Sellouts türkçesi Sellouts nedir

Sellouts ingilizcede ne demek, Sellouts nerede nasıl kullanılır?

Sellout : Hissesini satma. İhanet. Ele verme. Elden çıkarma. Kapalı gişe. Elde bulunanı satma.

Sellobiose : Sellobiyoz. İki d-glukozun beta-1-4 glikozidik bağıyla bağlanmasından oluşan selüloz polisakkaritinin yinelenen disakkarit birimi.

Sellotape : Bantlamak. Seloteyplemek. Seloteyple tutturmak. Seloteyple tamir etmek. Seloteyp. (marka) şeffaf ve yapışkan bant. Seloteyple yapıştırmak. Selobant.

Counsellor : Elçiden sonraki diplomat. Müsteşar. Danışman. Öğütçü. Müşavir. Yaz kampı idarecisi. Rehber. Avukat.

Counsellor at law : Avukat. Dava vekili.

Sell at a loss : Zararına satış yapmak.

Sell at auction : Açık artırma ile satmak.

Embassy counsellor : Elçilik müşaviri.

Counsellors : Müşavir. Elçiden sonraki diplomat. Yaz kampı idarecisi. Rehberler. Danışman.

Sell a bargain : Dolandırmak. Bir anlaşmayı satmak. Aldatmak. Birinin bacağını çekmek.

İngilizce Sellouts Türkçe anlamı, Sellouts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sellouts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shop : Kurum. Gammazlamak. Ele vermek. İş. Araştırmak. Hapishane. Meslek. Atölye. Alışveriş yapmak. Kuruluş.

 

Chuck out : Çöpe atmak. Sepetlemek. Bir kenara atmak. Atmak. Kovmak. Kapı dışarı etmek. Yaka paça çıkarmak. Evden atmak. Kabul etmemek. Dışarı atmak.

Let out : Salmak. Kiraya verme. Bollaştırmak. Gevşetmek (ip veya kablo). Çıkarmak. Gevşetmek (ip veya kablo veya vb'ni). Salıvermek. Bırakmak. Ses çıkarmak.

Throw out : Saçmak. Reddetmek. Çöp atmak. Savurmak (tehdit). İleri sürmek. Ortaya atmak. Söylemek. Yaymak. Dışarı atmak. Kovmak.

Betrayals : Hainlik. Hıyanet. İfşa etme.

Expose : (satış için) sergilemek. Teşhir etmek. Işıklandırmak. Işığa tutmak (fotoğrafçılık terim). Bırakmak. Etkisine açık bırakmak. Sergilemek. Maruz bırakmak. Tutmak. Ortaya çıkarmak.

Betrayal : Hainlik. Hıyanet. İfşa etme.

Bring out : Öndürmek. Yayımlamak. Üretmek. Cesaret vermek. Çıkarmak. Yayınlamak. -i açmak. Piyasaya yeni mal sürmek. Üzerinde durmak. Meydana çıkarmak.

Booked up : Tüm yerlerin satılmış olması.

Give away : Hediye etmek. Ele vermek. Dağıtmak. Feda etmek. Hibe etmek. Armağan etmek. Vermek. Açık etmek. Sırrı dışarı vermek. Bağışlamak.

Sellouts synonyms : house full, shit, denunciations, divestiture, traitorousness, sellout, defections, infidelities, sell up, disloyalties, disposal, reveal, tell on, discard, unwrap, toss away, divestitures, disclose, divulge, grass, rat, cast aside, delation, toss, snitch, toss out, denunciation, break, fling, adulterousness, giving away, defection, cast out.

Sellouts zıt anlamlı kelimeler, Sellouts kelime anlamı

Buy : Kabul etmek. İnanmak. Yutmak. Satın almak.