Çapak nedir, Çapak ne demek

Çapak; bir hayvan bilimi terimidir.

  • Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı.
  • Metal veya toprak eşya kenarlarında bulunan pürüz.
  • Madenler dövülürken sıçrayan ince, ufak parça.
  • Sazan familyasından, vücudu yandan basık, 50 santimetre uzunluğunda, 4-5 kilogram ağırlığında, sarı pullu, eti tatsız, kılçıklı bir tatlı su balığı (Abramis brama)

Yerel Türkçe anlamı:

Dökmeden çıkan fazlalık ve kabarıklık.

Donyağı.

Tatlı su balığının iri pullusu.

Pantolon ve çakşır gibi giyeceklerin birleştiği yere konan parça.

Selin getirdiği çörçöp.

Göze inen beyaz leke.

Dış kabuk.

Tarak ve gücüden geçirilen ip.

Patiska.

Kesilen metal ve kalıptan çıkan tuğla, kerpiç ve benzeri şeylerin kenarlarındaki pürüz.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Bıçak sapında delik açılırken çıkan demir parçacıkları. (*Senirkent -Isparta)

Diğer sözlük anlamları:

[Bakınız: çabak]

Çok ince dokunmuş bir nevi bez

Bilimsel terim anlamı:

Metal yüzeylerde pürüzlük oluşturup, dışarı doğru çıkıntı yapan yüzey kusurlarının bir türü.

Metal yüzeylerde pürüzlük oluşturup dışarı doğru çıkıntı yapan işleme özürlerinden her biri.

metalbilim:

Madensel nesneler işlenirken, çevreye sıçrayan küçük, ince parçalara verilen ad.

 

İngilizce'de Çapak ne demek? Çapak ingilizcesi nedir?:

burr

Fransızca'da Çapak ne demek?:

grat

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Denizli ili, Işıklı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Tokat kenti, Zile belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. İzmir kenti, Torbalı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Çapak hakkında bilgiler

Çapak balığı (Abramis brama), sazangiller (Cyprinidae) familyasına ait bir tatlısu balığı türü.

Çapak balığı ortalama 30 ila 50 santim boyunda yakalanır. Ara sıra 75 santim ve 7 kilo ağırlığına kadarlarına da rastlanır. Sırtı hafif yeşil, kahverengi, sarı ya da siyah gibi parlar.

Göğüs yüzgeçlerinin haricinde tüm yüzgeçleri koyu gri renktedir. Göğüs yüzgeçleri açık gri renktedir ve neredeyse karın yüzgeçlerine yetişecek kadar büyüktür. Ve bu göğüs yüzgeçleri ile çapak balıklarını kendilerine çok benzeyen ve çok sık çapak balıkları ile karıştırılan Tahta balığı (Blicca bjoerkna)'dan ayırt etmek mümkündür. Bu iki balık türü de aynı zamanda çiftleşip yumurtlarlar. Bu arada bazen bir balık türünün dölü diğer balık türünün yumurtaına ulaşabilir, ve böylece "melez balıklar" meydana gelebilir. Bu melezlerin kursak dişlerini inceleyerek, karışmış olmalarına rağmen daha çok hangi türe ait oldukları tespit edilebilir. Çapak balıklari 16 yaşına kadar yaşayabilirler.

Çapak balıkları Avrupa'da Alp dağlarının kuzeyinde, Balkanların Karadenize yakın kısmında, karadenize yakın tatlısularda, Aral gölü ve Hazar denizinin civarındaki tatlısularda bulmak mümkündür. Tuna nehrinde yaşayan bir türü Abramis brama danubii adını taşır. Aral gölü ve Hazar denizi civarında yaşıyanın adı Abramis brama orientalis'dir. Türkiye'de Batı Karadeniz, Marmara ve Ege bölgelerinin tatlısularında bulunur.

 

Çapak tanımı, anlamı:

İnce : Tiz (ses), pes karşıtı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Zayıf. Hafif, gücü az. Ayrıntılı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı.

Sazan : Kolay kandırılan, aldatılabilen kimse. Sazangillerden, Avrupa, Asya ve Amerika'nın tatlı sularında yaşayan, sırt yüzgeci uzun, eti beğenilen kılçıklı bir balık (Cyprinus carpio).

Familya : Aile. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile. Karı, eş.

Çapa : Çapalama işi. Tarlalarda toprağı işlemek için kullanılan ağaç veya demir saplı kazı aracı.

Çapaklanma : Çapaklanmak işi.

Çapaklanmak : Çapak oluşmak.

Çapaklı : Çapağı olan.

Çapaksız : Çapağı olmayan.

Pınar : Bu suyun çıktığı yer, kaynak, memba. Çeşme. Yerden kaynayarak çıkan su, kaynak.

Kirpi : Kirpigillerden, uzunluğu 25-30 santimetre olan, sırtı dikenlerle kaplı memeli hayvan (Erinaceus europaeus).

Pıhtı : Koyulaşarak yarı katı duruma gelmiş sıvı.

Akıntı : Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Akma işi. Eğiklik, eğim, meyil. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.

Maden : Kolay ve iyi kazanç sağlayan iş veya parası elinden kolaylıkla alınan kimse. Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral. Maden ocağı veya maden işletmesi. Uyuşturucu, esrar, eroin. Bu mineralden yapılmış. Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak. Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri. Metal.

Ufak : Önemsiz, çok az. Makam, derece bakımından geri olan. Yaşça daha küçük olan. Boyutları normalden küçük. Kısa bir süre.

Parça : Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Güzel, alımlı kız veya kadın. Tane. Nesne. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Pasaj.

Orta : Ne uzun ne kısa, midi. Ne büyük ne küçük, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Yeniçeri Ocağında tabur. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. İyi ile kötü arasındaki durum. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre.

Çapak alma : Yüzeyleri, çapaklarından temizlemek ve pürüzsüzleştirmek için yapılan işlem.

Çapak balığı : Sazan soyundan, karnı kanatlı ve sarı pullu tatlı su balığı. Sazan ve yayın balığı yavrusu. Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, sazangiller (Cyprinidae) familyasından, 50 cm kadar boyda, Avrupa ırmaklarında yaşayan bir tür. (zooloji) Kemikli balıklardan sazangiller (Cyprinidae) familyasından 50 cm kadar boyda olabilen, tatlı sularda yaşayan bir tür. (Abramis brama) Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının sazangiller (Cyprinidae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 50 cm. Avrupa ırmaklarında yaşar.

Çapakbalığı : Emici kurtlara arakonakçılık edebilen, yarım metreye yakın boyda dere balığı.

Çapakeseri : Çapa olarak kullanılan küt uçlu keser. (*Yalvaç -Isparta)

Çapaklanabilme : Çapaklanabilmek işi.

Çapaklanabilmek : Çapaklanma olasılığı bulunmak.

Çapaklanış : Çapaklanma işi.

Çapaktozu : Kalıpların arasına ayırgaç olarak serpilen çok ince toz. (-Bursa)

Diğer dillerde Çapak anlamı nedir?

İngilizce'de Çapak ne demek? : n. bream, crust round the eyes, burr, gum, beard

Fransızca'da Çapak : (göz) chassie [la]

Almanca'da Çapak : n. Augendrüsenschleim, Hartblei, Grat, Bart, Zunder, Hammerschlag, Brasse, Brassen, Brachse, Blei

Rusça'da Çapak : n. гной (M), лещ (M), гарт (M), окалина (F)