Ağırşak nedir, Ağırşak ne demek
- Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça.
- Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I)

"Ağırşak" ile ilgili cümle örnekleri
- "Kandil ağırşağı. Emzik ağırşağı. Diz ağırşağı."
Ağırşak hakkında bilgiler
Ağırşak, iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde ağırlık. Tahta, kemik ya da çeşitli madenlerden yapılır. Bir kere hareket verilen iğin bir süre kendiliğinden ve düzenli dönmesini sağlar.
Ağırşak anlamı, kısaca tanımı:
Ağırlaştırmak : Bir şeyin ağırlaşmasına yol açmak.
Yarım : Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan. Bir bütünün yarısı olan miktar. Hastalıklı, sakat, sağlıksız. Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri. Saatte on iki otuz.
Biçim : Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Biçme işi. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil.
Kemik : İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı. Bu sert organdan yapılmış.
Çadır ağırşağı : Çadırın direk başlığı.
Çıban ağırşağı : Çıbanın patlamak üzere olan yeri. Ağır sonuçlar doğurabilecek durum veya sorun.
Diz ağırşağı : Diz kapağı kemiği.
Ağırşaklanma : Ağırşaklanmak durumu.
Ağırşaklanmak : Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.
İplik : Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri. Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi.
Orta : Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Ne uzun ne kısa, midi. Yeniçeri Ocağında tabur. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Ne büyük ne küçük, midi. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. İyi ile kötü arasındaki durum. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Orantı. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan.
Delik : Cezaevi. Delinmiş olan. Küçük hayvan yuvası. Dar, küçük çukur. Dar, küçük açıklık.
Ağaç : Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste. Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki.
Parça : Güzel, alımlı kız veya kadın. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Müzik eseri. Tane. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Pasaj.
Teker : Cismin gökyüzü üzerindeki iz düşümü. Tekerlek biçimde olan. Tekerlek. Bir gök cisminin daire biçiminde görünen yüzeyi. İnce ve çapı oldukça tekerlek biçiminde parça.
Yassı : Yayvan ve düz.
Ağırlık : Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Sıkıntı. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Ağırbaşlılık. Değerli olma durumu. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Takı. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın. Sorumluluk. Ağır olma durumu. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Yük, külfet. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum.
Diğer dillerde Ağırşak anlamı nedir?
İngilizce'de Ağırşak ne demek? : disk crusher

Bu kısımda Ağırşak nedir? Ağırşak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ağırşak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ağırşak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.