Learn türkçesi Learn nedir

Learn ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary could learn a lot from each other.
Turkish: Ali ve Mary birbirinden çok şey öğrenebilir.

English: "Wouldn't you like to learn a foreign language?" — "Who cares? These days, everyone speaks English anyway!"
Turkish: “Yabancı bir dil öğrenmek istemez misin?” — “Boş versene. Bugünlerde nasıl olsa herkes İngilizce konuşuyor!”

English: A mistake young people often make is to start learning too many languages at the same time, as they underestimate the difficulties and overestimate their own ability to learn them.
Turkish: Gençlerin sık yaptığı bir hata da; zorluklarını hafife alıp, kendi yeteneklerini de gözlerinde büyütürek aynı anda birçok dili birden öğrenmeye başlamaları.

English: Ali and Mary need to learn to communicate with each other better.
Turkish: Ali ve Mary birbirleriyle daha iyi haberleşmeyi öğrenmeliler.

English: A man must learn during his whole life.
Turkish: Bir insan tüm yaşamı boyunca öğrenmelidir.

Learn ingilizcede ne demek, Learn nerede nasıl kullanılır?

Learn by example : Örnekten öğren.

Learn by heart : Bellemek. Ezbere öğrenmek. Yutmak. Ezberlemek. Ezberden öğrenmek.

Learn by rote : Ezberlemek. Tekrarlaya tekrarlaya ezberlemek. Papağan gibi ezberlemek.

 

Learn more : Daha fazla öğrendi. Daha fazla öğrenmek. Daha fazla bilgi kazandı.

If you cannot beat it learn to ride with it : .

Learned : Alim. Bilgili. Bilgin. Okumuş. Öğrenilen. Öğrenilmiş. Kültürlü. Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Çok okumuş. Bilge.

Learning ability : Öğrenme yeteneği.

Eager to learn : Eğitilmeye çok istekli. Öğrenmeye hevesli. Öğrenme heveslisi. Öğrenmeye istekli.

Live and learn : Yaşadıkça öğrenmek. Yaşayarak öğrenmek. Hatlarından öğrenmek. Deneyimle öğrenmek.

Learnable : Öğrenilebilir. Öğrenilmesi mümkün olan.

İngilizce Learn Türkçe anlamı, Learn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Learn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ascertaining : Aslını öğrenmek. Aslını anlama. Anlamak. Bulmak. Doğrusunu anlama. Soruşturmak. Doğrusunu öğrenmek.

Wise up : Haber vermek. Bilmek. Haberdar etmek. Haberi olmak.

Assimilate : Asimile etmek. Özümsemek. Benimsemek. Hazmetmek. Benimsenmek. Sindirmek. Özümsenmek. Uydurmak. Özümlemek. Benzemek.

Ingest : Yutmak. Yemek. İçine çekmek. Mideye indirmek.

Ascertain : Doğrusunu bulmak. Tespit etmek. Saptamak. Araştırmak. Belirlemek. Aslını öğrenmek. Soruşturmak. Anlamak. Tayin etmek. Doğrusunu öğrenmek.

Larn : Haber almak. Bilgi edinmek. Uzmanlık kazanmak.

Catch : Kapmak. Geçmek. Baskın yapmak. Tutmak. Yakalanan şeyin miktarı. Tutuşmak. Çarpmak. Kavramak. Top tutma. Yakalama.

Elicited : Aydınlığa çıkartılmış. Çıkarmak. Meydana çıkarmak. Sağlanmış (bilgi, cevap). Tepkiye neden olmak. Tepki göstermek. Aydınlatmak. Temin edilmiş.

Find out : Keşfetmek. Bulmak. Ortaya çıkarmak. İç yüzünü anlamak. Bulup çıkarmak. Çözmek. Anlamak.

 

Come to know : Haber almak. Duymak.

Learn synonyms : get a line, get the goods, get word, acquaint oneself with, trip up, get into, elicits, get to know, get wind, hear, elicit, see, witness, pick up, ascertains, acquire, take in, acquaint oneself with something, acquaint oneself, absorb, find, discover, eliciting, study, get acquainted, relearn, hit the books, catch up.

Learn ingilizce tanımı, definition of Learn

Learn kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To acquire knowledge or skill. To receive instruction concerning. To receive information or instruction. To learn the violin. As, this child learns quickly. To learn a lesson. As, to learn the way. To ascertain by inquiry, study, or investigation. To fix in the mind. To acquire understanding of, or skill. To learn the truth about something. To make progress in acquiring knowledge or skill. To learn to skate. To gain knowledge or information of. To learn dancing.