Teker nedir, Teker ne demek
- Tekerlek.
- Cismin gökyüzü üzerindeki iz düşümü

- Bir gök cisminin daire biçiminde görünen yüzeyi.
- İnce ve çapı oldukça tekerlek biçiminde parça.
- Tekerlek biçimde olan.
"Teker" ile ilgili cümle örnekleri
- "Bir teker peynir."
- "Araba tekeri. Makine tekeri."
Yerel Türkçe anlamı:
Dikiş makarası: Bu elbise siyah tekerle dikilir.
Bisiklet.
Makara.
Bilişim alanındaki terim anlamı:
[Bakınız: mıknatıslı teker, değişir teker]
Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:
Bir gökcisminin teker biçiminde gördüğümüz yüzeyi; cismin gökyüzü üzerindeki izdüşümü.
Diğer sözlük anlamları:
Tekerlek, daire.
Teker isminin anlamı, Teker ne demek:
Erkek ismi olarak; Biricik, eşsiz kimse.
Bilimsel terim anlamı:
Göbeği ve kasnağı tellerle, birbirine bağlı, üstüne lastik geçirilen ve çiftekeri yürüten iki çemberden biri.
İngilizce'de Teker ne demek? Teker ingilizcesi nedir?:
disk, disc, wheel
Fransızca'da Teker ne demek?:
disque, cercle, roue
Osmanlıca Teker ne demek? Teker Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
kurs, daire, çark
Teker hakkında bilgiler
Tekerlek ya da teker; daire veya çember şeklinde, bir eksen etrafında dönen ve çoğunlukla taşımacılıkta kullanılan araç. Yekpare, çok parçalı veya merkezden dışarıya parmaklıklı yapıda olabilir.
Çalışma prensibi basit bir şekilde bir dingil ile birlikte yaptığı dönme hareketi sayesinde sürtünme kuvvetini yenmek olarak tanımlanabilir. Tekerleğin bir yüzey üzerinde dönme hareketini yapabilmesi için, mutlaka yer çekimine ya da yüzeye temasını sağlayacak bir başka dış kuvvete maruz kalması gerekir.
Tekerlek fikri ilk olarak, muhtemelen, yan yana yatırılmış ağaç gövdeleri üzerine konulan nesnelerin itilerek hareket ettirilmesinden ortaya çıkmıştır. Bilinen en eski tekerlek, birbirine tahta mıhlarla iliştirilmiş yan yana üç kalasın yontularak yuvarlaklaştırılması yöntemiyle üretilmiştir. Tekerlek ile ilgili en eski kayıt ise, MÖ 3.500 yıllarına ait, tekerlekli bir kızağı resmeden Sümer (Uruk) piktogramıdır. Döner masa ile çömlek üretimine de aynı tarihlerde yine Mezopotamya'da rastlanır.
Bir çember ve çemberi merkeze bağlayan parmaklıklardan oluşmuş tekerleklere ise ilk olarak MÖ 2000'li yıllarda Anadolu'daki atlı savaş arabalarında rastlanır. MÖ 1400-1200'lü yıllarda Anadolu'da demirciliğin ortaya çıkmasıyla demir çağı başlamış, zamanla demir bir çemberin ısıtılarak yağlı bir dingil çevresinde dönen bir yüksük üzerine geçirilmesi ve soğutularak sabitlenmesi yöntemi bulunmuştur. Bu yöntem daha verimli ve daha uzun ömürlü tekerleklerin üretilmesine olanak sağlamıştır.
Teker ile ilgili Cümleler
- Ali bisikletinin patlak tekeri olduğundan bugün okula yürümek zorundaydı.
- Hiç Fince tekerlemeler biliyor musun?
- Gerçekten tarih tekerrürden ibaret midir?
- Tekerlekli patenleri bedavaya aldım.
- Ali Mary'ye tekerlekli sandalyesine binmesi için yardım etti.
- Tekerleği icat etti.
- Tekerlekli sandalyede yaşamaya mahkûm.
- Tekerleği ilk olarak kimin icat ettiği bilinmiyor.
- Tekerin çok az havası var.
- Bu benim yeni üç tekerlekli bisikletim.
- Bir kamyonun kaç tekerleği var?
- Ali bir tekerlekli sandalye kullanır.
- Tekerleği çevirin.
- Tekerlekli sandalyedeki küçük çocuk Tom'a saati sordu.
Teker anlamı, kısaca tanımı:
Tekerlek : Merkezde bulunan, bir eksenin çevresinde dönebilen çember, teker. Bu biçimde olan.
Daire : Saz takımında usul vurmaya yarayan tef. Konut olarak kullanılan bir yapının bölümlerinden her biri, kat. Bu kuruluşların içinde çalıştıkları yapı. Bir yapı veya gemide belli bir işe ayrılmış bölüm. Belirli devlet işlerini çevirmekle görevli kuruluşlardan her biri. Soyut kavramlarda belli sınır, ölçü. Bir çemberin içinde kalan düzlem parçası.
Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz.
Teker meker yuvarlanmak : Döne döne yuvarlanmak. iyi durumda olan bir kişi durumunu birdenbire yitirmek.
Tekerine taş koymak : Tekere çomak sokmak.
Tekere çomak sokmak : Birinin yolunda giden işini aksatan, engelleyen davranışta bulunmak.
Arka teker : Araçların arka düzeninde yer alan tekerlek.
Art teker : İtici gücü sağlayarak bisikleti yürüten teker.
Çevre teker : Sap ve kökte, merkez bölümünün en dış kuşağı.
Çiftteker : Bisiklet.
Düzen teker : Makinelerde, hareketin hızını düzgün tutmaya, çalışmayı düzenlemeye yarayan büyük çaplı çark, volan.
Ön teker : Araçların ön düzeninde yer alan tekerlek.
Üçteker : İkisi arkada, biri önde üç tekerleği olan, çocukların düşmeden binmesi için yapılmış araç. Triportör.
Yedek teker : Yedek lastik.
Güneş tekeri : Güneş'in gökyüzündeki iz düşümü olan parlak daire.
Teke : Bir tür karides. Erkek keçi. Tüylü devenin erkeği ile tek hörgüçlü dişi devenin geriye melezlenmesinden elde edilen bir tür deve.
Teker teker : Birer birer, ayrı ayrı.
Tekercik : Bilgisayarda oluşturulmuş, yazılmış bilgileri saklamak, bir başka yere aktarmak amacıyla kullanılan araç.
Tekerlek kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur : "sonucu kötü çıktıktan sonra bir davranış üzerine akıl öğreten çok bulunur" anlamında kullanılan bir söz.
Tekerlek pabucu : Arabaların, yokuş inerken hızlanmalarını önlemek amacıyla tekerlek altına sürülen ve arabaya zincirle bağlı bulunan demir parçası.
Tekerlekçi : Araba tekerliği yapan kimse.
Tekerlekçilik : Tekerlekçinin işi veya mesleği.
Tekerlekli : Tekerleği olan, tekerli.
Tekerlekli kayak : Tekerlekli kayakla asfalt üzerinde yapılmış olan bir tür kayma sporu, asfalt kayağı.
Tekerlekli koltuk : Tekerlekli sandalye.
Tekerlekli sandalye : Sakatların bir yere gidebilmek için kullandıkları tekerlekleri olan oturma aracı, tekerlekli koltuk.
Tekerleme : Birbiriyle uyumlu hazır söz kalıbı. Çoğunlukla basmakalıp söz. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışı. Orta oyununda, özellikle Kavuklu'nun kullandığı sözler. Tekerlemek işi. Çoğunlukla, masalların genellikle başında bulunan "Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde." gibi uyaklı giriş veya ara sözler.
Tekerlemek : Yuvarlamak, döndürmek.
Tekerlenme : Tekerlenmek işi.
Tekerlenmek : Durumu bozulmak, kötüye gitmek. Uğraşmak, peşinde koşmak, yuvarlanıp gitmek. Yuvarlanmak, dönmek.
Tekerli : Tekeri olan, tekerlekli.
Tekerrür : Tekrarlanma.
Tekerrür etmek : Tekrarlanmak.
Arabanın ön tekerleği nereden geçerse art tekerleği de oradan geçer : "kıdem ve yaş bakımından büyük olanların yaptıkları her zaman örnek alınır" anlamında kullanılan bir söz.
Arabanın tekerine taş koymak : Güçlük çıkarmak.
Bazı dingil döner bazı teker : "karşılıklı ilişkilerde her iki tarafa da zaman zaman söz söyleme hakkı doğar" anlamında kullanılan bir söz.
Biçim : Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Herhangi bir şeyin benzeri. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Tarz. Biçme işi.
İnce : Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Tiz (ses), pes karşıtı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Zayıf. Hafif, gücü az. Ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı.
Parça : Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Müzik eseri. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Nesne.
Gökyüzü : Atmosferin gözle görünen bölümü.
Çember : Aşılması, çözümü güç durum. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak. Yazma, yemeni, başörtüsü. Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri.
Eksen : Dingil. Bir cismi iki eşit parçaya bölen çizgi, mihver. Üzerinde bir pozitif yön varsayılan sonsuz doğru. Çizgi.
Etraf : Bir kimsenin sürekli ilişkide bulunduğu kimseler, yakınlar, muhit. Çevre. Yanlar, taraflar.
İz : Bir şeyin dokunmasıyla geride kalan belirti. Bir olay veya bir durumdan geride kalan belirti, ipucu, emare. Bir olay, bir durum veya yaşayıştan geride kalan belirti, eser. Bir düzlemin başka bir düzlemle veya bir doğru ile kesişmesinden doğan ara kesit. Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet, emare.
Teker dilli kurbağagiller : (Yun. diskos: tekerlek; glossa: dil) İki yaşamlılar (Amphibia) sınıfının, kuyruksuz iki yaşamlılar (Anura) takımının, obruk artlılar (Opisthocoela) alt takımından, dilleri tekerlek biçiminde ve az hareketli türleri olan bir familya.
Teker durduraç yuvgusu : Sıvılı durduraçlarda tokaçlardan oluşan, pabuçların çalışmasını sağlayan yuvgu.
Teker eğrisi : ( )
Teker takmak : Yürürken ayağı takılıp dengesi bozulmak
Teker teli : Bir ucu kasnağa, öbür ucu göbek yanağı üzerine takılmış ve küçücük vidalarla sıkıştırılmış teller. Yarış çiftekerinin bir tekerinde 36 tel vardır.
Teker tüker : Teker teker. İlgili cümle: "Borcu ödemeyince de bizim tarlalar teker tüker zıngıldadı, gitti." Halikarnas Balıkçısı.
Teker yağı : Tekerlek göbeklerinde ve öteki parçalarda kullanılan yağ.
Teker-dili-kurbağagiller : (Discoglossidae), (Yun. diskos = tekerlek, Yun.glossa = dil): Omurgalı hayvanlardan amfibyumlar (Amphibia) sınıfının kurbağalar (Anura) takımının obruk-artlılar Opisthocoela) alt-takımına giren bir familyası. Dilleri tekerlek biçiminde ve az hareketlidir. Eski Dünyada yaşarlar. Yazılı kurbağa (Discoglossus pictus) iyi bilinen türleridir.
Tekercen : Yenilebilir bir çeşit yabanıl ot. Yenilebilen bir çeşit ot
Tekerdilli-kurbağagiller : (zooloji)
Diğer dillerde Teker anlamı nedir?
İngilizce'de Teker ne demek? : n. wheel
Fransızca'da Teker : roue [la]
Almanca'da Teker : Rad
Rusça'da Teker : n. круг (M), диск (M), колесо (N), окружность (F)

Bu kısımda Teker nedir? Teker ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Teker tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Teker hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.