Disposer türkçesi Disposer nedir

  • Başından savan kimse veya şey.
  • Çöp ezen makine.
  • Elden çıkarıcı.
  • Satıcı.
  • Başından atan.

Disposer ingilizcede ne demek, Disposer nerede nasıl kullanılır?

Garbage disposer : Çöp öğütme aygıtı. Kırıntı değirmeni. Çöp öğütücü. Sebze ve yemek kırıntılarını öğüterek pissu döşeminin tıkanma tehlikesini önleyen aygıt. Çöp öğüteci. Çöp öğütücüsü. Çöp öğütme makinesi.

Disposers : Elden çıkarıcı. Başından atan. Çöp ezen makine. Satıcı. Başından savan kimse veya şey.

Dispose of : Halletmek. Tüketmek. İçmek. Kurtulmak. Yok etmek. Bırakmak. Devretmek. Vermek. Kullanmak. Belirli bir düzene göre yerleştirmek.

Dispose of by will : Mirasla bırakmak.

Dispose : Başından atmak. Kurtulmak. Dizmek. Alt etmek. Kullanmak. Düzenlemek. İsteklendirmek. Kontrolünde tutmak. İkna etmek. Dağıtmak.

Disposed to : Eğilimi olan.

Disposed : Hazır. Meyilli. Atılmış. Eğilimli. Hevesli. Niyetli. Mütemayil. İstekli.

Be disposed to : Eğiliminde olmak. Eğilimi olmak.

Disposes : Kontrolünde tutmak. İkna etmek. Kullanmak. İsteklendirmek. Düzenlemek.

Ill disposed : Kötü huylu. Karşı çıkan. Kötü kalpli. Tertipsiz. Kötü niyetli.

İngilizce Disposer Türkçe anlamı, Disposer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disposer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Instantiate : Kanıt göstermek. Değerleri olan bazı değişkenleri yerine koyarak daha spesifik bir şekilde tanımlı bir nesne üretmek (bilgisayar programlaması). Somutlaştırmak. Delil göstererek bir iddiada bulunmak. Savunulan savı örnek vererek desteklemek. Kanıt göstererek bir iddiada bulunmak. Kanıt sunmak. Örnek ile desteklemek. Örneklerle desteklemek.

Clerk : Katiplik yapmak. Tezgahtar. Yazıcı. Resepsiyonist. Tezgahtarlık yapmak. Yazman. Katiplik etmek. Yazmanlık yapmak. Katip.

Find : Keşfetmek. Anlamak. Buluş. Bulunan şey. Sezmek. Bulmak. Erişmek. Keşif. Bulgu. Bakmak.

Sense : Duyum. Düşünce. Hissetmek. Akıl. Anlam. Anlayış. Eğilim. Anlama yetisi. Duygu. İçine doğmak.

Learn : Öğrenmek.

Detect : Ortaya çıkarmak. Meydana çıkarmak. Keşfetmek. Saptamak. Belirlemek. Algılamak. Farketmek. Hissetmek. Bulmak. Sezmek.

Merchandizer : Tacir.

Mongers : Seyyar satıcı. İşportacı. Esnaf. Tablacı. Tacir. Yapıcı. Çıkaran. Tüccar. Yapan.

Find out : Çözmek. Keşfetmek. Ortaya çıkarmak. Anlamak. Bulup çıkarmak. İç yüzünü anlamak. Öğrenmek. Bulmak.

Catch : Kavramak. Yanmaya başlamak. Maruz kalmak. Tutulan. Bityeniği. Edinmek (alışkanlık). Yakalama. Birdenbire farketmek. Top tutma. Yakalanmak.

Disposer synonyms : get the goods, get word, get a line, spy, trip up, merchant, trace, ascertain, dealers, monger, bagmen, observe, disposers, notice, hear, merchandiser, catch out, get wind, marketeer, bargainor, witness, marketeers, merchandisers, sight, bagman, see, wise up, dealer, pick up.

Disposer zıt anlamlı kelimeler, Disposer kelime anlamı

Keep quiet : Sessiz kalmak. Rahat durmak. Susmak. Uslu durmak. Sessiz olmak.

Buy : Yutmak. Kabul etmek. İnanmak. Satın almak.

Disposer ingilizce tanımı, definition of Disposer

Disposer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A director. A regulator. One who, or that which, disposes. A bestower.