Sclera türkçesi Sclera nedir

  • Gözakı.
  • Gözde korneanın çevresinden itibaren tüm gözü saran opak, yoğun bağ dokusu.
  • Göz akı.
  • Sertkatman.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Skleral.
  • Sklera.
  • Sert tabaka.
  • Göz yuvarının, saydam tabaka (kornea) hariç, 5/6' sını en dıştan örten, dışta episklera, içte daha gevşek yapılı olan tenon kapsülünden oluşan, sağlam, koruyucu, çeşitli yönlerde paralel yassı demetler halinde uzanan kollagen teller içeren opak tabaka. sklera.
  • Sklero.
  • Sertkat.
  • Sert katman.

Sclera ingilizcede ne demek, Sclera nerede nasıl kullanılır?

Scleradenitis : Skleradenit.

Scleral : Skleral. Sklera veya gözakı ile alakalı. Gözün lifli beyaz örtüsü ile alakalı.

Scleral ectasia : Gözün sklerasında taşkınlığın oluşması, skleranın genişlemesi, sklerektazi. Sklera ektazisi.

Scleral spur : Skleral spur.

Scleraphyllous : Aşırı sıcaklarda korunmak için yapılarında değişiklik göstererek uyum sağlayan ve yaprak dökmeyen bitkiler. Sklerofil.

Anulus sclerae : Sklera halkası. Skleranın kornea ile birleştiği yer yakınında ve iç yüzünde, kollajen ve elastik liflerden oluşan halka, anulus sklera.

Episcleral : Episkleral.

Episclera : Episklera. Gözde skleranın dış yüzünü oluşturan, altta tenon kapsülüyle birleşen, damardan zengin gevşek bağ doku.

Scleras : Sert katman. Sertkat. Göz akı. Sklero. Skleral. Sklera. Gözakı. Sertkatman.

 

Sclereid : Hücreleri ligninleşrniş, kalın sekonder çeperli, çok sayıda basit ya da dallanmış geçitlere sahip, eni boyuna hemen hemen eşit olan sert hücreler. Taş hücresi. Sklereit. Bazı tohumların örtücü kabuğunu (fındık kabuğu) ya da meyve çekirdeklerinin kabuğunu meydana getiren kalın, ligninleşmiş çeperli, sklerenkima hücresi. sklereid.

İngilizce Sclera Türkçe anlamı, Sclera eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sclera ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Albuginea : Ak gömlek. Beyaz deri, ak kılıf. Albuginea.

Oculus : Kubbenin tepesindeki yuvarlak açıklık (mimarlık). Göz. Okulus.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Acacia : Akasya. Arap zamkı. Akasya sakızı. Salkım ağacı. Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

 

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Sclera synonyms : sclerotic coat, abambulacral area, abramis zone, eye, hardpans, the white of the eye, hardpan, aardvark, sclerotic, scleral, abacus bodies, hard pan, abiotic environment, a cell, optic, white of the eye, white, abiotic factor, scleras, a protein, aardvarks.