nedir? Öğrenci ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Öğrenci tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Öğrenci hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.