Seabed türkçesi Seabed nedir

  • Denizin dibi.
  • Deniz tabanı.
  • Deniz yatağı.
  • Deniztabanı.
  • Bir deniz veya okyanusun tabanı.
  • Deniz dibi.
  • Denizdibi.

Seabed ingilizcede ne demek, Seabed nerede nasıl kullanılır?

Seabeds : Bir deniz veya okyanusun tabanı. Denizin dibi. Deniz tabanı. Deniz dibi. Deniztabanı. Deniz yatağı.

Seabeach : Deniz sahili. Deniz boyunca sahil.

Seabeaches : Deniz sahili. Deniz boyunca sahil.

Seabee : Donanma liman tesisleri ve savaş bölgelerinde donanma hava üsleri inşa eden abd deniz kuvvetleri inşaat mühendisleri kolordusu üyesi.

Seabag : Denizcilerin elbiselerini ve diğer malzemelerini koymak için kullandıkları silindirik ve torba büzme ipli kanvas çanta. Deniz çantası. Denizci çantası.

Seaborne : Deniz yoluyla taşınan. Deniz tarafından taşınmış. Getirilmiş.

Seabream : Çipura. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, izmaritgiller (sparidae) familyasından, 50 cm kadar uzunlukta, er dişi, ege denizi'nde yaşayan bir tür.

Seaboard : Sahil. Geminin sol yanı. deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış denize doğru uzanan yer. Yalı boyu. Deniz kenarı. Deniz kıyısı. Kıyı bölgesi. Kıyı şeridi. Sahil kesimi. Kıyıya yakın. Kıyı.

Seabord : Deniz kıyısı.

Seabird : Denizkuşu. Deniz kuşu. Deniz kenarında yaşayan kuşlar.

İngilizce Seabed Türkçe anlamı, Seabed eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Seabed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bottom : Dip. Ulaşmak. Dibe ulaşmak. Dip koymak. Alt. Temeline inmek. Alttaki. Kurmak. Dibe dokunmak. Bir temel üzerine yerleştirmek.

Submarine : Denizaltı. Denizaltı ile saldırmak. Denizaltında olan. Su altında seyredebilen taşıt. Denizin altında olan. Denizaltı ile ilgili. Denizaltında yetişen. Denizaltı gemi.

Abyssal zone : Abisal bölge. Açık denizlerin, okyanusların 2000 metreden daha derin ışık almayan kısımlarındaki zemin bölgesi, abisiyal zon, afotik zon. 2000 m'nin altındaki derinlik zonu. Abisal kuşak.

Abyssal plain : Abisal düzlük. Okyanuslarda 4000 metrenin altında, okyanus çukurları dışındaki düzlük, abisal ova. Abisal ova.

Seafloors : Deniz veya okyanus zemini. Deniz yüzeyi.

Floor of the ocean : Okyanus tabanı.

Benthos : Su dibinde yaşayan canlılar. Dip canlıları. Deniz dibinde yaşayan bitkiler ve hayvanlar. Bentos. Bentoz. Deniz tabanında yaşayan organizmalar. Deniz dibinde yaşayan. Dip organizmaları. Okyanus dibinde yaşayan bitkiler ve hayvanlar.

Airbed : Hava yatağı. Şişme yatak. Hava yastığı.

Ocean floor : Okyanus tabanı.

Twilight zone : Çöküntü bölgesi. Belli olmayan durum. Belirsizlik. Bir kentin ya da kasabanın, özeksel, toplumsal ve ekonomik etkenlerle gelişmesi engellenen, taşınmazları sürekli olarak değer yitiren, yoksulluk yuvası niteliği kazanmaya yüz tutmuş bölümü.

Seabed synonyms : bathyal zone, davy jones's locker, sea floor, bathyal district, davy jones, continental shelf, bottom of the sea, seabeds, bed, neritic zone, seafloor, continental slope, sea bottom, ocean bottom, lilo, sea bed.