Kurs nedir, Kurs ne demek
Kurs; kökeni arapça, fransızca dillerine dayanır.
- Ağırşak.
- Resmî ve özel kuruluşlarca ilgililere belirli bir konuda bilgi, beceri ve davranış kazandırmak amacıyla düzenlenen derslere dayanan ve belli bir süresi olan eğitim etkinliği.
- Bir gök cisminin teker biçimde görülen yüzü, çörek

"Kurs" ile ilgili cümle örnekleri
- "Lisan kursunu filan pek alıp sattığı yokmuş." - H. Taner
Yerel Türkçe anlamı:
Dolgun, dolu : Cevizlerin içi bu yıl çok kurs.
Çukur yerlere dolan kar yığınları.
Nargile yakmakta kullanılan dut ya da asma ağacından elde edilen bir çeşit kömür.
Eğitim alanındaki sözlük anlamı:
Resmî ya da özel kuruluşlarca ilgililere belirli bir konuda birtakım bilgi, beceri ve davranışlar kazandırmak amacıyla düzenlenen ve kısa süreli derslere dayanan eğitim etkinliği.
Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:
[Bakınız: teker]
İngilizce'de Kurs ne demek? Kurs ingilizcesi nedir?:
course
Fransızca'da Kurs ne demek?:
disque
Kurs anlamı, tanımı:
Biçki dikiş kursu : Terzilik mesleğini öğretmek amacıyla verilen kurs.
Sürücü kursu : Sürücü belgesi almak isteyen adaylara özel eğitim veren kuruluş, şoför okulu.
Kursağında kalmak : İstenilen bir şey gerçekleşememek, yarım kalmak.
Kursak : Boğaz. Böceklerin ve solucanların sindirim kanallarında bulunan, kuşların kursağına benzeyen yapı. Kuş kursağı şişirilip kurutularak yapılmış olan veya ona benzetilen şişkin şey. Kuşların yemek borusu üzerinde bulunan, yiyeceklerin toplandığı torba biçiminde şişkin organ.
Kursaklı : Kursağı olan. Guatr hastalığı olan (kimse).
Kursaksız : Abur cubur şeyleri yiyebilen (kimse). Kursağı olmayan.
Kursiyer : Kurs öğrencisi.
Açın kursağına çörek dayanmaz : "yoksulluk içinde bulunan kimsenin bir eksiği giderilse başka bir eksiği kendini gösterir" anlamında kullanılan bir söz.
Er lokması er kursağında kalmaz : "insan, gördüğü iyiliği karşılıksız bırakmaz" anlamında kullanılan bir söz.
Hevesi kursağında kalmak : İstediği, imrendiği şeyi elde edememek.
Sevinci kursağında kalmak : Bir engel sebebiyle hayal kırıklığına uğramak.
Ağırşak : Teker biçiminde yassı nesne, kurs. Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça.
Teker : Cismin gökyüzü üzerindeki iz düşümü. Tekerlek biçimde olan. Bir gök cisminin daire biçiminde görünen yüzeyi. İnce ve çapı oldukça tekerlek biçiminde parça. Tekerlek.
Biçim : Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Biçme işi. Herhangi bir şeyin benzeri. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Tarz.
Çörek : Kurs. Az yağlı, bazen şekerli ve yumurtalı, gevrekçe bir hamur işi.
Kuruluş : Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis. Kasılma. Kurulma işi. Yapı, yapılış, bünye.
Bilgi : Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. Bilim. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf.
Beceri : Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu. Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet. Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet.
Kursağa binmek : Ekin başak tutmaya başlamak.
Kursağı dar : Tahammülü kıt, çabuk kızan
Kursağı kaynamak : Midesi ekşimek.
Kursak ağrısı :
Kursak çukuru :
Kurseli : Mısırın köklü sapı, gövdesi.
Kursteiner kisti : Paratiroit kisti.
Kursuk : Tandır.
Kursük : Şişman.
Kursünbül : Hamam külhanlarında yakılan çerçöpün külü.
Kurs ile ilgili Cümleler
- İlk olarak bir C kursu aldığım zaman sınıfta açıklanan tek bir şeyi anlayamadım. Allah'a şükür ki bütün topluluğun nasıl çalıştığını bana açıklamak için bir programcı olan bir arkadaşım var.
- Kurs, dokuzda devam edecek.
- Kursu bitirdim.
- Bu okul İngilizce, Fransızca ve İspanyolca kursları sunmaktadır.
- Şu anda bir Almanca kursuna yazılacağım.
- Ladino Kursları 8 Kasım'dan itibaren.
- Kurs on dört gün sürüyor.
- Mimarlık kursunu hala bitirmedim.
- Kurs sırasında gürültü yapma.
- Yemek kursu okullarda zorunlu olmalı.
- Bugün yeni bir Esperanto kursuna başladık.
Diğer dillerde Kurs anlamı nedir?
İngilizce'de Kurs ne demek? : [Kurs] n. course, direction; learning course, set of classes
n. class
Fransızca'da Kurs : cours [le]; disque [le]
Almanca'da Kurs : n. Kurs, Kursus, Lehrgang
Rusça'da Kurs : n. диск (M), курс (M)
adj. курсовой

Bu kısımda Kurs nedir? Kurs ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kurs tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kurs hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.