Sepiolit türkçesi Sepiolit nedir

  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Eskişehir taşı (lületaşı).
  • Mineral. (karışık bileşimli mg ıslı silistuzu (hidrosilikat); metalimsi olmayan parıltı, ak, gri ak, sarımsı, yeşilimsi; çizgi ak; sertlik 1.5, özgül ağırlık 2.3; monoklinal.).

Sepiolit ingilizcede ne demek, Sepiolit nerede nasıl kullanılır?

Sepiolite : Öncelikle küçük asya'da bulunan hafif sulu magnezyum silikat türü (mineraloji). Sepiolit. Lületaşı. Eskişehir taşı.

Sepia : Siyaha yakın koyu kahverengi renk. Sepya ile yapılmış resim. Mürekkep balığı. Mürekkep balığı boyası. Kahverengi ağırlıklı resim. Siyaha yakın koyu kahverengi. Mürekkepbalığı. Mürekkep balığının mürekkebi. Siyah boya. Sepya.

Sepias : Mürekkep balığı. Mürekkepbalığı. Sepya. Mürekkep balığı boyası. Sepya ile yapılmış resim. Siyah boya. Siyaha yakın koyu kahverengi.

Dissepiment : Ayıran zar (anatomi, zooloji). Ayıran zar. Halkalı solucanlarda, her segmentte bulunan bir çift solom kesesinin arkasından gelen segmenti solom keselerinden ayıran solom epiteline verilen ad. mercanlarda bir bölmeden diğer bölmeye uzanan kalker perdeler. 3.birleşik olarak bulunan ovaryumlarda iki ovaryumu ayıran perde. Dizepimen. Bölme. Ayırıcı zar. Ayırma (botanik terimi). Dissepiment. Halkalı solucanlarda, her segmentte bulunan bir çift sölom kesesinin arkasından gelen segmenti sölom keselerinden ayıran sölom epiteli. mercanlarda bir bölmeden diğerine uzanan kalker perdeler birleşik olarak bulunan ovaryumlarda iki ovaryumu ayıran perde.

 

Dissepimental : Bölücü. Ayıran. Ayırıcı. Bölen.

Hawsepipe : Palamar gözü. Loca borusu. Palamar lombarı.

Telensepine : Muskarin almaçlarından m1 almaçlarını baskılayarak uyarı geçişini engelleyen bir ilaç. Telenzepin.

Hosepipe : Sıvı veya gaz nakletmek için kullanılan uzun ve esnek boru (britanya). Hortum.

Transepithelial : Transepiteliyal. Epitelin arasından veya epitelin bir tarafından diğer tarafına geçen.

Nosepiece : Burun siperi. Burun kayışı (at). Mikroskopta mercek yeri. Nesnel mercek. Mikroskopta merceğin takıldığı yer.

İngilizce Sepiolit Türkçe anlamı, Sepiolit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sepiolit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

After shock : İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı şok. Art sarsıntı. Artçı sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra).

Adventive cone : Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. Ek koni. İlerleme konisi. İlerleme hunisi. Parazitik koni.

Agricultural geology : Tarım yerbilimi. Tarımsal jeoloji. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı.

Absolute age : Salt yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Mutlak yaş. Kesin yaş.

Abrasive power : Aşındırıcı güç. Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.).

 

Acrozone : Menzil zonu. Uç kuşağı. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar.

Abyss : Hufre. Tamu. Derinlik. Dipsiz gibi görünen yer. Cehennem. Uçurum. Dibi olmayan çukur. Boşluk. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı.

Algonkian : Algonkiyen. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Bir prekambriyen sistemi. Alkongien. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi.

Mineral : Mineral. Maden. Madeni. Organik olmayan homojen katı madde. Maden filizi. Temel organik yapıyı oluşturan karbon, hidrojen, oksijen ve azot dışındaki elementler. yaşam için gerekli olan inorganik yem elementleri. Madensel. Anorganik tepkimelerle oluşmuş, belirli bir kimyasal yapısı olan doğal bileşikler. (bu terim fosilleşmiş kimi organik karışımlar için de kullanılır.). Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Meerschaum : Denizköpüğü. Mersaum. Eski şehir taşı. Lüle taşı. Lületaşı. Eskişehirtaşı. Lületaşı pipo. Balgamtaşı. Sepiolite. Manyezit.

Sepiolit synonyms : acid fumarole, alcalic fumarole, advance of aglacier, adjacent rock, alkali rocks, absolute chronology, aggregats, abysal environment.