Sea level türkçesi Sea level nedir

  • Coğrafya, madencilik alanlarında kullanılır.
  • Deniz düzeyi.
  • Deniz seviyesi.
  • Deniz yüzü.
  • Karalar üzerindeki yüksekliklerle, deniz diplerinin derinliğini saptamada "sıfır" metre olarak benimsenen taban düzeyi. bk. taban düzeyi.

Sea level ile ilgili cümleler

English: This place is below the sea level.
Turkish: Bu yer deniz seviyesinin altındadır.

English: This city is 1,600 meters above sea level.
Turkish: Bu şehrin rakımı 1600 metredir.

English: The town is situated 1,500 meters above sea level.
Turkish: Kasaba deniz seviyesinden 1500 metre yüksekte yer alıyor.

English: The summit of the mountain is about 2000 meters above sea level.
Turkish: Dağın tepesi, yaklaşık olarak deniz seviyesinin 2000 metre üzerindedir.

English: How far above sea level are we?
Turkish: Deniz seviyesinin ne kadar üstündeyiz?

Sea level ingilizcede ne demek, Sea level nerede nasıl kullanılır?

Sea : Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı tuzlu su kütlesi. Yerkabuğunun çukur kesimlerini dolduran, bağlı olduğu anadenize göre daha az derin, karasal sahanlıkları daha yaygın ve karaların etkisine çokça açık tuzlu su alanları. Deniz. Dalga. Denizle ilgili. Derya. Okyanus. Umman.

Level : Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, madencilik alanlarında kullanılır. Akılcı. Bir aygıtın ya da cismin yatay olup olmadığını gösteren araç. Yatay. Düzgünleştirmek. Mantıklı. Makul. Dengeli. Kademe. Ölçülen bir niceliğin değişkene bağlı olarak değişiminde ulaştığı düzlük.

 

Above sea level : Deniz seviyesi üzerinde. Deniz seviyesinden daha yukarda. Deniz seviyesi üstünde.

Altitude above sea level : Deniz seviyesinden yükseklik.

Corrected to sea level : Deniz seviyesine göre.

Sea air : Deniz havası. Denizde bulunan taze tuzlu hava.

Mean sea level : Orta deniz seviyesi. Ortalama su seviyesi. Ortalama deniz düzeyi. Ortalama deniz seviyesi. Denizin kabarması ve çekilmesi seviyeleri ortasında kalan deniz seviyesi.