Seabream türkçesi Seabream nedir

  • Çipura.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Kemikli balıklar (teleostei) takımının, izmaritgiller (sparidae) familyasından, 50 cm kadar uzunlukta, er dişi, ege denizi'nde yaşayan bir tür.

Seabream ingilizcede ne demek, Seabream nerede nasıl kullanılır?

Common seabream : Mercan. Mandagöz mercan balığı. Trança balığı. Sinagrit. Mercan fangri. Fangri. Kemikli bauklar (teleostei) takımının, izmaritgiller (sparidae) familyasından, 40-60 cm kadar uzunlukta, gözleri büyük, akdeniz'de yaşayan bir tür. Mercan balığı.

Seabag : Deniz çantası. Denizci çantası. Denizcilerin elbiselerini ve diğer malzemelerini koymak için kullandıkları silindirik ve torba büzme ipli kanvas çanta.

Seabags : Denizcilerin elbiselerini ve diğer malzemelerini koymak için kullandıkları silindirik ve torba büzme ipli kanvas çanta. Denizci çantası. Deniz çantası.

Seabeach : Deniz boyunca sahil. Deniz sahili.

Seabeaches : Deniz boyunca sahil. Deniz sahili.

Seaboards : Kıyı bölgesi. Kıyı şeridi. Sahil kesimi. Kıyı. Deniz kıyısı. Kıyıya yakın. Yalı boyu. Sahil. Deniz kenarı.

Seabord : Deniz kıyısı.

Seaboard : Geminin sol yanı. deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış denize doğru uzanan yer. Deniz kenarı. Kıyı şeridi. Sahil kesimi. Kıyı. Deniz kıyısı. Yalı boyu. Kıyıya yakın. Sahil. Kıyı bölgesi.

 

Seabird : Denizkuşu. Deniz kuşu. Deniz kenarında yaşayan kuşlar.

Seaborne : Deniz tarafından taşınmış. Getirilmiş. Deniz yoluyla taşınan.

İngilizce Seabream Türkçe anlamı, Seabream eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seabream ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Karınca yiyen. Borudişli. Yerdomuzu.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Breams : Bir tür balık. Pürmüz lambası ile yakarak temizlemek. Çapak. Sarpa. Taranga. Sarıgöz. Mercanbalığı. Çupra. Geminin dibini yakmak.

Sea bream : Sarıgöz. Karagöz balığı. İzmarit. Çipura balığı. Trança. Sinarit. İstrongilos. Pagrus. Mercanbalığı.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

 

Porgy : Sinarit balığı. Sinarit. Pagrus balığı.

Acacia : Arap zamkı. Salkım ağacı. Akasya. Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı.

Seabream synonyms : brama raii, percoid fish, pagellus centrodontus, chrysophrys australis, european sea bream, atlantic sea bream, order perciformes, percoid, archosargus rhomboidalis, percoidean, percomorphi, black bream, order percomorphi, a site, abo blood groups system, gilt head bream, abiotic factor, abiotic environment, bream, saltwater fish, sea breams, pomfret, abacus bodies, perciformes, aardvarks, aardwolf, a chromosome, abductor muscle.