Schoolers türkçesi Schoolers nedir

  • Okullda okuyan.
  • Öğrenci.
  • Okuldaki öğrenci.
  • Stajyer (kombinasyon veya birleşik olarak kullanılan).
  • Eğitim gören.

Schoolers ingilizcede ne demek, Schoolers nerede nasıl kullanılır?

Preschoolers : Okul öncesi yaştaki çocuklar.

Preschooler : Anaokulu öğrencisi.

Schooled : Okullu. Cezaevi hayatı öğretilmiş. Becerikli. Eğitimli. Ehliyetli. Akıllı. Bilgili. Eğitilmiş. Tahsil görmüş.

Unschooled : Okumamış. Eğitimsiz. Eğitilmemiş. Doğal.

School administration : Okul yönetimi. Öğretim çalışmalarının düzenlenmesi ve değerlendirilmesi, bütçenin hazırlanması, verilen ödeneğin harcanması, okul binasının bakımı vb. işlerin tümüne verilen ad. Okul idaresi.

School boy : Erkek öğrenci.

School architecture : Okul binalarının büyüklüğü, eğitim ve öğretim bakımından görevselliği, ısıtma ve ışıklandırma durumu, güzelduyusal niteliği gibi sorunları inceleme ve uygulama konusu yapan mimarlık alanı. Okul mimarlığı.

School books : Okul kitabı. Ders kitabı. Okullarda, belirli derslerin öğretiminde temel ya da yardımcı olarak kullanılan kitap.

School book : Ders kitabı.

School architect : Okul binalarının yapımı ve geliştirilmesi konularında uzman olan mimar. Okul mimarı.

İngilizce Schoolers Türkçe anlamı, Schoolers eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Schoolers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Schoolboys : Erkek öğrenci. Okul çocuğu. Öğrenci (erkek).

Schoolgirl : Öğrenci (kız). Kız öğrenci.

Pupilar : Gözbebeği.

Pupillary : Vasiyet altındaki çocukla ilgili. Gözbebeği. Pupiler. Pupiller.

Pupils : Göz bebekleri. Vesayet altındaki çocuk. Çırak. Öğrenci öğretmen. Gözbebeği. Öğrenciler. Stajyer.

Pupil : Biyoloji, eğitim alanlarında kullanılır. İriste, içinden görüntüyü doğuran ışınımların geçtiği, değişken açıklık. Öğrenim görmek amacıyla herhangi bir öğretim kurumunda okuyan kimse. bir öğretmenin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konu üzerinde çalışan kimse. Gözbebeği. Göz bebeği. Omurgalı gözünde irisin ortasında bulunan ve ışınların geçerek ağ tabakaya ulaştığı, irisin çevresindeki silli yapının kasılması ile genişliği değişen, aydınlıkta daralan, karanlıkta genişleyen küçük açıklık.

Sailing vessel : Yelkenli gemi. Yelkenli (gemi). Sefer yapan gemi.

Sharpshooter : Keskin nişancı. Uzman nişancı. Bir silahla ateş etmekte uzmanlaşmış kimse. Boş bırakıldığında affetmeyen üçlükçü. İyi nişancı. Uzman atıcı.

Glass : Cam ile donatmak. Sırça. Büyüteç. Ayna. Gözlük camı. Cam takmak. Bardak. Cam eşya. Camlamak. Kadeh.

Schoolgirls : Öğrenci (kız). Kız öğrenci.

Schoolers synonyms : drinking glass, disciples, learner, schoolboy, scholar, classman, disciple, discipless, sailing ship, scholars.