Self defense türkçesi Self defense nedir

  • Meşru savunma.
  • Kendini savunma.
  • Meşru müdafa.
  • Savunma.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Kendini koruma.
  • Meşru müdafaa.
  • Bireyin, çatışmalarını çözemediği zaman saygınlığını korumak için tepkide bulunması ya da kaçamak yollar araması.

Self defense ile ilgili cümleler

English: Ali claims he shot Mary in self defense.
Turkish: Ali kendini korumak için Mary'yi vurduğunu iddia ediyor.

English: She allegedly killed him in self defense.
Turkish: İddialara göre o onu kendini savunmak için öldürdü.

Self defense ingilizcede ne demek, Self defense nerede nasıl kullanılır?

Self : Şahsiyet. Kişisel. Bencillik. Kişi. Ben kavramı. Kişisel çıkar. Şahıs. Kendi. Karakter. Kişilik.

Defense : Davalı. Savunu. Vikaye. Savunma silahları. Bir takımın kalesini korumak ve gol yememek için oyun süresince çaba göstermesi. Doğrulama. Korunma. Savunma. Sanık.

In self defense : Kendini korumak için.

Self sufficiency : Kimseye muhtaç olmama. Kendine güven. Kendine yetme.

Self abandonment : Ayrıntılı olarak. Fedakarlık.

Self abasement : Alçalma. Kendini rezil etme. Bayağılaşma. Kendini alçaltma. Küçülme.

İngilizce Self defense Türkçe anlamı, Self defense eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Self defense ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Achievement age : Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş. Başarı yaşı.

A priori knowledge : Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. A priyori bilgi. Önsel bilgi.

Abnormal child : Olağandışı çocuk. Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk.

Arguments : Delil. İşlenen konu. Kanıt. Tartışma. İddia. Parametreler. Görüş. Konu. Münakaşa.

Abulia : İstem yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. Abuli. İrade yitimi. İrade kaybı. İstenç yitimi. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. Abulya. Kayıtsızlık.

Apology : Özür. İtizar. Tarziye. Mazeret. Bir kişiye ya da duruma kusur kondurulmasına karşı o kişiyi ya da durumu savunan yapıt. Bir şeye ya da bir kimseye kusur kondurulmasma karşı o şeyi ya da kişiyi savunmak. Savunca. Kötü örnek.

Defence : Korunma. Davalı. Savunma silahları. Saldırıya karşı koyma hareketi. Doğrulama. Hukuk, voleybol alanlarında kullanılır. Himaye. Sanık. Koruma.

Defences : Askeri savunma kaynakları.

Self defence : Özsavunma. Kendi kendini savunma. Nefsi müdafaa. Nefsi müdafa.

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

Self defense synonyms : achromatopsia, argument, advocacies, academy, academic year, defending, self preservation, abstract intelligence, self protection, defense, advocation, apologias, academic preparation, apologies, backfield, backfields, advocating, necessary defence, abstract reasoning, achievement tests, advocacy, academy of economic and commercial sciences, ability group, accustoming, active school, apologia.