Sellers türkçesi Sellers nedir

Sellers ingilizcede ne demek, Sellers nerede nasıl kullanılır?

Sellers stain : Metilen mavisi ve bazik fuksinin alkolde çözdürülmesiyle elde edilen ve kuduzun tanısında kullanılan, negri cisimciklerinin mor-mavi zemin üzerinde kırmızı renkte görüldüğü bir çeşit histopatolojik boya. Seller boyası.

Bestsellers : Liste başı kitap. En çok satan kitap.

Booksellers : Kitapçı.

Chisellers : Para sızdıran kimse. Keski kullanan kişi. Tokatçı. Üçkağıtçı. Para sızdıran kişi. Dolandırıcı.

Resellers : Tekrar satan kimse. Yetkili satıcılar.

Best seller list : Çok satanlar listesi.

Flower seller : Çiçekçi (sokakta çiçek satan). Çiçekçi.

Seller market power : Bir malı satan ya da satınalanların malın piyasa fiyatını veya miktarını etkileyebilme gücü. Piyasa gücü.

Book seller : Kitapçı.

Potential seller : Potansiyel satıcı. Bir piyasaya henüz girmemiş ancak girmesi beklenen satıcı.

İngilizce Sellers Türkçe anlamı, Sellers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sellers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disposer : Elden çıkarıcı. Başından atan. Çöp ezen makine. Başından savan kimse veya şey.

 

Marketeers : Pazarlamacı.

Mongers : Tüccar. Çıkaran. İşportacı. Tablacı. Yapan. Tacir. Seyyar satıcı. Yapıcı. Perakendeci tüccar.

Tradesfolk : Tacirler. Tüccarlar. Ticaretle uğraşanlar. Esnaflar.

Merchandiser : Tacir.

Seller : Satan. Mal ve hizmet satan gerçek veya tüzel kişi. Satan kişi veya kurum. Dağıtımcı. Satılan şey.

Salespeople : Ürün ve hizmet satmak üzere işe alınmış kişiler. Satış personeli. Mal veya hizmetlerin satılması için işe alınmış insanlar. Tezgahtarlar. Satış elemanları.

Salesmen : Satış elemanı. Pazarlamacı. Tezgahtar.

Concessioner : Hak sahibi. Bir kimseye bir yetkili tarafından verilen imtiyaz (örneğin, arazi veya haklar).

Clerk : Katip. Tezgahtar. Katiplik yapmak. Katiplik etmek. Yazmanlık yapmak. Memur olarak çalışmak. Tezgahtarlık yapmak. Yazıcı. Yazman.

Sellers synonyms : peter sellers, seller's market, vendors, concessionaire, merchandisers, vender, merchant, disposers, distributor, retailer, concessionaires, marketeer, vendor, market, creditors, dealer, bargainor, market place, bagman, retail dealer, subsidiary, suppliers, venders, bagmen, dealers, monger, merchandizer, caterer, marketplace.