Let out türkçesi Let out nedir
- Genişletmek.
- Kaçmasına izin vermek.
- Çıkarmak.
- Genişletmek (elbiseyi).
- Kiralama.
- Ekonomi alanında kullanılır.
- Salıvermek.
- Bırakmak.
- Koparmak.
- Ses çıkarmak.
- Çıkmasına izin vermek.
- Azad etmek.
- Kiraya verme.
- Gevşetmek (ip veya kablo veya vb'ni).
- İhale etmek.
- Gevşetmek (ip veya kablo).
- Kiraya vermek.
- Koyvermek.
- Vermek.
- Salmak.
- Bollaştırmak.
Let out ile ilgili cümleler
English: Ali let out a big sigh of relief.
Turkish: Ali büyük bir rahatlama nefesi verdi.
English: Ali happened to let out the secret to his friends.
Turkish: Ali sırrı arkadaşlarına tesadüfen verdi.
English: Ali let out a big sigh.
Turkish: Ali büyük bir nefes veridi.
English: Ali let out a deep breath.
Turkish: Ali derin bir nefes verdi.
English: Everybody in the room let out a sigh of relief.
Turkish: Odadaki herkes rahat bir nefes verdi.
Let out ingilizcede ne demek, Let out nerede nasıl kullanılır?
Let : Yenilen. Koyuvermek. Kiraya verilmek. Kiraya vermek. Gevşetmek. Meydan vermek. Koyvermek. Vermek. Yenile. İzin vermek.
Out : Ortaya çıkmak. Nakavt etmek. Çıkış. Meydana çıkmak. Dışarı atmak. Yanmak. Dışarı çıkarmak. Dışarı. Kendini belli etmek. Dışarıda.
Let out on hire : Kiraya vermek.
Let alone : Kendi haline bırakmak. Bırak. Şöyle dursun.
Let be : Karışmamak. Kendi haline bırakmak. Bozma. Dokunma. Öyle kalsın. Rahat bırakmak.
Let bygones be bygones : Geçmiş geçmişte kalsın. Geçmişte kalsın. Geçmişe mazi yenmişe kuzu derler. Olan oldu. Geçmişe mazi derler. Eski defterleri kapamak. Geçmişi unutalım. Bırakalım geçmiş geçmişte kalsın. Unutalım gitsin. Bırak geçmiş geçmişte kalsın.
Let blood : Kanı boşaltmak. Kanın dışarı çıkmasına izin vermek. Kan akıtmak.
İngilizce Let out Türkçe anlamı, Let out eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Let out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dilated : Açılan. Büyütmek. Genişlemek. Açılmış. Açmak. Açıklamak.
Beeped : Bip. Sesle uyarmak. Korna çalmak. Bip sesi. Sesli uyarı. Düdük sesi. Korna sesi. Uyarı sesi. Düt.
Letting : Bir şeyin girmesine veya geçmesine izin verme. Bozma. Bırakma. İzin verme.
Slackened : Yavaşlatılmış. Durgunlaşmak. Gevşemek. Gevşetmek. Yavaşlamak. Çözülmüş. Hız kesmek. Sakinleşmek. Boşlamak. Söndürmek (kireç).
Broadens : Genişlemek.
Allowing : İzin verilen. Düşünmek. İtiraf etmek. İmkan vermek. İzin vermek. Göz önüne almak. Fikrinde olmak. Kabul etmek. Ayırmak.
Contract out : Katılmayacağını belgelemek. Dışarıya yaptırmak.
Bow out of : Ayrılmak. Çekilmek.
Blanks : Silmek. Boşluklar. Sayıyı önlemek (spor terimi). Boş olanlar.
Bares : Açığa vurmak. Açmak. Çıplak. Açılmak. Soymak. Gözle görülür hale getirmek. Açık.
Let out synonyms : coaxes, charter, let, abalienate, a priori probability, affords, clicked, disengages, clattering, rent, bequeath, abel blanchard model, blanking, widens, cozened, disenthralled, broadened, abandons, dilates, a posteriori probability, slacked, abadir test, farms, slackens, renting, cull out, let it all hang out, slacking, cast offs, breaks, a posteriori criteria, back away, blankest.

Bu kısımda Let out kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Let out ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Let out anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Let out ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.