Schoolboy türkçesi Schoolboy nedir

Schoolboy ile ilgili cümleler

English: It’s an anime about a normal Japanese schoolboy who married his alien teacher. Things like this happen in Japan.
Turkish: Bu, normal Japon bir erkek öğrencinin uzaylı öğretmeniyle evlendiği hakkında bir animedir. Japonya'da buna benzeyen şeyler oluyor.

Schoolboy ingilizcede ne demek, Schoolboy nerede nasıl kullanılır?

Schoolboys : Öğrenci. Erkek öğrenci. Okul çocuğu. Öğrenci (erkek).

Schoolboard : Okul yönetim kurulu. Okul idaresi.

Schoolbook : Ders kitabı. Okulda eğitim için kullanılan kitap. Okul çalışmaları için kullanılan kitap. Okul kitabı.

Schoolbooks : Okul çalışmaları için kullanılan kitap. Okulda eğitim için kullanılan kitap. Ders kitabı. Okul kitabı.

Schoolbag : Okul çantası. Okul malzemelerini ve kitapları taşımak için çanta.

School architect : Okul mimarı. Okul binalarının yapımı ve geliştirilmesi konularında uzman olan mimar.

School bag : Okul çantası.

School age : Okul yaşı. Okul çağı. Zihin ve beden gelişmesi bakımından durumları uygun bütün çocukların okula devam etmelerinin gerektiği ve yasayla saptanmış olan çağa rastlayan herhangi bir yaş.

School administration : Okul idaresi. Öğretim çalışmalarının düzenlenmesi ve değerlendirilmesi, bütçenin hazırlanması, verilen ödeneğin harcanması, okul binasının bakımı vb. işlerin tümüne verilen ad. Okul yönetimi.

 

School book : Ders kitabı.

İngilizce Schoolboy Türkçe anlamı, Schoolboy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Schoolboy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boy : ãœf!. Onsekiz yaşına kadar erkek çocuk. Erkek genç. Erkek hizmetli. Erkek (genç). Erkek çocuk. Uşak. Vay canına!. Oğlan çocuğu. Oğlan.

Schoolchild : Öğrenci olan çocuk. Okula devam eden çocuk.

Discipless : Talebe. Şakirt. Çömez. Havari. Mürit. Taraftar.

Learner : Bir şeyi öğrenmekte olan kimse. Öğrenen kimse. Bir işi çalışarak öğrenen kimse. Acemi. Öğrenim görmek amacıyla herhangi bir öğretim kurumunda okuyan kimse. bir öğretmenin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konu üzerinde çalışan kimse. Öğrenici.

Pupils : Göz bebekleri. Öğrenciler. Vesayet altındaki çocuk. Çırak. Öğrenci öğretmen. Gözbebeği. Stajyer.

Disciples : Öndere bağlı olan kimse. Taraftar. Mürit. Talebe. Çömez. Şakirt. Havari.

Schoolers : Okuldaki öğrenci. Okullda okuyan. Eğitim gören. Stajyer (kombinasyon veya birleşik olarak kullanılan).

Scholars : Bilginler. Bilim adamı. Okumuş kimse. Bilgin. Eğitimini almış kimse. Alim. Bilge. Mektepli. Burslu öğrenci.

Schoolboy synonyms : school age child, college boy, school boy, classman, pupil, schoolgirls, schoolgirl, disciple, pupillary, male child, schoolboys, pupilar, scholar, boy student.

Schoolboy zıt anlamlı kelimeler, Schoolboy kelime anlamı

Girl : Sevgili. Kız çocuğu. Kadın işçi. Kız arkadaş. Kız. Kadın. Hizmetçi kız. Kokain.

Female child : Kız çocuk. Kız. Kız çocuğu.

Schoolboy ingilizce tanımı, definition of Schoolboy

Schoolboy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A boy belonging to, or attending, a school.