Self inductance türkçesi Self inductance nedir

  • Self-indüktans.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Özirkilimlik.
  • Bir kangalın sarımlarından geçen alkımdaki değişimlerden kaynaklanan irkilim yüksüren kuvvetinin ölçüsü.
  • Özindüktans.

Self inductance ingilizcede ne demek, Self inductance nerede nasıl kullanılır?

Self : Kendisi. Kişi. Bizzat. Kişisel. Zat. Özellik. Karakter. Şahıs. Düz renkli (çiçek). Şahsiyet.

Inductance : Bir elektrik çevriminden geçen akımın değişimi ya da yakında bulunan mıknatıssal olarak ilişkili başka bir çevrimden geçen akımın değişimi ile söz konusu çevrimde irkilim yoluyla yük-süren kuvvet oluşması, anlamdaş doğuşu. Doğuşturu. Endüktans. İrkilimlik. İrkilim kangalı. Öz indüksiyon. İrgiti. İndüktans.

Self sufficiency : Kendine güven. Kimseye muhtaç olmama. Kendine yetme.

Self abandonment : Fedakarlık. Ayrıntılı olarak.

Self abasement : Bayağılaşma. Küçülme. Kendini alçaltma. Kendini rezil etme. Alçalma.

Self abnegation : Fedakarlık. Özveri.

İngilizce Self inductance Türkçe anlamı, Self inductance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Self inductance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absorption band : Soğurma bandı. Soğurum kuşağı. Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak. Absorpsiyon bandı.

 

Absolute zero : Mutlak sıfır noktası (eksi 273 derece santigrat). Saltık sıcaklık ölçeğinde sıfır noktası : -273°c. Mutlak sıfır. Salt sıfır. Saltık sıfır.

Absorptivity : Yutma katsayısı. Yutuculuk. Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Soğurma katsayısı. Soğurabilirlik. Soğurganlık. Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Emicilik. Emebilirlik. Emme sığası.

Absolute concentration : Saltık derişim. Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir.

Abnormal reflection : Olağandışı yansıma. Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması.

Acoustic feedback : Akustik geribesleme. Hoparlör geri beslemesi. Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi. Ses geribeslemesi.

Absorption loss : Soğurma kaybı. Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Soğurum yitimi. Emme kaybı. Absorpsiyon kaybı. Emme yitmesi. Emme yitiği.

Accelerometer : İvmeyi ölçen. İvme ölçer. Doğrusal ya da dönel ivmeyi ölçme işinde kullanılan aygıt. Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt. İvme ölçme aleti. Akselerometre. Hızlanma ölçer. İvmeölçer. Hızlanmayı. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık).

Absolute units : Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi. Saltık birimler. Salt birimler. Temel kütle.

Accumulation coefficient : Birikim katsayısı. Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı.

Self inductance synonyms : absorption edge, absolute magnitude, absorptiometer, acoustic absorptivity, abcoulomb, abampere.