Tekerlenmek nedir, Tekerlenmek ne demek
"Tekerlenmek" ile ilgili cümle örnekleri
- "Bir kaza olsa Cambaz Ali belki aletleriyle beraber aşağıya tekerlenecek." - R. N. Güntekin
- "Normal yaşamının çekişmeleri içinde tekerlenip giden insan, bayramlarda bir nefis muhasebesi yapmak imkânı bulur." - H. Taner
Yerel Türkçe anlamı:
Yuvarlanıp düşmek
Yürürken ayağı takılıp dengesi bozulmak.
Tekerlenmek anlamı, tanımı:
Teker : Tekerlek. İnce ve çapı oldukça tekerlek biçiminde parça. Cismin gökyüzü üzerindeki iz düşümü. Tekerlek biçimde olan. Bir gök cisminin daire biçiminde görünen yüzeyi.
Teke : Tüylü devenin erkeği ile tek hörgüçlü dişi devenin geriye melezlenmesinden elde edilen bir tür deve. Bir tür karides. Erkek keçi.
Yuvarlanmak : Devrilmek, düşmek. Kendi üzerinde dönerek hareket etmek. Gitmek. Ansızın, beklenmedik bir zamanda ölmek. Dökülerek düşmek.
Dönmek : Hileyle, gizlice yapılmak. Bırakılan bir konu veya işe başlamak. Belirli bir yerde dolaşmak. Yönetilmek, düzene konulmak, çekip çevrilmek. Geri gelmek, geri gitmek. Kendini bir yandan bir yana çevirmek. Durumdan duruma geçmek, değişmek, olduğundan daha değişik bir durum almak, benzemek. Sapmak. Yönelmek. Bir şeyi andıracak duruma girmek, benzemek. İnanç, din veya düşüncesini değiştirmek. Kendi ekseni üzerinde veya başka bir şeyin dolayında hareket etmek. Söz konusu etmek, hatırlamak. Sınıfta kalmak.
Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
Bozulmak : Dağılmak, bozguna uğramak. Yiyecek kokmak, yenilemeyecek duruma gelmek, ekşimek. İyi ve değerli niteliğini yitirmek. Bir şeye kızmak, içerlemek. Bozma işine konu olmak. Sağlığını yitirip zayıflamak. Taşıt arızalanmak.
Uğraşmak : Zamanını bir işe verme durumunda kalmak. Savaşmak. Bir iş üzerinde sürekli çalışmak. Bir işi başarmaya çalışmak, iş edinmek. Birine kötü davranmak.
Koşmak : Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak. Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek. Bir yere ivedilikle gitmek. Hayvanı çekeceği arabaya, sabana vb.ne bağlamak. Koşuya çıkmak. Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek. Birlikte iş görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek. Birini, bir işte görevlendirmek.
Yuvar : Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim. Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genellikle yuvarlak veya oval küçük cisim.
Gitmek : Bir duruma, bir sonuca ulaşmak, varmak. Yakışmak, yaraşmak. Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak. Yeter olmak, yetmek, yetişmek. Bir yere doğru yönelmek. Geçmek. Satılmak. Çıkmak, ulaşmak. Yok olmak, elden çıkmak. Tüketilmek, harcanmak. Değerlendirmek, saymak, karşılamak. Bir yerden veya bir işten ayrılmak. Makine, işlemek, çalışmak. Yürümek, yol almak. Yapmak. Sürmek, devam etmek. Herhangi bir durumda olmak. Götürülmek, gönderilmek. Ölmek. Bir şey zarar görmüş olmak. Başvurmak, yapmak. Dayanmak.
Diğer dillerde Tekerlenmek anlamı nedir?
İngilizce'de Tekerlenmek ne demek? : 1. to be rolled. 2. to roll.
Fransızca'da Tekerlenmek : débouler
Almanca'da Tekerlenmek : v. rollen


Bu kısımda Tekerlenmek nedir? Tekerlenmek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tekerlenmek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tekerlenmek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.