Sclereid türkçesi Sclereid nedir

  • Taş hücresi.
  • Sklereit.
  • Bazı tohumların örtücü kabuğunu (fındık kabuğu) ya da meyve çekirdeklerinin kabuğunu meydana getiren kalın, ligninleşmiş çeperli, sklerenkima hücresi. sklereid.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Hücreleri ligninleşrniş, kalın sekonder çeperli, çok sayıda basit ya da dallanmış geçitlere sahip, eni boyuna hemen hemen eşit olan sert hücreler.

Sclereid ingilizcede ne demek, Sclereid nerede nasıl kullanılır?

Sclerectasia : Sklerektazi. Sklera ektazisi.

Sclerectomy : Skleranın parçasının ameliyatla alınması. Gözdeki sklerayı kısmen çıkarma ameliyatı. orta kulakta iltihap sonucu oluşan yapışıklıkların ameliyatla ortadan kaldırılması. Gözün lifli beyaz örtüsünün bir parçasının kesilip alınması (tıp veya medikal terimi). Sklerektomi.

Sclerema : Doku veya vücut parçasının sertleşmesi (özellikle derinin). Sklerema. (tıp) skleroz. Sklerem.

Sclerenchyma : Kalın duvarlı bitki dokusu. Mercanlarda olduğu gibi sert iskelet dokusu. Skleronkima. Sertdoku. Sert doku. Bitkilerde hem primer hem de sekonder hücre duvarına sahip olan, kalın ve ligninleşmiş çeperli, sitoplazma içermeyen teller ve sklereitlerden oluşmuş, genellikle ölü destek dokusu. sklerenkima. mercanların sert dokusu. Sklerenkima.

Sclerenchyma fibers : Sklerenkima lifi. İnce, uzun, hücre çeperleri lignin birikimiyle odunlaşmış, başlangıçta canlı, sonradan ölü hale geçen, 1-2 mm kadar uzunlukta ve uçları sivri hücreler.

 

Scleritis : Sklerit. Gözün lifli beyaz örtüsünün iltahaplanması (tıp veya medikal terimi). Gözakı iltahabı. Göz akı iltihabı.

Sclerite : Eklembacaklılarda kireçten oluşmuş sert kabuk parçası. Keratin, kitin ya da kalsiyum karbonattan oluşan sert safihalar ya da spiküller. omurgasızlarda bir iskelet ya da destek elemanı. Sklerite. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sklerit. Keratin, kitin veya kalsiyum karbonattan oluşan sert evreler veya spiküller. omurgasızlarda bulunan bir iskelet veya destek elemanı.

Scleras : Sert katman. Sklera. Sertkatman. Gözakı. Skleral. Sertkat. Göz akı. Sklero.

Scleraphyllous : Aşırı sıcaklarda korunmak için yapılarında değişiklik göstererek uyum sağlayan ve yaprak dökmeyen bitkiler. Sklerofil.

Scleriasis : Deri sertleşmesi. Skleriyaz.

İngilizce Sclereid Türkçe anlamı, Sclereid eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sclereid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

 

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Borudişli. Yerdomuzu. Yer domuzu.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Beetle : Kınkanatlı böcek. Kanatlılardan herhangi bir böcek. Sarkmak. Böcek. Şahmerdan. Tokaç. Çıkıntı yapmak. Çomak. Tokmak. Çakmak.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Sclereid synonyms : clerid beetle, cleridae, family cleridae, bee beetle, abramis zone, stone cell, acacia, a chromosome, a site, aardvarks, a cells, abiotic factor.